Küresel dengesizlik ve Dünya

FOÇA

Banned
Katılım
29 Haz 2008
Mesajlar
366
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Söylesem tesiri yok Sussam Gönül Razı Değil
Güneş sistemi dairesel değil, girintiliymiş

2u92100.jpg

Güneş sisteminin bilindiği gibi bir daire şekilde olmadığı, kocaman bir el içeri doğru itmiş gibi kenarında girinti bulunduğu ortaya çıktı.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmalara göre, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesinin (NASA) 1977’de güneş sisteminin ötesine gönderdiği sondaların çizdiği görüntü, astronomları şaşkınlığa uğrattı.

Kuzeye yollanan Voyager-1 ile güneye giden Voyager-2’nin seyahatleri, galaksinin dışından bakıldığında güneş sisteminin, astronomların uzun zamandır zannettikleri gibi dairesel olmadığını gösterdi. Bu duruma çok şaşıran astronomlar, şimdi güneş sisteminin görünüşüne dair modellerini değiştirmek zorunda kalacak.

NASA’nın Goddart Uzay Uçuş Merkezinden Leonard Burlaga, eskiden sistemin simetrik olduğunu zannettiklerini belirterek, “Sanki bir el içeri itmiş gibi duruyor” dedi.

Bu itilmiş gibi durumun, Samanyolundaki yıldız sistemlerinin arasındaki manyetik alandan kaynaklandığı belirtildi.

[Ntvmsnbc]

0 Comments



ABD ekonomisinden kötü sinyaller

Etiketler: abd, kapitalizm krizi
Amerika Birleşik Devletleri'nin üç büyük otomotiv şirketinin açıkladıkları son satış rakamları, Amerikan ekonomisine yönelik kaygıları artırdı.

Ülkenin en büyük otomotiv şirketi General Motors, Haziran ayında satışlarının geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 18 düştüğünü duyurdu.
Şirketin hisseleri dün son 50 yılın en düşük düzeyine gerilemişti.
Ford da satışlarının yüzde 29 azaldığını bildirdi.
Bazı gözlemciler şirketin geleceğinin tehlikede olduğunu söylüyor.
Chrysler'in satışlarında da düşüş oranı yüzde 36 oldu.
Şirket dün de Amerika Birleşik Devletleri'ndeki fabrikalarından birini kapatacağını, bir diğer fabrikasının da üretim kapasitesini azaltacağını açıklamıştı.
Chrysler'in kararı, yaklaşık 2500 kişinin işsiz kalacağı anlamına geliyor.
Amerika'da mevcut trendin devamı halinde bu yıl satılan motorlu araç sayısının 14 milyondan az olması bekleniyor.
Bu da otomotiv sektörü için son 15 yılın en kötü performansı.
ABD'de motorlu araç satışlarının düşüşüne gerekçe olarak, rekor düzeyde seyreden benzin fiyatları ve ülke ekonomisinin resesyonun eşiğine gelmesi gösteriliyor.
Son gelişmeler sonrası bir açıklama yapan Beyaz Saray sözcüsü Tony Fratto, Amerikan otomotiv sektörünün zor günler geçirdiğini kabul etti.
Tony Fratto Amerika'nın daha yavaş büyüdüğü bir dönemden geçtiğini, bunun otomotiv sektörü üzerinde etkili olacağını söyledi.

Starbucks yüzlerce kafeyi kapatıyor
Öte yandan yine Amerika Birleşik Devletleri'nin önemli şirketlerinden Starbucks da ülke genelinde yüzlerce kafeyi kapatacağını duyurdu.
Karara gerekçe olarak satışların azalması gösterildi.
Starbucks'ın kararı sonrası tam ya da yarım zamanlı çalışan 12.000 kişi işsiz kalacak.

[BBC Turkish]

0 Comments



Meksika’dan ABD’ye ‘yeşil duvar’ misillemesi

29.06.2008
Meksika, ABD’nin iki ülke arasındaki sınıra çit inşa etmesine protesto olarak “yeşil duvar”la karşılık veriyor.

“Yeşil duvar” protestosu çerçevesinde ABD sınırına dikilmesi planlanan 400 bin ağacın bir bölümü, Meksika’nın Coahuila eyaletiyle ABD’nin Teksas eyaleti arasındaki 512 kilometrelik sınıra dikilmeye başlandı. Coahuila Valisi Humberto Moreira Valdes, kendi “duvarlarının” utanç ve nefretle yarıştığını söyledi. Ağaç dikme törenine Teksas’ın sınır kasabası Eagle Pass’in çit inşaatına karşı olan belediye başkanının da katıldığı belirtildi.

