- Katılım
- 23 May 2007
- Mesajlar
- 4,439
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
BÖYLE OLACAGI BELLİYDİ!
Cumhurbaşkanı Gül’ün Bağdat yolunda yaptığı ‘Kürdistan’ açıklaması Türkiye gündeminde bomba gibi patladı!
Kukla Talabani’nin davetiyle Bağdat’a giderken Irak’ın kuzeyinden “Kürdistan” diye söz eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Irak Anayasası’nda öyle yazıyor” ifadesini de kullanınca Türkiye ayağa kalktı.
Irak Anayasası’nı uçakta mı okudu!
* MHP’li Deniz Bölükbaşı: Çok vahim sonuçlar doğuracak bir oyunun ilk perdesi oynandı. Irak Anayasası uçakta mı aklına gelmiş? Sıranın ‘genel af’ ve ’eyalet sistemi’ne geldiği anlaşılıyor.
‘Öyle yazıyor’ diye kabul mü edeceğiz!
* CHP’li Onur Öymen: Gül, o kelimeyi kullanırken Irak Anayasasını referans gösteriyor. Rum Kesimi de KKTC’yi yok sayıyor. Ne yani, bu durumda başka ülkelerin anayasalarını mı esas alacağız!
Bütünlüğümüze ve üniter yapıya darbe
* Emeklİ Tümgeneral Osman Özbek: Büyük bir talihsizlik. Türkiye’nin milli bütünlüğü ve üniter yapı açısından sakıncalı olduğundan anayasaya da aykırı bir durum. Dolayısıyla ceza karşılığı bulunuyor.
6 yıldır yalanlanmayan o metin...
AnlaşmayI dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile imzalayan Gül, “Her şeyi açıklayamam!” demişti.
* Türkiye, 4 yıl içinde uygulanacak planla, üniter devlet yapısını terk edip federasyona geçecek. (Az kaldı!..)
* Af yasası ile bağlantılı olarak, hapiste veya dağdaki PKK’lılara siyaset hakkı tanınacak. (Eli kulağında!..)
* Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı belediyeler özerkleştirilecek. (AB kriteri bahanesiyle yapılıyor!..)
* Irak’ın kuzeyinde kurulan ‘devlet’ ilan edildikten sonra Türkiye tarafından da resmen tanınacak. (İlk adım atıldı!..)
* Kıbrıs’ta Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, “Annan Planı” hayata geçirilecek. (Uygulandı!..)
* Kıta sahanlığında esnek davranılacak, ’it dalaşı’ sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek. (Şimdilik beklemede!..)
* Ermenistan ile ilişkiler iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak. (Az kaldı!...)
CUMHURBAŞKANI GÜL, KUZEY IRAK’TAKİ PEŞMERGE YÖNETİMİNE “KÜRDİSTAN” DEDİ
Gizli anlaşma yürürlükte
Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı görevi döneminde, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’la 14 maddelik gizli bir anlaşma imzaladıklarını açıklamıştı
Bu anlaşmanın maddeleri arasında son günlerin gündemi olan PKK’lı bölücülere af ve Kuzey Irak’taki peşmerge yönetiminin tanınması da vardı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran’a giderken yaptığı “Kürt sorununda önemli gelişmeler olacak” sözleri ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin bölücülere af istemesiyle başlayan süreç hız kesmeden devam ediyor. Önceki gün davet üzerine Irak’ın başkenti Bağdat’a giden Cumhurbaşkanı, bombayı Bağdat’a giderken uçakta patlattı.
‘Kürdistan’ı tanıdı!
Terörle ilgili soruları cevaplandıran Gül, Irak’ın kuzeyindeki yönetimden ’Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ diye bahsetti. Gül, gazetecilerin Kürdistan mı dediniz? sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Ne diyeceğim? Yunanistan, Makedonya’ya Makedonya demiyor diye biz de demiyor değiliz. Irak Anayasası’nda ne yazıyorsa o.”
