- Katılım
- 1 May 2008
- Mesajlar
- 6,784
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
Gazeteci Hrant Dink, üç yıL önce öLdürüLdüğü Agos gazetesinin önünde düzenLenen törende anıLıyor.Kar aLtında gerçekLeşen törende konuşan oğuL Arat Dink “100 yıL önce avdık, şimdi yem oLduk” dedi
Hrant Dink, öldürüldüğü Agos gazetesi önünde düzenlenen törende anıldı.
Bu yıl ''Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz'' sloganıyla gerçekleşen tören için soğuk ve kar yağışına rağmen çok sayıda kişi, gazete binası önünde toplandı.
Törene katılanlar, Türkçe ve Ermenice türküleri hep bir ağızdan seslendirdi.
Hrant Dink'in ''Tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı. Bu yol, hem aklın, hem vicdanın gereği'' sözlerinin yazılı olduğu bir pankart önünde mumlar yakılarak, karanfiller bırakıldı.
ÖNDER: BURAYA BİR KUŞ KONMUŞ...
Katılımcılar adına açıklama yapan Yönetmen Sırrı Süreyya Önder, Anadolu topraklarında çocuklara anlatılan bir masalı örnek vererek, bu masalda minik bir çocuğun avucuna yetişkin bir parmakla basılarak, ''buraya bir kuş konmuş'' denildiğini söyledi.
Önder, ''O minicik parmaklar, bir güvercinin nasıl katledildiğinin ayrıntılı bir operasyonu, suç ortaklığı yapılarak anlatılır. Bu ülkeyi kocaman bir avuç koyarak düşünürsek, sevgili kardeşim masalları bile vahşeti suç ortaklığı ile bezeli iklimin tam da ortasına konmuştun bütün tedirginliğinle'' diye konuştu.
'YERE DÜŞEN YALNIZ O DEĞİLDİ'
Dünyanın bütün dinlerinin arkadan vuranları ''kalleş'' ilan ettiğini ifade eden Önder, üç yıl önce yere düşenin sadece Hrant Dink olmadığını, herkesin namusu, izzeti ve haysiyetinin olduğunu dile getirdi.
Önder konuşmasını yaparken sanatçı Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya da yanında hazır bulundu.
RAKEL DİNK: İNADINA ADALET VE SEVGİ
Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ise yaptığı konuşmada ''Benim acılarda sevgili kardeşlerim. Acılarda akrabalarım hoş geldiniz. İnadına adalet, doğruluk ve sevgi yolunda yürüyeceğiz. İnadına birlikte olacağız'' dedi.
OĞUL DİNK: DALGA GEÇMEDİLER Mİ?
Hrant Dink’in oğlu Arat Dink de kalabalığa hitaben bir konuşma yaptı. Oldukça üzgün ve gergin olduğu gözlenen Arat Dink, şunları söyledi:
"Burası tuhaf bir ülke. İnsan, babası öldürültükten sonra üç yıl sonra çıkıp babasına ağlamaya utanıyor. Üç yılda hesabı sorulacağımı sanıyordum. Üç yılda adalet adına ne oldu? Hesabı sorulacak üç yıl daha eklendi.
Geçen üç yılda medyada en çok yer alan, 3 çocuğun ailemizle mahkemeyle alay edişi olmuş. Ben buralarda yoktum. Şimdi soruyorum 3 yıl önce onlar yalnız mıdı, babam öldürülürken? Son 3 yıldır bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı?
Tek tek örnek vermeli miyim? Babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. ‘Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı’ diye. İki istihbaratçı da vardı orada.
Mahkeme ‘O kişiler kim?’ diye soru sordu, 1.5 sayfa masal anlattılar. Mahkeme, ‘Yeni cevaba gerek yok, yeterli’ dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?
'HEYKELİ DEĞİL, İNSANI SEVİYORUM'
Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle sakın bazı arkadaşlarım sonuç çıkarıp cam çerçeve indirmeye kalkmasın. Eğer varsa onlara 'yuh olsun' diyorum.
Ben onları da anlıyorum. Ben bu dünyanın bütün camını çerçevesini indirmek istiyorum. Önce Agos'un bu güvenlik camları var, onları indireceğim. Babamın büstü var. Onu kırmak parçalamak istiyorum. Ben heykel sevmiyorum, ben insanları seviyorum.
Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, vatanı koruyabilmemiz lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım.
'ÖNCE AVDIK, ŞİMDİ YEM OLDUK'
Bu ülkede 'Kafes Planı' diye bir plan çıktı ortaya. Orada Hrant Dink operasyonu diyor. Bütün ülke biliyor bunu. Orada sadece 'Hrant Dink' operasyonu mu diyor? Gayrimüslimlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor.
Bakın, babamın dilinde tüy bitti, bir tane Yargıtay kararını anlatmaktan. ‘Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı’ denilmişti.
100 yıl önce bu ülkede belki yüzde 20'ydik. 100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk. Sağolun.”
ÜÇ YILDIR DEĞİŞMEYEN SLOGAN
Gruptakiler konuşmalar sırasında ''Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeniyiz'' sloganları atan gruptakiler, çeşitli sloganlarla da tepkilerini dile getirdiler.
Törene, Dink'in ailesi ve yakınları ile BDP Milletvekiller Akın Birdal ve Ufuk Uras, gazeteci-yazarlar Ali Bayramoğlu ve Cengiz Çandar ile çok sayıda vatandaş katıldı.