Amerikan hükümeti Meksika sınırındaki çitin güvenlik için son derece önemli olduğu görüşünü savunuyor. Uzmanlar ise çitin iki ülke arasındaki düşmanlığı körüklediğini, çevresel ve özel mülkiyetle ilgili kaygıları artırdığını belirtiyor.

[Ntvmsnbc]

0 Comments



‘Kuzey Kutbu bu yaz eriyecek’
Etiketler: buzulların erimesi, kuzey kutbu, küresel ısınma
Kuzey Kutbu’nda bu yaz hiç buz olmayabilir! Kuzel Kutbu’ndaki erimenin sanılandan da hızlı olduğu belirlendi. Konuyu manşetine taşıyan Guardian gazetesi “Düşünmesi bile imkânsız geliyor ama insanlık tarihinde ilk kez Kuzey Kutbu’nda hiç buz olmayabilir. Arktik Buz Denizi’nin eridiğinde kutup noktasına tekneyle gidilecek ki küresel ısınmanın gezegen üzerindeki etkisi konusunda bundan daha endiye verici bir şey olamaz” diye yazdı.
21b3fqp.jpg

Guardian’a konuşan Colarado’daki Amerikan Ulusal Kar ve Buz Bilgi Merkezi uzmanı Mark Serreze, “Bilimsel açıdan Kuzely Kutbu sadece yeryüzünde bir nokta. Ama sembolik önemi çok büyük. Kuzey Kutbu’nda su değil buz olması gerekir” dedi.

Ama konunun Arktik ülkeler için sembolik değil, gayet maddi bir sonucu da olacak. Kuzey Kutbu’ndaki buzlar tamamen eridiğinde, daha önce kalın buz tabakası nedeniyle erişilemeyen petrol ve mineral yataklarının ortaya çıkması bekleniyor.

‘Temmuz ya da ağustosta belli olur’
Geçen hafta ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’nden yapılan açıklamada yine Kuzey Kutbu’nun üzerini kaplayan buzların son derece hızlı biçimde eridiği belirtilmiş, 5-10 yıl içinde kutup noktasında hiç buz kalmayabileceği belirtilmişti. Ondan bir önceki tahmin ise 2080’di. Ama Guardian’ın dünkü sayısında yer alan bilim adamları bu konudaki tahminlerini değiştirdi. Buna göre bu yaz tamamen sularla kaplı bir Kuzey Kutbu’yla karşılaşma olasılığı yüzde 50/50. Çünkü son tespitlere göre, sadece bir kış içinde oluşan ince buz tabakası, eskiden Kuzey Kutbu’nun üzerine kaplayan uzun yıllar içinde oluşmuş tabakayı ittirerek yerine geçti. Son uydu verileri bu ince tabakanın geçen yıldan da hızlı biçimde eridiğini gösteriyor ki, geçen yıl ki erime tüm zamanların rekoruydu. Serreze’ye göre dananın kuyruğu bu temmuz ya da ağustos ayında kopacak.

Seattle’daki Washington Üniversitesi’nden kutup araştırmacısı Ron Lindsay’a göre ise erime büyük bir olasılık ama rüzgâr ve güneş ışığı koşullarına göre her şey değişebilir. İnce buz tabakasının erimesiyle okyanuslara daha fazla su karışmasından, okyanusların derin ve karanlık sularınınsa daha fazla ısıyı bünyesinde tutarak özellikle Arktik bölgede sıcaklığı daha da artırmasından endişe ediliyor.

[Radikal]
[Ntvmsnbc]

0 Comments



Yeni Bir Petrol Şoku mu?
Etiketler: kapitalizm, kapitalizm krizi, petrol doruğu, petrol fiyatları, petrol krizi, petrolün sonu
Geçen yıl varili 70 dolar olan petrolün fiyatının yılbaşından bu yana yüzde 40 artarak 142 doları geçmesi, dünyanın üçüncü bir petrol şoku deneyimi geçirdiği fikrini akla getiriyor.

Petrol fiyatları, petrol arzına ilişkin kaygılar ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yanı sıra yatırımcıların enflasyona karşı korunmak için emtiaya aktardıkları paranın artması ve doların değerinin düşük olması nedeniyle yükseliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Nabuo Tanaka, bu ay başında, “dünyanın üçüncü büyük enerji krizinde olduğunu” söyledi ve petrol talebinin kesilmesi için “enerji devrimi” çağrısı yaptı.

