Matematikle Allah'ın varlığını ispatladı

bytan

LinuX GeeK
Moderatör
Katılım
17 Tem 2006
Mesajlar
1,866
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
41° 0' 0 N, 27° 30' 0 E Amor en el exilio...
Polonyalı bilim adamı, matematik ile Allah'ın varlığını ispatladı.

14 Mart 2008 / 17:25


NASIL KANITLADI
Prof. Dr. Heller, “kâinatın bir başlangıcı olduğuna göre, bir yaratıcısı olmalıdır ve bu yaratma eylemi uzay ve zaman dışında gerçekleşmiştir. Kâinatın yaradılış nedenini soracak olursak, matematik kurallarının nedenlerini sorgulamak zorundayız. Bunu yaptığımızda da tekrardan Allah'ın kâinatı yaratma düşüncesine varıyoruz.

KANITA GÖTÜREN SORU
Asıl sor ortaya söyle çıkıyor; hiçbir şey olmamaktansa neden bir şeyler var? Bu soruyu sorduğumuzda tüm diğer nedenler gibi bir nedeni sorgulamış olmuyoruz. Tüm muhtemel nedenlerin kökünü sorgulamış oluyoruz. Bilim; insan zihninin, Allah'ın zihnini okuyabilmek için, bizim ve yaratılan şu dünyanın etrafında olup bitenleri sorgulama yolunda kolektif bir çabadır” dedi.

Polonyalı Katolik rahip ve aynı zamanda usta bir matematikçi olan Prof. Dr. Michael Heller, dünyanın en yüksek miktarlı akademik ödülünü Allah'ın varlığını Matematikle ispatladığından dolay kazandı.

Birleşmiş Milletler (BM)'nin New York'taki binasında yapılan ödül töreninde, ömrünün 40 yılını din ve bilimin uzlaşmasına adayan 72 yaşındaki Heller'e bu ödülün “manevi gerçeklerle alakalı araştırma ve keşfetme çalışmalarındaki ilerlemelerden” dolayı bu ödülün verildiği belirtildi. TimeTurk'ün haberine göre, Heller, kazandığı 1.6 milyon dolarlık ödülü, bilimsel ve teolojik çalışmalar yapan Cracow'daki Copernicus Merkezinin gelişimi için bağışlayacağını söyledi.

 
formul çok basit kardeşim .umarım sende müşerref olmuşsundur bu formulle
 
yukarıda yazılanların matematik ile alakası nedir ? :saskin
 
Allah'ın varlığına inanmak için matematik bilmeye gerek olduğunu ve matematikle de bunun ıspatlanacağını düşünmüyorum.Bir deli kuyuya birşey atmış 40 akıllı çıkartamamış.
 
Kainatın yaratıcısı yüce Allah'ın varlığının ispatını sadece matematikte değil diğer bütün bilim dallarında hayatın her alanında görmek mümkün tabi görmek istenirse
 
Varlık ispatlandı ,

- varmıdır ?

- vardır

- neden ?

-çünkü vardır.

bu yazı aynen bu. başka bişey degil.
 
İnsanlar Allah'ın varlığını uzakta aramasınlar... Baktıkları bütün hersey Allah ın varlığına delildir...
 
uydurma bir matematikçi çıkıp formülle kendi uyfurması bişeyle darwin misali Allah(hasa) yok derse onada mı inanacaz sacmalık
 
SADECE UZAYLA İLGİLİ BİR AYET....SADECE ALLAH'IN BİR HİKMETİ...VE SADECE KUR'ANDAKİ BİR MUCİZE...

Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten Yeryüzü'ne yönelip onu uçlarından eksiltiyoruz. Allah hüküm verir. O'nun hükmünü iptal edebilecek olan yoktur. O hesabı çok çabuk görendir.

13 Rad Suresi 41


Bu ayettekine benzer bir ifadeyle 21Enbiya Suresi44. ayetinde de Yeryüzü'nün uçlarından eksildiğinden bahsedilmektedir. Kuran hakkında yazılar yazan birçok kişinin bu ayetleri tam anlamıyla kavrayamadıklarına tanık oluyoruz. örneğin İkrime (ölümü hicri: 733), bu ayetten doğrudan anlaşıldığı gibi yeryüzünün uçlarından maddi bir eksilme olsaydı, sonunda yaşanacak bir yer kalmayacağını söyler. Kısacası İkrime, ayetin açık anlamından yeryüzünün uçlarından eksildiğini anlamaktadır; fakat böyle bir şeyi mümkün görmediği için ayetin başka türlü anlaşılması gerektiğini söylemektedir. Benzer düşüncelerle Kuran yorumcuları, bu ayetlerle müslümanların kafir toprakları fethetmelerine ve bu toprakları işgal etmelerine işaret edildiğini düşündüler. Oysa ayetin çevirisinde gördüğünüz gibi ayette ne kafirlerin toprakları, ne de fetih diye bir ifade geçmektedir. Ayet Mekke'den, Arap Yarımadası'ndan veya herhangi bir yerden de bahsetmemekte, bütün Dünya'dan bahsetmektedir (Arapça Dünya kelimesi "arz" olarak ifade edilir ve Dünya veya yeryüzü olarak çevrilir).

