# TÜRKİYE'NİN Yarısı Teroristmiş.. #

MozoLe Miяach

Çǿκ کε√díκ طę ∂طí
Altın Üye
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
12,862
Reaction score
0
Puanları
0
Yaş
122
Konum
Beşiktaş'ın KaLbi KAPALI'dan..
Ergenekon birinci ve ikinci iddianamelerinde, suçluluğu ispatlansın ya da ispatlanmasın birinin adı geçiyorsa işlem tamam... Ergenekon yapılanmasına terörizm yapılanması dendiği için de, iddianamede adı geçenler de doğal olarak terörist oluyorlar. Ya da iddianamede adı geçmeyen ama iddianamede adı geçen biriyle alışverişi olmuş biriyseniz ya üçüncü iddianamede adınız geçecek demektir ya da teröristle alışveriş yaptığınız için sizde teröristsinizdir. (Burada ki "alışveriş" terimi fikir alışverişi anlamında kullanılmıştır. Mesela konferanslar da bir fikir alışverişi mekanlarıdır...)

Mesela Türk Metal Sendikası Eski Başkanı Mustafa Özbek, terörist iddiasıyla gözaltına alındığında bu sendikaya üye olan yaklaşık 35 bin kişi de terörist oluyor. Hatta sendikaya aidat ödeyerek terör örgütüne finansman desteği sağlıyorlar... Ha birde toplu iş sözleşmelerinde, anlaşma için Mustafa Özbek'in karşısına oturan MESS üyesi işadamları da teröristle masaya oturdukları için vatan hainiler...Bunlar vatan haini iseler bir nevi terörist oluyorlar...

Şimdi de öğreniyoruz ki birçok öğrenci okumak için bir teröristten para alıyormuş. Hatta burs alan bazı öğrenciler de terörist oldukları için gözaltına alındılar bile... Polis muhtemel terörist olacak öğrencilerin (burs listesi) bilgilerine el koydu. "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası aslında töreye başkaldıracak kızlar yetiştirmek için değil, ülkeye başkaldıracak kızlar yetiştirmek içinmiş. Bir de öğreniyoruz ki Turkcell "kardelenler" projesine destek vererek aslında terörizme destek veriyormuş. Turkcell kullananlar da terörizme destek veren bir firmayı tercih ettikleri için aslında terörizmi desteklemiş oluyorlar. İşçileri, öğrencileri ve Turkcell abonelerini sayarsak ülkenin yarısı, hatta ben ve sen bile teröristmiş(iz) de haberimiz yokmuş...

Cemaat medyasında Türkan Saylan'ı terörist olarak gösteren haberleri görünce üzülüyorum. Bu kişi iddia edildiği gibi hristiyan misyonerliği ya da ajanlık yapmış olabilir ama terörist olarak itham edilmesi çok yanlıştır. Dağdaki teröristle aynı kefeye konması esef vericidir. ÇYDD birçok Güneydoğu'lu kızı PKK'ya satılmaktan kurtarmıştır. Ama cemaat medyası bunu görmez de sadece PKK'lı olduğu belirlenen üç öğrenci ile ÇYDD'yi PKK'ya destek veren bir yapılanma olarak göstermeye çalışır. ÇYDD, PKK'lı olduğu ileri sürülen bu üç öğrencinin araştırmasını yapmış, biri haricinde bu öğrencilerin hiçbir eyleme katılmadıkları tespit edilince, burs vermeye devam etmiştir. Mahkemesi devam eden bir PKK'lı öğrencinin de bursu derhal kesilmiştir.

Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan ya da yargılanan herkesin terörist ilan edilmesi, hele PKK ile savaşmış askerlerin, PKK'nın kucağından kızlarımızı kurtaran ÇYDD ve ÇEV yöneticilerin terörist sıfatıyla yargılanmalarını ya da gözaltına alınmalarını tarih affetmeyecektir. Bu kişiler, darbe planlamaktan, misyonerlik faaliyetlerinden ya da ajanlıktan yargılanabilirler ama terörist olarak yargılanmamaları ya da Ergenekon'a terör örgütü denmesinden vazgeçilmesi gerekmektedir. Bunlar teröristse PKK nedir çok merak ediyorum!?

Bunları yazarken Ermenilerin kışkırtmasıyla idam edilen vatanserver Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey geldi aklıma: "İktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası, ilçede bulunan tüm Ermenilerin Suriye'ye sevk edilmesini mülkî amir olarak Kaymakam Kemal Bey'e emreder. O da bu kararı uygular. Ancak, bir süre sonra aldığı bu karardan ötürü Kaymakam Kemal Bey yargılanır. Kurulan Kürd Mustafa Paşa Divan-ı Harbi'nde, kış gününde vatandaşları can ve mal kaybına uğrattığı, ayaklarına süngüler bağlayarak ölüme terk ettiği iddialarıyla suçlanır. O ise, Ben aldığım emri yerine getirdim. Sürgün edilenlere insanî şekilde davrandım. Süngü bağlamadım. Vicdan azabı duymuyorum. Kimsenin ölümü için emir vermedim. diyerek suçlamalara karşı çıkar. Ancak, mahkeme idamına karar verir.
Dönemin padişahı Vahdettin idam kararını ülkede olaylar çıkabileceğini gerekçe göstererek onaylamaz şeyhülislamdan fetva ister. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin verdiği fetva ile infaz, 10 Nisan 1919'da İstanbul Beyazıt Meydanı'nda gerçekleştirilmiştir"
Eskiden bu işler için fetvaya ihtiyaç duyulurmuş, şimdi ise terörist demek yeterli oluyor...

http://www.haberulusal.com/Umit-MINEL/786/Turkiyenin-Yarisi-Teroristmis_.html
 
Geri
Üst