Önceki petrol krizlerine siyasi kargaşa ve savaşın yol açtığı arzdaki keskin düşüş neden olurken, bu kez gelişmekte olan Asya ülkeleri ve Orta Doğu ekonomilerinin petrole olan talep patlaması fiyatları yükseltti.

Dünya ekonomilerini sarsan petrol şokları şöyle:

1973
İlk petrol şokuna, Arap-İsrail savaşında İsrail’in destekçilerini, özellikle ABD, Japonya, Hollanda, Portekiz ve Güney Afrika’yı doğrudan etkileyen Arapların petrol ambargosu yol açtı. Petrol ambargosuyla petrol fiyatı 4 misli artarak 12 doları buldu. Artan enflasyon diğer sanayileşmiş ülkelerin ekonomilerini etkiledi. Petrol krizi, farklı petrol kaynaklarının araştırılmasını ve farklı yakıt kullanımını teşvik etti.

1979
İran İslam Devrimi’nden sonra ortaya çıkan ikinci petrol şoku, özellikle dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’de çok şiddetli hissedildi. İran’dan bütün petrol ihracatı durdu, toplam petrol arzı yaklaşık yüzde 5 azaldı ve fiyat yüzde 150 yükseldi. Ortalama petrol fiyatı 1979 yılında 32 doların biraz altındaydı.

İki önemli petrol ihracatçısı olan İran ve Irak arasındaki savaş nedeniyle başlangıçta petrol piyasasında günlük petrol üretimi 4 milyon varil ya da dünya petrol talebinin yüzde 8’i kadar azaldı. 1980 yılında petrolün varil fiyatı yaklaşık 37 dolar oldu.

Uluslararası petrol şirketleri 1979’dan sonra önemli yatırımlar yaptı ve Suudi Arabistan tam ölçek arz krizinin önüne geçilmesine yardımcı olmak için üretimini artırdı. Bu iki petrol krizinden sonra aşırı üretim petrol piyasasında arz fazlasına yol açtı, durgunluk talebi azalttı ve fiyatlar çöktü.

Petrolünün yüzde 90’ını Ortadoğu’dan alan Japonya, akaryakıt verimliliğine dayalı otomotiv endüstrisini geliştirdi, elektronik ve robot teknolojisi gibi teknolojik olarak ilerlemiş sanayiler üzerine yoğunlaştı.

...VE BUGÜN
Petrol fiyatlarının yılbaşından bu yana yüzde 40 artmasıyla, ham petrolün efektif para maliyetinin şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıkması, üçüncü petrol şoku olduğu yönündeki fikirlerin tartışılmasına neden oldu. Asya’da yeni sanayileşmiş ülkelerde petrole olan talep, bu ülkelerde akaryakıt yardımları kısılsa bile güçlü olmaya devam etti.

Son üç ayda Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Endonezya, Bangladeş, Vietnam ve Singapur’da benzin fiyatları yüzde 10’dan fazla zamlandı. Petrol fiyatlarındaki artış, bu ülkelerde enflasyonist baskıya yol açarken asıl tehlike, büyümesi düşük olan ülkeler için söz konusu oldu.

Çiftçiler, balıkçılar ve nakliyeciler artan petrol ve gıda fiyatlarından yakınırken, İspanya, Fransa, Yunanistan, İsrail ve Nepal’ın da arasında bulunduğu bazı ülkelerde göstericiler sokaklara çıktı.

[Ntvmsnbc]

0 Comments



Marmaris’te yangın büyüyor


Etiketler: muğla, orman yangını
Muğla’nın Marmaris ilçesinin Armutalan mevkisinde çıkan yangında alevler, yerleşim birimine 200 metre kadar yaklaştı. Bölgede yaşayanlar tahliye ediliyor.
2i07vwi.jpg

Marmaris’in Armutalan mevkisinde orman yangını çıktı. Otellere 200 metre kadar yaklaşan yangının yerleşim alanlarına ve otellere zarar vermemesi için büyük mücadele veriliyor.

Marmaris’in Artmutalan mevkisinde başlayan orman yangınına 3 helikopter havadan, çok sayıda arazöz ve orman işçisi karadan müdahale ediyor.

Ekiplerin yoğun çabasına bölgede yaşayan vatandaşlar da kendi imkanları ile katılıyor.

Yangın bölgesine yakın olan turistik tesis ve evler tahliye ediliyor.