Dış politika değişiyor
Son günlerde tartışmalara konu olan, Ermenistan açılımı, ABD’nin de içinde olduğu PKK’ya genel af tartışmaları ve peşmerge yönetiminin “Kürdistan” olarak tanınması... Tüm bu süreç akıllara, Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde, ABD’li mevkidaşı Colin Powell’la yaptığını itiraf ettiği 2 sayfalık gizli anlaşmayı akıllara getirdi.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından deşifre edilen ve günümüzdeki gelişmelerle paralellik gösteren 14 maddelik gizli anlaşmada şu maddeler yer alıyordu:
1. Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri çekilecek.
2. Türk ordusu sınır ötesi harekâtlarda bulunmayacak.
3. PKK/KADEK’e karşı askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarından izin alınacak.
4. EĞer TSK, ABD’den izinsiz harekât yapacak olursa, ABD ’Kürt halkına karşı soykırım uygulandığı’ uyarısında bulunabilecek
5. Türkİye, ABD’nin Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı askeri harekâtlarda üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak
6. Türk ordusunun asker sayısı indirilecek
7. Irak’ın kuzeyindeki ’Kürdistan’ tanınacak.
8. Abdullah Öcalan ve diğer PKK’lılara af çıkarılacak.
9. Etnİk grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak.
10. Türkİye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek.
11. Türkİye federasyona dönüşecek.
12. KKTC’de Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek.
13. Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak.
14. Türkİye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak.
Anlaşmayı itiraf etmişti
ABD ile imzalanan “Gizli Mutabakat” ın ilk adımı, Colin Powell’ın 2 Nisan 2003 tarihinde Abdullah Gül ile yaptığı özel görüşmede atılmıştı. Gül, görüşmenin perde arkasını, Vatan Gazetesi azarı Sedat Sertoğlu’na anlatmıştı.
‘Kürdistan’ çıkışı Ankara’ya bomba gibi düştü
Türkiye’yi zora sokar
MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural: Bu ifadeyi Türkiye’nin bölünmesini isteyenler kullanıyor. Yunanistan Makedonya kelimesini bile kullanmıyorken, bizim yöneticilerimizin Türkiye’nin üniter yapısını açıkça hedef alan bu ifadeyi düşüncesizce kullanmaları zihinlerde ciddi anlamda soru işareti yaratıyor. Bu ifade karşısında yöneticilerimizin çok duyarlı olmaları, hassasiyet göstermeleri gerekir. Başbakan da böyle bir ifadeyi zamanında kullandı. Kürdistan kelimesi elbette ki bizi zora sokacak bir ifadedir ve son derece sakıncalıdır.
İfade tam bir talihsizlik
CHP Grup Başkan vekili Hakkı Süha Okay: Kürdistan kelimesi “kabul” beyanıdır. Bu ifade Türkiye’de birinci derecede bir yöneticinin ağzından çıkması talihsizliktir. Ancak yine de kabul beyanı içermektedir. Kuzey Irak’taki otorite yerine Kürdistan denmesi kabul edilemez bir yanlıştır. Bu beyanın olmasına rağmen, Kürdistan kelimesini ben Cumhurbaşkanının kendi ifadesi olduğunu görmekteyim. Bu resmi politikamızı, devlet poolitikalarımızı bana göre bağlamaz. Türkiye’nin bu ifadeyi ve bu anlayışı kabul ettiği anlamına gelmez.
Anayasa çiğnendi
Emekli Tümgeneral Osman Özbek: Büyük bir talihsizlik. Böyle bir ifadenin kullanılmadan önce MGK’da görüşülmesi gerekir. Ardından Bakanlar Kurulu kararıyla TBMM’ye gelir. TBMM’de bulunan ya da bulunmayan bütün partiler bilgilendirilir. Kendi başınıza bu kelimeyi kullanamazsınız. Öte yandan hukuki anlamda yaptırımları da söz konusudur. Türkiye’nin milli bütünlüğü ve üniter yapı açısından sakıncalı olduğundan anayasaya da aykırı bir durumdur. Aynı zamanda yasalara da aykırıdır. Dolayısıyla ceza karşılığı vardır.
