Refakatçisi başörtülü diye 95'lik hastaya eziyet ////

LOOPUSED

Altın Üye
Altın Üye
Katılım
6 Haz 2008
Mesajlar
12,048
Reaction score
0
Puanları
0
Yaş
55
Konum
€z€Ld€n €b€d€



Refakatçisi başörtülü diye 95'lik hastaya eziyet


Başörtüsüne karşı keyfi uygulamalar hastanelere kadar uzandı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi Servisi'nde ameliyat için yatan 95 yaşındaki hasta, başörtülü refakatçisi yüzünden Genel Cerrahi Servisi'ne gönderildi.



Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik'in insan haklarını hiçe sayan uygulaması geçtiğimiz hafta yaşandı. Savcılığa intikal eden olay şöyle gelişti: 95 yaşındaki Hamide Sussuz, kangren olan bacağının kesilmesi için Ortopedi Servisi'ne yatırıldı. 17 Kasım günü Dekan Vekili, ortopedi uzmanı olarak servisi ziyaretinde, başörtülü refakatçi Ayfer Sussuz'a 'Bir gözlük takmamışsın.' dedi. Sussuz da 'Gerekiyor mu?' diye karşılık verince, "O kadar kapanmışsın ki bir gözlüğün eksik." diye çıkıştı. Ardından da, "Ben bu refakatçiyi istemiyorum." talimatını verdi.

Ayfer Sussuz, asistanların bir gün sonra kendisini servis dışına çıkarmak istediklerini anlatırken şöyle konuştu: "Asistanları üstüme gelmeye başladı. İçlerinden biri (Çıkmazsan hastan için hiç iyi olmaz) dedi. Çıkmamakta ısrar ettim.

Ardından Ahmet Bey yanında bir polisle servise geldi. Bana bağırıp çağırdı. Yanındaki polise 'Bunlardan şikâyetçiyim. Abisi gelip beni tehdit etti.' dedi. Oysa abimin olaydan 2 gün sonra haberi oldu. Bizi o servisten apar topar hiç ilgisi olmayan üst kattaki genel cerrahi servisine gönderdiler." Sussuz'un ağabeyi Ertuğrul Sussuz ise Ahmet Sebik ile konuşmak istediğini ancak, "Hastanızla ilgilenmiyorum. Sizin hastanızı taburcu ettim." cevabını aldığını söyledi. Dekan vekili ile 'ağız dalaşı' yaşadıklarını belirten Sussuz, şunları anlattı: "Sonra güvenlikçiler gelip beni dışarı attı. Birbirimizden şikâyetçi olduk. Ameliyattan vazgeçerek hastamızı başka bir hastaneye götürmek istedik. Devreye başka doktorlar girdi, sonunda kararımızdan vazgeçerek hastamızın ameliyat edilmesini istedik. Hasta ameliyat olduktan sonra Ahmet Sebik'in savcılığa hakkımızda şikâyet dilekçesini verdiğini öğrendik."

Ameliyat edilen hastanın cerrahi servisinde yatmasına rağmen tedavisinin ortopedi servisi tarafından yürütüldüğünü ifade eden hasta yakınları, şu iddialarda bulundu: "Hastanın ağrısı oluyor, servisteki hemşireler 'Ortopedi servisine söyleyin' diyorlar. Ortopedi servisine söylediğimiz zaman saatlerce gelmiyorlar. Kaldığımız katta hastamıza yemek verilmiyor, alt kata inip almamız gerekiyor."

İsminin açıklanmasını istemeyen bir ortopedi servisi çalışanı, hasta yakını ile dekan vekili arasında başörtüsü sebebiyle tartışma çıktığını, iki gün sonra da hastanın servisinin değiştiğini söyledi. YYÜ'de öğrenci olduğu için kendisine zarar vereceği gerekçesiyle isminin gizli tutulmasını isteyen başka bir hasta yakını da başörtüsü tartışmasını doğrulayarak, hastalarına bakılmayacağı korkusuyla diğer yakınlarının olaya sessiz kaldığını ifade etti. Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik ise, iddialarla ilgili konuşmak istemedi. Sebik, "Bunu bana sormayın, ben konuşmak istemiyorum. Konu savcılığa intikal etti." demekle yetiniyor. Suç duyurusu üzerine polisin ifadelerini aldığını dile getiren Sussuz ailesi, yaşadıklarını polise anlattıklarını kaydetti. Hastane personelinin olayı bildiğini, ancak kendileriyle tartışan kişinin dekan olması sebebiyle herkesin sessiz kaldığını savunan Ayfer Sussuz, başörtüsü yüzünden yaşadığı mağduriyeti sebebiyle Sebik hakkında davacı olacağını söyledi.

Refakatçisi başörtülü diye 95'lik hastaya eziyet


Başörtüsüne karşı keyfi uygulamalar hastanelere kadar uzandı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi Servisi'nde ameliyat için yatan 95 yaşındaki hasta, başörtülü refakatçisi yüzünden Genel Cerrahi Servisi'ne gönderildi.



Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik'in insan haklarını hiçe sayan uygulaması geçtiğimiz hafta yaşandı. Savcılığa intikal eden olay şöyle gelişti: 95 yaşındaki Hamide Sussuz, kangren olan bacağının kesilmesi için Ortopedi Servisi'ne yatırıldı. 17 Kasım günü Dekan Vekili, ortopedi uzmanı olarak servisi ziyaretinde, başörtülü refakatçi Ayfer Sussuz'a 'Bir gözlük takmamışsın.' dedi. Sussuz da 'Gerekiyor mu?' diye karşılık verince, "O kadar kapanmışsın ki bir gözlüğün eksik." diye çıkıştı. Ardından da, "Ben bu refakatçiyi istemiyorum." talimatını verdi.

Ayfer Sussuz, asistanların bir gün sonra kendisini servis dışına çıkarmak istediklerini anlatırken şöyle konuştu: "Asistanları üstüme gelmeye başladı. İçlerinden biri (Çıkmazsan hastan için hiç iyi olmaz) dedi. Çıkmamakta ısrar ettim.

Ardından Ahmet Bey yanında bir polisle servise geldi. Bana bağırıp çağırdı. Yanındaki polise 'Bunlardan şikâyetçiyim. Abisi gelip beni tehdit etti.' dedi. Oysa abimin olaydan 2 gün sonra haberi oldu. Bizi o servisten apar topar hiç ilgisi olmayan üst kattaki genel cerrahi servisine gönderdiler." Sussuz'un ağabeyi Ertuğrul Sussuz ise Ahmet Sebik ile konuşmak istediğini ancak, "Hastanızla ilgilenmiyorum. Sizin hastanızı taburcu ettim." cevabını aldığını söyledi. Dekan vekili ile 'ağız dalaşı' yaşadıklarını belirten Sussuz, şunları anlattı: "Sonra güvenlikçiler gelip beni dışarı attı. Birbirimizden şikâyetçi olduk. Ameliyattan vazgeçerek hastamızı başka bir hastaneye götürmek istedik. Devreye başka doktorlar girdi, sonunda kararımızdan vazgeçerek hastamızın ameliyat edilmesini istedik. Hasta ameliyat olduktan sonra Ahmet Sebik'in savcılığa hakkımızda şikâyet dilekçesini verdiğini öğrendik."

Ameliyat edilen hastanın cerrahi servisinde yatmasına rağmen tedavisinin ortopedi servisi tarafından yürütüldüğünü ifade eden hasta yakınları, şu iddialarda bulundu: "Hastanın ağrısı oluyor, servisteki hemşireler 'Ortopedi servisine söyleyin' diyorlar. Ortopedi servisine söylediğimiz zaman saatlerce gelmiyorlar. Kaldığımız katta hastamıza yemek verilmiyor, alt kata inip almamız gerekiyor."

İsminin açıklanmasını istemeyen bir ortopedi servisi çalışanı, hasta yakını ile dekan vekili arasında başörtüsü sebebiyle tartışma çıktığını, iki gün sonra da hastanın servisinin değiştiğini söyledi. YYÜ'de öğrenci olduğu için kendisine zarar vereceği gerekçesiyle isminin gizli tutulmasını isteyen başka bir hasta yakını da başörtüsü tartışmasını doğrulayarak, hastalarına bakılmayacağı korkusuyla diğer yakınlarının olaya sessiz kaldığını ifade etti. Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik ise, iddialarla ilgili konuşmak istemedi. Sebik, "Bunu bana sormayın, ben konuşmak istemiyorum. Konu savcılığa intikal etti." demekle yetiniyor. Suç duyurusu üzerine polisin ifadelerini aldığını dile getiren Sussuz ailesi, yaşadıklarını polise anlattıklarını kaydetti. Hastane personelinin olayı bildiğini, ancak kendileriyle tartışan kişinin dekan olması sebebiyle herkesin sessiz kaldığını savunan Ayfer Sussuz, başörtüsü yüzünden yaşadığı mağduriyeti sebebiyle Sebik hakkında davacı olacağını söyledi.

Refakatçisi başörtülü diye 95'lik hastaya eziyet


Başörtüsüne karşı keyfi uygulamalar hastanelere kadar uzandı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi Servisi'nde ameliyat için yatan 95 yaşındaki hasta, başörtülü refakatçisi yüzünden Genel Cerrahi Servisi'ne gönderildi.



Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik'in insan haklarını hiçe sayan uygulaması geçtiğimiz hafta yaşandı. Savcılığa intikal eden olay şöyle gelişti: 95 yaşındaki Hamide Sussuz, kangren olan bacağının kesilmesi için Ortopedi Servisi'ne yatırıldı. 17 Kasım günü Dekan Vekili, ortopedi uzmanı olarak servisi ziyaretinde, başörtülü refakatçi Ayfer Sussuz'a 'Bir gözlük takmamışsın.' dedi. Sussuz da 'Gerekiyor mu?' diye karşılık verince, "O kadar kapanmışsın ki bir gözlüğün eksik." diye çıkıştı. Ardından da, "Ben bu refakatçiyi istemiyorum." talimatını verdi.