[Ntvmsnbc]

0 Comments



Çölleşme dünya ekosistemini tehdit ediyor

Etiketler: eko sistemin çökmesi, ekosistem, küresel ısınma, çölleşme
BM tarafından çevreyle ilgili yapılan çeşitli araştırmalar, dünyada çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olan 110 ülke bulunduğunu ortaya koydu.

BM, BM Çevre Programı (UNEP) aracılığıyla çevreye ilişkin çeşitli araştırmalar yaptı. Araştırmaların sonuçlarına göre, dünyanın önemli bir bölümünün çölleşme tehdidi altında olması nedeniyle bir an önce ciddi tedbirler alınması gerekiyor.

Çölleşme, yılda 42 milyar doları bulan yıllık maliyetinin yanı sıra açlık, yoksulluk ve göç ile de insanoğlunu tehdit ediyor.

Merkezi ABD’de bulunan Worldwatch Institue, her yıl toprağın üst tabakasının 24 milyar tonunun kaybedildiğini ileri sürdü.

Araştırmalar, son 20 yıl içinde ABD’deki bütün ekili alanı kaplayacak kadar toprağın kaybolup gittiğini ortaya koydu.

Bu kriz, dünya üzerindeki karaların üçte birinden daha fazlasını kaplayan kurak alanlarda ortaya çıkarken, çölleşme, toprak tabakasının hassas, bitki tabakasının ince ve iklimin son derece sert olduğu bölgelerde kendini hissettiriyor.

Çölleşme, toplam kara alanının yüzde 30’una zarar verirken, Afrika’da kurak alanların yüzde 73’ünü kaplayan 1 milyon hektarın üzerinde arazinin orta veya ciddi bir çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirlendi.

Asya’da ise bu miktarın 1,4 milyon hektarı bulduğu belirtilen araştırmalarda, şu bilgilere yer verildi:
“Fakat bu problem, sadece kalkınmakta olan ülkelere mahsus değildir. Ciddi bir şekilde veya orta derecede çölleşmiş alanların en fazla bulunduğu kıta yüzde 74 ile Kuzey Amerika’dır. AB’deki ülkelerin 5 tanesinde çölleşme sorunları mevcuttur. Asya’da en fazla etkilenen bölgeler eski Sovyetler Birliğinde yer almaktadır.

Genel olarak bakılırsa çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olan kurak alana sahip 110 ülke olduğu görülür. UNEP çölleşmenin genel maliyetinin yılda 42 milyar dolar olduğunu hesaplamıştır. Sadece Afrika’nın yıllık kaybı 9 milyar dolardır.”

SİLAHLI ÇATIŞMALARIN NEDENİAraştırmaların sonuçları, çölleşme nedeniyle yaşanan manevi kayıpların bedelinin daha ağır ve 1 milyardan fazla insanın yaşamının tehlikede olduğunu gösterdi.

Araştırmalarda şunlar kaydedildi:
“Uzun vadede 100 milyon kişi, doğup büyüdükleri yerleri terk etmek mecburiyetinde kalabilirler. Toz haline dönüşmekte olan yerleri bugüne kadar kaç kişinin terk edip gittiği bilinmemekle beraber mutlaka milyonları bulmaktadır. Mali ve Burkina Faso’da yaşamakta olanların altıda biri kendi yörelerini terk etmek zorunda kalmışlar ve bunun bir sonucu olarak da şehirlerin çevrelerindeki gecekondular fazlalaşmıştır.

Yağış almayan bölgelerde halen sürmekte olan 10 silahlı çatışmanın başlamasının sebepleri arasında çölleşme de bulunmaktadır. Çölleşme, Somali gibi yerlerde siyasi dengesizlik, açlık ve toplumun parçalanmasına sebep olduğu gibi insani yardım ve felaketleri önleme çabası şeklinde büyük miktarda harcamalara yol açmaktadır. Aynı zamanda, küresel ısınma ve biyolojik çeşitliliğin kaybolması gibi çevre koruma sorunlarını da ağırlaştırmaktadır.”

Kuraklığın çölleşmeyi başlattığı ve daha da kötüleşmesine neden olduğunu vurgulayan araştırmalarda, yanlış tarım uygulamalarının toprağı tükettiği belirtildi.


Araştırmaların sonuçlarında, “Yanlış sulama, tarım yapılan araziyi tuzlu bir halde bırakmakta ve her yıl 500 bin hektarı çölleştirmektedir. Bu miktar her yeni sulamaya açılan alana eşittir” denildi.