Ermenileri hatırlattı
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen: Cumhurbaşkanı Gül Kürdistan kelimesini kullanırken, Irak anayasasını referans göstererek, Türkiye’yi tehlikeye sokacak bir durumu göz ardı ediyor. Ermenistan anayasası da Türkiye’nin doğudaki topraklarını sınırları içerisinde gösteriyor. Şimdi bunu da mı kabul edeceğiz! Kıbrıs’ta KKTC’yi yok sayıp Rum Kesimi’nin anayasasını da mı muhatap alacağız. Başka ülkelerin anayasaları bizi bağlamaz. O ülkelere saygı göstermeliyiz, ancak bu herşeylerini kabul edeceğiz anlamına gelmez.
Uçakta mı öğrendin!
MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı: Bağdat’ta çok vahim sonuçlar doğuracak bir oyunun ilk perdesi açılmıştır. Irak Anayasası’nda ne yazarsa yazsın, Türkiye’nin tutumu bellidir. Irak Anayasası uçakta mı aklına gelmiştir? Türkiye’nin karşısına pazarlık denklemi çıkarılmıştır. Yakında teröristleri de kapsayan bir siyasi af gündeme getirilecektir AKP, Türk milli teriminin tanımını değiştirecek, vatandaşlık milli kimliğin yerine geçecek. Eyaletler sisteminin altyapısı hazırlanacaktır. PKK amaçları AKP ve Başbakan’ın desteğiyle hayata geçirelecektir.
Bu sözler de Gül’ün
Kürdistan çıkışı Abdullah Gül’ün, 1992 yılında Refah Partisi Milletvekili sıfatıyla yaptığı su konuşmayı hatırlattı:
* Ne mutlu Türk’üm diyene lafını, her yere yaza yaza aslında ilkel bir hale dönüştük...
* Bugün Türkiye’de bir sistem bunalımı var. Halkına zıt, halkı ile barışık olmayan ona düşman bir sistem bu.
* Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve laiklik; bu millete, zorla dayatıldı.
Oku oku...
Cumhurbaşkanı Gül’ün Bağdat yolunda yaptığı ‘Kürdistan’ açıklaması Türkiye gündeminde bomba gibi patladı!
Kukla Talabani’nin davetiyle Bağdat’a giderken Irak’ın kuzeyinden “Kürdistan” diye söz eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Irak Anayasası’nda öyle yazıyor” ifadesini de kullanınca Türkiye ayağa kalktı.
Irak Anayasası’nı uçakta mı okudu!
* MHP’li Deniz Bölükbaşı: Çok vahim sonuçlar doğuracak bir oyunun ilk perdesi oynandı. Irak Anayasası uçakta mı aklına gelmiş? Sıranın ‘genel af’ ve ’eyalet sistemi’ne geldiği anlaşılıyor.
‘Öyle yazıyor’ diye kabul mü edeceğiz!
* CHP’li Onur Öymen: Gül, o kelimeyi kullanırken Irak Anayasasını referans gösteriyor. Rum Kesimi de KKTC’yi yok sayıyor. Ne yani, bu durumda başka ülkelerin anayasalarını mı esas alacağız!
Bütünlüğümüze ve üniter yapıya darbe
* Emeklİ Tümgeneral Osman Özbek: Büyük bir talihsizlik. Türkiye’nin milli bütünlüğü ve üniter yapı açısından sakıncalı olduğundan anayasaya da aykırı bir durum. Dolayısıyla ceza karşılığı bulunuyor.
6 yıldır yalanlanmayan o metin...
AnlaşmayI dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile imzalayan Gül, “Her şeyi açıklayamam!” demişti.
* Türkiye, 4 yıl içinde uygulanacak planla, üniter devlet yapısını terk edip federasyona geçecek. (Az kaldı!..)
* Af yasası ile bağlantılı olarak, hapiste veya dağdaki PKK’lılara siyaset hakkı tanınacak. (Eli kulağında!..)
* Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı belediyeler özerkleştirilecek. (AB kriteri bahanesiyle yapılıyor!..)
* Irak’ın kuzeyinde kurulan ‘devlet’ ilan edildikten sonra Türkiye tarafından da resmen tanınacak. (İlk adım atıldı!..)
* Kıbrıs’ta Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, “Annan Planı” hayata geçirilecek. (Uygulandı!..)
* Kıta sahanlığında esnek davranılacak, ’it dalaşı’ sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek. (Şimdilik beklemede!..)
* Ermenistan ile ilişkiler iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak. (Az kaldı!...)
CUMHURBAŞKANI GÜL, KUZEY IRAK’TAKİ PEŞMERGE YÖNETİMİNE “KÜRDİSTAN” DEDİ
Gizli anlaşma yürürlükte
Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı görevi döneminde, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’la 14 maddelik gizli bir anlaşma imzaladıklarını açıklamıştı
Bu anlaşmanın maddeleri arasında son günlerin gündemi olan PKK’lı bölücülere af ve Kuzey Irak’taki peşmerge yönetiminin tanınması da vardı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran’a giderken yaptığı “Kürt sorununda önemli gelişmeler olacak” sözleri ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin bölücülere af istemesiyle başlayan süreç hız kesmeden devam ediyor. Önceki gün davet üzerine Irak’ın başkenti Bağdat’a giden Cumhurbaşkanı, bombayı Bağdat’a giderken uçakta patlattı.
‘Kürdistan’ı tanıdı!
Terörle ilgili soruları cevaplandıran Gül, Irak’ın kuzeyindeki yönetimden ’Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ diye bahsetti. Gül, gazetecilerin Kürdistan mı dediniz? sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Ne diyeceğim? Yunanistan, Makedonya’ya Makedonya demiyor diye biz de demiyor değiliz. Irak Anayasası’nda ne yazıyorsa o.”
Dış politika değişiyor
Son günlerde tartışmalara konu olan, Ermenistan açılımı, ABD’nin de içinde olduğu PKK’ya genel af tartışmaları ve peşmerge yönetiminin “Kürdistan” olarak tanınması... Tüm bu süreç akıllara, Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde, ABD’li mevkidaşı Colin Powell’la yaptığını itiraf ettiği 2 sayfalık gizli anlaşmayı akıllara getirdi.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından deşifre edilen ve günümüzdeki gelişmelerle paralellik gösteren 14 maddelik gizli anlaşmada şu maddeler yer alıyordu:
1. Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri çekilecek.
2. Türk ordusu sınır ötesi harekâtlarda bulunmayacak.
3. PKK/KADEK’e karşı askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarından izin alınacak.
4. EĞer TSK, ABD’den izinsiz harekât yapacak olursa, ABD ’Kürt halkına karşı soykırım uygulandığı’ uyarısında bulunabilecek
5. Türkİye, ABD’nin Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı askeri harekâtlarda üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak
6. Türk ordusunun asker sayısı indirilecek
7. Irak’ın kuzeyindeki ’Kürdistan’ tanınacak.
8. Abdullah Öcalan ve diğer PKK’lılara af çıkarılacak.
9. Etnİk grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak.
10. Türkİye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek.
11. Türkİye federasyona dönüşecek.
12. KKTC’de Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek.
13. Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak.
14. Türkİye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak.
Anlaşmayı itiraf etmişti
ABD ile imzalanan “Gizli Mutabakat” ın ilk adımı, Colin Powell’ın 2 Nisan 2003 tarihinde Abdullah Gül ile yaptığı özel görüşmede atılmıştı. Gül, görüşmenin perde arkasını, Vatan Gazetesi azarı Sedat Sertoğlu’na anlatmıştı.