Ayfer Sussuz, asistanların bir gün sonra kendisini servis dışına çıkarmak istediklerini anlatırken şöyle konuştu: "Asistanları üstüme gelmeye başladı. İçlerinden biri (Çıkmazsan hastan için hiç iyi olmaz) dedi. Çıkmamakta ısrar ettim.

Ardından Ahmet Bey yanında bir polisle servise geldi. Bana bağırıp çağırdı. Yanındaki polise 'Bunlardan şikâyetçiyim. Abisi gelip beni tehdit etti.' dedi. Oysa abimin olaydan 2 gün sonra haberi oldu. Bizi o servisten apar topar hiç ilgisi olmayan üst kattaki genel cerrahi servisine gönderdiler." Sussuz'un ağabeyi Ertuğrul Sussuz ise Ahmet Sebik ile konuşmak istediğini ancak, "Hastanızla ilgilenmiyorum. Sizin hastanızı taburcu ettim." cevabını aldığını söyledi. Dekan vekili ile 'ağız dalaşı' yaşadıklarını belirten Sussuz, şunları anlattı: "Sonra güvenlikçiler gelip beni dışarı attı. Birbirimizden şikâyetçi olduk. Ameliyattan vazgeçerek hastamızı başka bir hastaneye götürmek istedik. Devreye başka doktorlar girdi, sonunda kararımızdan vazgeçerek hastamızın ameliyat edilmesini istedik. Hasta ameliyat olduktan sonra Ahmet Sebik'in savcılığa hakkımızda şikâyet dilekçesini verdiğini öğrendik."

Ameliyat edilen hastanın cerrahi servisinde yatmasına rağmen tedavisinin ortopedi servisi tarafından yürütüldüğünü ifade eden hasta yakınları, şu iddialarda bulundu: "Hastanın ağrısı oluyor, servisteki hemşireler 'Ortopedi servisine söyleyin' diyorlar. Ortopedi servisine söylediğimiz zaman saatlerce gelmiyorlar. Kaldığımız katta hastamıza yemek verilmiyor, alt kata inip almamız gerekiyor."

İsminin açıklanmasını istemeyen bir ortopedi servisi çalışanı, hasta yakını ile dekan vekili arasında başörtüsü sebebiyle tartışma çıktığını, iki gün sonra da hastanın servisinin değiştiğini söyledi. YYÜ'de öğrenci olduğu için kendisine zarar vereceği gerekçesiyle isminin gizli tutulmasını isteyen başka bir hasta yakını da başörtüsü tartışmasını doğrulayarak, hastalarına bakılmayacağı korkusuyla diğer yakınlarının olaya sessiz kaldığını ifade etti. Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Sebik ise, iddialarla ilgili konuşmak istemedi. Sebik, "Bunu bana sormayın, ben konuşmak istemiyorum. Konu savcılığa intikal etti." demekle yetiniyor. Suç duyurusu üzerine polisin ifadelerini aldığını dile getiren Sussuz ailesi, yaşadıklarını polise anlattıklarını kaydetti. Hastane personelinin olayı bildiğini, ancak kendileriyle tartışan kişinin dekan olması sebebiyle herkesin sessiz kaldığını savunan Ayfer Sussuz, başörtüsü yüzünden yaşadığı mağduriyeti sebebiyle Sebik hakkında davacı olacağını söyledi.


http://www.zaman.com.tr/haber.do?ha...fakatcisi-basortulu-diye-95lik-hastaya-eziyet
 
Universitelerdeki serefsizler bunlar.
Insaniz diye gecinirler halbuki hayvanlardan daha asagi seviyededirler.
Ulan a.q.duklarimi size ne oluyorki insanlarin basindaki ortuyle ugrasirsiniz.Halbuki bir avrupa ulkesinde veya amerikada basina ortu takmis takmamiskimsenin umrunda degil, kisacasi OZGURLUK VAR OZGURLUK.
Bunlardada var ozgurluk ama sadece kendileri icin.Bunlarda ne tur bir inac var ne tur bir insan bunlar hayret ya.
 
koskoca dekan vekili vardır bi nedeni bırakın şimdi yıllardır okuyor dekan vekili olmuş

o baş örtülüden daha akıllı olduğu kesin başka nedeni vardır yoksa böyle boş konulara vaal verir mi

doktor adam baş örtüsüyle ilgilenir mi

anca boş adamlar ilgilenir boş konularla
 
bu heberlerden artık gına geldi..ne okumuşu..adam prof olmuş dekan olmuş adam olamamış,hoşgörü yoksunu ,hasta hakları nerde??? ettiğin hipokrat yemini noldu..ırkcins nesep soy din dil farkı olmadan yapacağın tabipliğin nerde??* sana diyecek söz bulamıyorum..
 
Geri
Üst