TÜRKİYE’NİN DURUMU
Çevre ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğünde görevli Şube Müdürü Erdoğan Özevren, Türkiye’nin içinde bulunduğu Orta Doğu coğrafyasının yarı-nemli ya da kurak-kurak iklim rejimi içerisinde yer aldığını anımsatarak, ülke topraklarının yüzde 86’sının erozyon tehdidi altında olmasının, erozyonu çölleşmenin en önemli sebebi yaptığını vurguladı.

Özevren, “İklimsel verilere göre, ülkemizde Iğdır ve Konya ovaları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuraklık ve çölleşmeye en hassas bölgeler olarak ortaya çıkmaktadır. Unutulmamalıdır ki ülkemizde erozyon olması sebebiyle ülke topraklarının tamamına yakını tehdit altındadır” dedi.

0 Comments



Endonezya'da petrol fiyatları öğrenciyi çıldırttı
15rjlsz.jpg

Etiketler: endonezya, indonesia, oil market, petrol fiyatları, protesto
Endonezya'da öğrenciler, petrol fiyatlarının artışını protesto için sokağa döküldü. Parlamento binasını basan gençler kendilerine su sıkan polislere taş attı. Endonezya'da sübvansiyonlar, milyonlarca yoksulun benzini makul fiyatla almasını sağlıyordu. Ancak dünya piyasalarında son zamanlardaki hızlı yükselme yüzünden hükümet sübvansiyonları kaldırmayı planladığını açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından Endonezya'da öğrenciler eylem yapmaya başladı. 1998'de fiyat artışlarını protesto için çıkan isyanlar sonucunda eski diktatör Suharto'nun devrilmesi, hükümetin protestoları endişeyle izlemesine sebep oluyor.



0 Comments



Sıcaklar Akdeniz ve Ege'yi kavurdu!

Etiketler: akdeniz, aşırı sıcaklar, ege, küresel ısınma, çöl iklimi
Alanya'da termometre 53 dereceyi gösterirken, kavurucu sıcaklıklar Kemer'de 50, Kuşadası ve Didim'de 41, Antalya’da ise 40 dereceye ulaştı. Ancak, Meteoroloji yetkilileri uyardı: Sokaklarda yer alan dijital sıcaklık göstergelerine inanmayın!

Türkiye'yi yarından itibaren etkisi altına alacağı belirtilen çöl sıcakları Alanya'yı kavurmaya başladı. Alanya Belediyesi'nin ilçe merkezinde bulunan reklam panosundaki termometre, öğle saatlerine doğru 53 dereceyi gösterdi. Sıcakla başa çıkmak için turistler sahillere akın edince kumsalda oturacak yer kalmadı. Pek çok kişi denizden hiç çıkmadan serinlemeye çalıştı. Günübirlik turlara katılarak ilçeye gelen turistler de sıcaktan korunmak için olabildiğince az giyinmeyi tercih etti, erkek turistler tişörtlerini çıkartıp gezdi. Hava sıcaklığının en dayanılmaz hale geldiği öğle saatlerinde ise ilçede hayat durdu.

Antalya’da 40 derece
Antalya’da hava sıcaklığı gölgede 40 dereceye ulaştı. Antalya Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Antalya’da hava sıcaklığının gölgede 40 derece, deniz sıcaklığının 24 derece, nispi nem oranının ise yüzde 14 düzeyinde olduğunu bildirdiler.

Yetkililer, sokaklarda yer alan dijital sıcaklık göstergelerinin sürekli güneş aldığından doğru dereceleri göstermediğini belirterek, sıcaklığın gölgede ölçülmesinin doğru olduğunu kaydettiler. Güneşe karşı olan sıcaklık göstergelerindeki bilgilerin afaki olduğuna da işaret eden yetkililer, bu bilgilere itibar edilmemesini istediler.

Sıcak hava dolayısıyla vatandaşlar ise denize ve havuzlara girerek, serinlemeye çalıştı.

Kemer'de 50 derece
Aşırı sıcaklar ve nem Antalya’da etkili olurken, Kemer bugün 50 dereceyi gördü. Kemer Belediyesi tarafından yapılan, yeşil bitki örtüsü ve oturma alanlarıyla cazibe merkezi haline gelen Olbia Parkı'nda yer alan termometre, 50 dereceyi gösterdi.

Özellikle öğlen saatlerinde yerli yabancı çok sayıda turist denizi tercih etti, sokaklar boşaldı. Termometrede 50 rakamını gören turistler, önünde fotoğraf çektirdi.