‘Kürdistan’ çıkışı Ankara’ya bomba gibi düştü
Türkiye’yi zora sokar
MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural: Bu ifadeyi Türkiye’nin bölünmesini isteyenler kullanıyor. Yunanistan Makedonya kelimesini bile kullanmıyorken, bizim yöneticilerimizin Türkiye’nin üniter yapısını açıkça hedef alan bu ifadeyi düşüncesizce kullanmaları zihinlerde ciddi anlamda soru işareti yaratıyor. Bu ifade karşısında yöneticilerimizin çok duyarlı olmaları, hassasiyet göstermeleri gerekir. Başbakan da böyle bir ifadeyi zamanında kullandı. Kürdistan kelimesi elbette ki bizi zora sokacak bir ifadedir ve son derece sakıncalıdır.
İfade tam bir talihsizlik
CHP Grup Başkan vekili Hakkı Süha Okay: Kürdistan kelimesi “kabul” beyanıdır. Bu ifade Türkiye’de birinci derecede bir yöneticinin ağzından çıkması talihsizliktir. Ancak yine de kabul beyanı içermektedir. Kuzey Irak’taki otorite yerine Kürdistan denmesi kabul edilemez bir yanlıştır. Bu beyanın olmasına rağmen, Kürdistan kelimesini ben Cumhurbaşkanının kendi ifadesi olduğunu görmekteyim. Bu resmi politikamızı, devlet poolitikalarımızı bana göre bağlamaz. Türkiye’nin bu ifadeyi ve bu anlayışı kabul ettiği anlamına gelmez.
Anayasa çiğnendi
Emekli Tümgeneral Osman Özbek: Büyük bir talihsizlik. Böyle bir ifadenin kullanılmadan önce MGK’da görüşülmesi gerekir. Ardından Bakanlar Kurulu kararıyla TBMM’ye gelir. TBMM’de bulunan ya da bulunmayan bütün partiler bilgilendirilir. Kendi başınıza bu kelimeyi kullanamazsınız. Öte yandan hukuki anlamda yaptırımları da söz konusudur. Türkiye’nin milli bütünlüğü ve üniter yapı açısından sakıncalı olduğundan anayasaya da aykırı bir durumdur. Aynı zamanda yasalara da aykırıdır. Dolayısıyla ceza karşılığı vardır.
Ermenileri hatırlattı
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen: Cumhurbaşkanı Gül Kürdistan kelimesini kullanırken, Irak anayasasını referans göstererek, Türkiye’yi tehlikeye sokacak bir durumu göz ardı ediyor. Ermenistan anayasası da Türkiye’nin doğudaki topraklarını sınırları içerisinde gösteriyor. Şimdi bunu da mı kabul edeceğiz! Kıbrıs’ta KKTC’yi yok sayıp Rum Kesimi’nin anayasasını da mı muhatap alacağız. Başka ülkelerin anayasaları bizi bağlamaz. O ülkelere saygı göstermeliyiz, ancak bu herşeylerini kabul edeceğiz anlamına gelmez.
Uçakta mı öğrendin!
MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı: Bağdat’ta çok vahim sonuçlar doğuracak bir oyunun ilk perdesi açılmıştır. Irak Anayasası’nda ne yazarsa yazsın, Türkiye’nin tutumu bellidir. Irak Anayasası uçakta mı aklına gelmiştir? Türkiye’nin karşısına pazarlık denklemi çıkarılmıştır. Yakında teröristleri de kapsayan bir siyasi af gündeme getirilecektir AKP, Türk milli teriminin tanımını değiştirecek, vatandaşlık milli kimliğin yerine geçecek. Eyaletler sisteminin altyapısı hazırlanacaktır. PKK amaçları AKP ve Başbakan’ın desteğiyle hayata geçirelecektir.
Bu sözler de Gül’ün
Kürdistan çıkışı Abdullah Gül’ün, 1992 yılında Refah Partisi Milletvekili sıfatıyla yaptığı su konuşmayı hatırlattı:
* Ne mutlu Türk’üm diyene lafını, her yere yaza yaza aslında ilkel bir hale dönüştük...
* Bugün Türkiye’de bir sistem bunalımı var. Halkına zıt, halkı ile barışık olmayan ona düşman bir sistem bu.
* Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve laiklik; bu millete, zorla dayatıldı.
Oku oku...