Asırlarca bu ayetin işaretinin anlaşılmamasına şaşırmamalıyız. çünkü kendi ekseni etrafında dönen bir küremsinin zamanla uçlarından (kutuplardan) basıklaşacağı, son asırda öğrenilmiş bir bilgidir. Dünya'mızın küremsi şeklinde olduğunun da (Dünya genelinde, insanların çoğunluğu tarafından) ancak son asırlarda genel kabul gördüğü unutulmamalıdır. Bu yüzden devam eden bir süreçle Dünya'nın uçlarından eksildiği, yani kutuplarından basıklaştığının asırlarca anlaşılmamasını normal karşılamalıyız. (Ayette "eksilttik" ifadesi yerine "eksiltiyoruz" denmesiyle devam eden bir süreçle Dünya'nın uçlarından eksilme olduğu anlaşılmaktadır. Ayette eğer "eksilttik" denseydi, Dünya'nın ilk günden itibaren bugünkü şeklinde yaratıldığını anlayabilirdik. "Eksiltiyoruz" ifadesi bize bir süreç sonunda oluşumu anlatmaktadır). Kuran'ın bu ayetinden çıkan şu iki nokta, Dünya'nın yaratılışıyla ilgili bulgularla tam uyumludur:

1 Dünya'nın uçlarından eksilme olmuştur. (Gerçekten de Dünya kutuplardan basık, ekvatorda şişkindir).

2 Dünya ilk oluşum anında şu andan farklıydı. Zamanla, bir süreç sonunda, uçlarından eksilme olmuştur.(Bu Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesiyle olmuştur. Kuran'ın incelediğimiz ayetinden çıkan bu sonuç da bilimsel bulgularla tam uyumludur).

Peygamberimiz'in yaşadığı dönemdeki insanlar bu ayetin anlamındaki inceliği anlayacak bilimsel seviyeden yoksundular. Hatta günümüzde fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen kişilere bile kendi ekseni etrafında dönen bir cismin kutuplardan basıklaşıp basıklaşmayacağını veya Dünya'mızın kendi ekseni etrafında dönüşüyle kutuplardan bir basıklaşmanın oluşup oluşmadığını sorun, cevap alamadığınızı göreceksiniz. Bu bilgi günümüzde bile fiziğe veya Dünya'nın oluşumuna özel ilgisi olanlarca ancak bilinmektedir. Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşündeki merkezkaç kuvveti ve bu kuvvete bağlı olarak oluşan fiziki oluşumlar, Dünya'nın kutuplardan basıklaşmasının sebebidir (Ayetin bu noktanın dışında, Dünya'nın dönüşü ile beraber Dünya'nın etrafından sürekli [az da olsa] madde kaybı oluştuğuna da işaret ettiği düşünülmüştür. Ayetin anlaşılan anlamlarından biri asıl işaretken, diğer bir yan işaretin olması veya ayetin bir kaç önemli hususa birden dikkat çekmesi mümkündür).

Kuran'ın, Uzay ve Dünya'mızın oluşumuyla ilgili ayetleri 21. yüzyılda daha iyi anlaşılmaktadır. Allah'ın son asırlarda dine karşı saldırıların yoğunlaşmasına karşın, Kuran'ın mucizelerini bu asırlarda ortaya çıkartması; Allah'ın bu saldırılara karşı, inananlara bir yardımı ve desteğidir. Günümüzde Uzay'ın ve Dünyanın sırları gittikçe daha çok anlaşılmakta, böylece hem Allah'ın sanatı, hem de Kuran'ın mucizevi yapısı kendilerini daha da çok göstermektedir. Günümüzün bilgi birikimi sayesinde Evren'in yapısı ile Kuran ayetleri arasındaki uyumu daha iyi kavrayabildiğimiz için mutlu olmalıyız.

De ki "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"

39 Zümer Suresi 9
 
Geri
Üst