Güneş Sistemi Bir Yumurta Biçiminde

sonsuzluğa

Moderatör
Moderatör
Katılım
7 Kas 2006
Mesajlar
26,181
Reaction score
0
Puanları
36
Konum
Ayağın taşa mı çarptı, dön kalbine bak. ETTİN Mİ B
fft17_mf67278.Jpeg


Güneş Sistemi Bir Yumurta Biçiminde​


Güneş sisteminin bilindiği gibi bir daire şekilde olmadığı, kocaman bir el içeri doğru itmiş gibi kenarında girinti bulunduğu ortaya çıktı

Voyager 2 uzay aracının gönderdiği verileri

analiz eden araştırmacılar, Güneş Sistemi’nin bir yumurta biçiminde

olduğunu, çünkü Güneş’in yaydığı parçacık rüzgarlarının, bir

yıldızlararası manyetik alandan kaynaklanan gazlarla çarpıştığını

belirlediler.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 1977’de fırlattığı bu uzay

aracı, Dünya’dan yaklaşık 10 milyar kilometre uzaklıkta, güneş

rüzgarlarının sesüstü hızdan sesaltı hazı aniden düştüğü bu yerdeki bu

"uç çarpışma noktası"nı geçen yaz birkaç kez geçti.

Güneş Sistemi’nin sınırlarıyla ilgili bu yeni bilgileri Nature

dergisindeki bir makalesinde sunan Arizona Üniversitesi’nden astronom

Randy Jokipii, bu çarpışmanın, bir musluktan çıkan suyla evyenin yüzeyi

arasındaki karşılaşma ve kenarlarda toplanan suyun geri sıçramasıyla

karşılaştırılabileceğini belirtiyor.

Bu "uç çarpışma noktası"nın ötesinde, güneş rüzgarlarının etkisi,

Güneş Sistemi’nin dış sınırları anlamına gelen "heliopoz" düzeyine dek

azalıyor.

Jokipii, Plüton’un yörüngesinin ötesinde bulunan ve heliosfer adlı dev

bir kabarcıkla çevrili "heliopoz"un, Güneş ile Dünya arasındaki

uzaklığın 130 ila 150 katı (yaklaşık 20 milyar kilometre) olduğunun

tahmin edildiğini kaydediyor.

"Uç çarpışma noktası"nı 2004 yılı aralık ayında ilk kez geçen Voyager

1, güneş rüzgarlarının hızını, yoğunluğunu ve sıcaklığını ölçecek cihazı

bulunmamasına karşılık, güneş rüzgarlarının bu "ses duvarı"na Voyager

2’nin geçtiğinden 1.5 milyar kilometre daha kısa mesafede ulaştı.

Astronomlar böylece, Güneş Sistemi’nin tam bir yuvarlak olmadığını

anladılar.

Voyager 2 uzay aracı, bu "uç çarpışma noktası"nın ötesinin

sıcaklığının beklenenden daha yüksek olduğunu da ölçerek, çarpışmanın

etkisiyle hızlanan yıldızlararası kozmik ışın parçacıklarına bir enerji

transferi olabileceğini belirledi.

İnsanoğlunun, Dünya’dan böylesine uzakları keşfetmek için inşa ettiği bu

2 uzay aracı, saniyede 17 kilometre hızla yol alırken, Güneş Sistemi’nin

sınırlarını incelemek için gelecekte de onlarca yıl boyunca tek bilgi

kaynağı olmayı sürdürecek.



KAYNAK​
 
Geri
Üst