Tsk'dan acil emir

WaTcHFuL

EVERYWHERE
Altın Üye
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
10,456
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Bizim Muhattap Olduğumuz Tek Gerçek Zihnimizde Yaş
Genelkurmay karargahında cep telefonu kullanmak kesinlikle yasaklandı.

49168.jpg


GENELKURMAY Başkanlığı, “İrtica ile mücadele planı”nın sızmasıyla birlikte belge sızdırılmasıyla ilgili giderek artan önlemlere başvurdu. Türk Silahlı Kuvvetleri, son dönemde Ordu'dan bazı evrak ve belgelerin sızması üzerine yeni önlemler almaya başlamıştı. TSK’daki iç yazışmaların, evrakların ve belgelerin elektronik ortamda güvenlikli olarak dağıtımı hedeflendiği ‘Mesaj ve evrak dağıtım sistemi projesine’ start verilmişti.

CEP TELEFONU KESİNLİKLE YASAK
Köstebeklere karşı önlemler yetersiz kalınca Genelkurmay acil emir çıkarttı. Artık Genelkurmay karargahında cep telefonu kullanmak kesinlikle yasaklandı. Karargah içinde sinyal kesiciler de devreye sokuldu. AKP ve Gülen'i bitirme planıyla Albay Çiçek ve TSK'daki askerlerin sorgulanma süreci, ıslak imzalı belgenin aslının ortaya çıkması TSK'da ciddi bir kaosa neden oldu. İhbarcı subayın bugün e-maille gönderdiği son andıç da bardağı taşıran son damla oldu..

TESLİM EDİN ÇAĞRISI HAVAYI GERDİ
Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup toplantısında isim vermeden Genelkurmay'a ve Başbuğ'a yaptığı çağrı, Ankara'da gergin saatlere neden oldu. Başbakan Erdoğan dünkü toplantıda, “irticayla mücadele eylem planıyla” ilgili olarak, “Bütün yanlışlar ortaya çıkmalıdır ve süreç hakkaniyet içinde devam etmelidir. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun bunların ortaya çıkarılması lazım. Ama bunlar ortaya çıkarken kurumlar asla yıpratılmamalı burada da hassas olmamamız gerekir. Bu, silahlı kuvvetlerimiz için gereklidir, bu güvenlik teşkilatlarımız için emniyet teşkilatımız için gereklidir. Bütün mesele nedir? Oradaki zanlılar varsa bunların ortaya çıkarılması, bunların hukuka teslim edilmesidir. Burada da yönetici makamında olanların tutuculuk içine girmemesi gerekir, rahatlıkla gelip yargıya bunları teslim etmelidir” demişti.

ANKARA'DA HAVA BUZ GİBİ
İrticayla mücadele belgesi için "Kağıt parçası"açıklamasını yapan Org. İlker Başbuğ, yaşanan gelişmeler sonrası oldukça gergin. Dünde Erdoğan'ın sözleri üzerine Genelkurmay karargahında arka arkaya toplantılar yaşandı. Alt kademe de çok sıkıntılı zamanlar geçiriyor. Arka arkaya gelen açıklamalar TSK'da sinirleri gerdi. Ankara'ya buz gibi bir hava hakim..
Gelişmeleri takip ediyoruz...



İHBARCI SUBAYDAN İKİNCİ MEKTUP

İhbarcı Subay'dan ikinci mektup

'İrtica ile mücadele eylem planı'nın ıslak imzalı orijinal belgesini gönderen Subay'dan ikinci mektup.
188902.jpg


Albay Dursun Çiçek tarafından yazıldığı iddia edilen 'İrtica ile mücadele eylem planı'nın ıslak imzalı orijinal belgesini gönderen gizemini halen koruyan ihbarcı subayın ikinci bir ihbar belgesi de savcılığa ulaştı.

Gizemli ihbarcı, savcılığa bu kez mail yoluyla ulaştı ve 'sayın savcım' diye başlayan yaklaşık 3 sayfalık mailinde Genelkurmay'da hazırlanmış benzer belgelerin örneklerini gönderdi.




Yeni belgelerde 'internet siteleri andıcı' ve 'psikolojik hareket sitelerinin listesi' olduğu öğrenildi. Belgenin üst kapağında Albay Dursun Çiçek için açılmış bir imza bölümü de bulunuyor. Ancak Çiçek'in imzası belgede bulunmuyor.

İddialara göre belgeler, Türkiye ve dünyda 400 kadar sitenin takibe alındığı ortaya koyuyor.


İŞTE O OLAY MEKTUP:

Sayın Savcım,

Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim.

Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak değildir. Aksine, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek suretiyle ülkeme hizmet etmektir. Sadece gerçekler ortaya çıksın ve telafisi imkânsız girişimlere engel olunsun istiyorum. Bu kapsamda, Kurumumuzda çalışan herkesi yardımcı olmaya ve elde ettikleri bilgi-belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyorum.

Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek Planı (LAHİKA) ve İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma başlatılmıştır. Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini önlemek ve Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki "İrticayla Mücadele Eylem Planının basında yer almasını müteakip, ..." diye başlayan paragrafta "İrticayla Mücadele Eylem Planı" yerine "Bilgi
Destek Planı (LAHİKA)" ifadesi konularak aşağıdaki gibi değerlendirilmesi gerekmektedir:

"Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin SAYGUN'un Özel Sekreteri Kur.Alb. Uğur BERKSUN tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi Sistemleri İşletme Şubesine giderek söz konusu eylem planının hazırlanmasında kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693 BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek
şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Şükrü KISADERE, Ütğm. Erhan SAKALLI, Ütğm. Kazım BOZKURT, Bçvş. Mustafa URHAN ve Svl.Me. Rıfat SÜLÜK görev almışlardır."

Mektubumda ayrıca, "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" nın ve "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev alan personeli bir arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya GÖKTAŞ'ın sadece "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev almış olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum.

Karargâh içindeki Cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri planlamaktadır.

1. Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.

2. Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.

3. Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de yıpratmak.

4. Belge'nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile elde edilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.

5. İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.

6. Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden uzaklaştırmak.

7. Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek

8. 28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin ERBAKAN'a imzalatarak ihraç edilen 1000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak.

9. Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve
birlikte çalıştığı alt kademe personel olduğu şeklinde karar aldırmak. Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını sağlamak. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.

Cunta faaliyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya çıkmasını ve bu planların sadece Dursun Çiçek'in faaliyetleri ile sınırlı olmadığını göstermek istiyorum. Genelkurmayda yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri kapsamında kamuoyunda daha önce de kısmen gündeme gelmiş olan internet faaliyetlerinin detaylarını paylaşmak ve bütün bu çalışmaların Cunta aracılığı ile hiyerarşik bir yapıda gerçekleştirildiğini göstermek için Ek-A'daki belgeyi dikkatlerinize sunuyor ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna
yansımasından sonra (Basında 35 adet internet sitesi yer almıştı. Hâlbuki bu sitelerin adedi 42 dir ve Ek-B'de sunulmaktadır.) bunların Genelkurmaya ait olmadığını göstermek ve daha sonraki sızmaları engellemek maksadıyla hazırlanmıştır. Belgenin hazırlanmasında sızma olasılığı da dikkate alınarak çok özenli bir dil kullanılmıştır. Ancak
Belgenin son bölümünde "gri ve siyah propaganda faaliyetlerinin Kurum'dan bağımsız olarak devam ettirileceği ifade edilmiştir. Hâlbuki bundan önce bu illegal faaliyetler çok yoğun bir şekilde açıktan icra edilmekte idi.

İnternet siteleri ile ilgili haberler medyaya yansıdıktan sonra tüm siteler kapatılarak yeniden yapılandırılmıştır. Ekteki belgede görüleceği üzere, Cunta aracılığı ile Komuta katının görüş ve onayı alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir. Komuta katının onayından sonra 35 site yerine 4 adet site ve bu adreslere yönlendirilen bir miktar alan adının alınması kararlaştırılmıştır. PH faaliyetleri bu siteler üzerinden devam etmiştir. Ekte sunulan belgedeki ANDIÇ'da da
ifade edildiği gibi Bilgi Destek Daire Başkanlığında görevli Şube Müdürlerinin üzerine kredi kartları alınarak ödemeler bu kartlar üzerinden yapılacak şekilde yeni alan adları temin edilmiştir. ANDIÇ'ta parafı bulunan Şb. Md.lerinin o dönemde yeni aldıkları kredi kartları ve yaptıkları ödemeler rahatlıkla banka kayıtlarından temin edilebilir. Örnek olarak "İlker Ziya GÖKTAŞ'ın bu görev için almış olduğu Ziraat Bankası'na ait olan 454...............061 no'lu kredi kartı" gösterilebilir.

Takdir sayın savcılarımızın ve Yüce Türk Milletinindir.

Saygılarımla arz ederim.

EKLER :

EK-A İnternet Siteleri andıcı

EK-B Psikolojik Harekat Sitelerinin Listesi

DAĞITIM :

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

2. Medya Kuruluşları


KAYNAK
 
Askere Gelince Herşey Yasaktır.Ama Komutanlara yok şimdi Gerçek Asker oldular.
 
genelkurmay telefon yasağından önce içindeki fetoş yapılanmasını bitirsin abi
 
Geri
Üst