Ege’de "çöl sıcağı" alarmı
Afrika’dan gelen çöl sıcaklarının etkisi altına giren Ege Bölgesi’nde de sıcaklıkların yarın maksimum değerlere çıkacağı, İzmir’de beklenen en yüksek sıcaklığın gölgede 39 dereceyi bulacağı bildirildi.

İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Ege Bölgesi, Basra alçak basıncının etkisi altına girdi. Bugün gölgede 36 dereceyi bulan İzmir’deki hava sıcaklığının yarın 39 derece olarak kaydedilmesi bekleniyor. Yarın maksimum değerlere ulaşacak ısının Aydın’da 42, Manisa’da 41, Denizli’de 40, Uşak’ta 34, Afyonkarahisar’da 33, Kütahya’da ise 34 olacağı tahmin ediliyor.

Yetkililer, Haziran ayı uzun yıllar ortalamasına göre İzmir’de 31 derece olan sıcaklığın 7-8 derece üzerinde seyrettiğini, yarından sonra 1-2 derecelik düşüşler görülebileceğini, ancak etkili olmayacağını belirttiler. Nem oranının yüzde 25’e ulaştığı kentte, deniz suyu sıcaklığı da 25 derece olarak kaydedildi.

Kuşadası ve Didim kavruluyor
Aydın'ın Kuşadası ve Didim ilçelerinde, hava sıcaklığı gölgede 41 dereceye ulaşınca, yerli ve yabancı tatilciler plajlara akın etti. Su parkları, piknik alanları doldu taştı.

Kuşadası'nın ünlü Kadınlar Denizi plajını dolduranlar gün boyu sudan çıkmamaya çalıştı. Denizde top oynayan, spor yapan, şakalaşanlar kızgın kumlara çıktıklarında, kısa sürede çareyi denize geri dönmekte buldu. Didim'in ünlü Altınkum Plajı'nda da aynı görüntüler oluştu. Plajı dolduran binlerce yerli ve yabancı tatilci, aşırı sıcaklar nedeniyle zamanlarının büyük bölümünü denizde geçirdi.

Sıcakların bastırması en çok su parkı işletmecilerini sevindirdi. Denizi sevmeyen, havuz ve kaydıraklarda keyifli dakikalar geçirerek serinlemek isteyenlerin adresi su parkları oldu. Kuşadası ve Didim'deki dört su parkı sezonun bugüne kadarki en kalabalık gününü yaşadı. Su parkı işletmecileri müşterilerin istekleri doğrultusunda aktivitelerini çeşitlendirdi. Kaydıraklar, dalga havuzları, yağmur dansı derken, şimdi de sıcakta terleyerek kilo vermek isteyenler için aerobik yapılmaya başlandı. (dha/anka)

[Radikal]

0 Comments



NTV'den "Yeşil Ekran"

Etiketler: ntv, yeşil ekran
Çevre sorunlarına mainstream medya içinde daha çok duyarlı gözüken NTV temmuz ayında "Yeşil Ekran" isimli bir programa başlıyor. K.M.

Arılar nereye kayboldu? Buğday kıtlığı kapıda mı? İçecek su bulacak mıyız? Cep telefonu beyni yakıyor mu? Hormonsuz domates var mı? TV’yi kumandadan değil düğmeden kapatsak dünya kurtulur mu? NTV çevre sorunlarıyla başedebilmek için “yeşil ekran”ı açıyor.

Etrafımızı kuşatan çevre sorunlarıyla başedebilmek için NTV’nin “Yeşil Ekran”ı Temmuz’da yayına başlıyor. Yeşil Ekran, küresel ısınmadan inorganik gıdalara, çöp arıtmadan göç sorununa, karbon salınımından elektromanyetik kirliliğe tüm sorunlar karşısında yaşam rehberi olacak. Bunların yanında haber bültenlerinde özel dosyalar, organik yemek tariflerinden çevreci tatillere mini programlar, yeşil belgesel kuşağı, yeşile adanmış yapımlar, doğal olarak NTV’nin “yeşil ekran”ında yer alacak.

http://yesil.ntvmsnbc.com/

NTVMSNBC
 
emeğine sağlık allah hepimize yardım etsin ne diyebilirim ki
 
Dünya hiç iyiye gitmiyor artık yavaş yavaş sona doğru yaklaşıyoruz yada bana mı öyle geliyor ?
Paylaşım ve bilgilendirme için tşk.
 
Geri
Üst