Nazım'ı, Vahdettin ile karşılaştırdılar

bugu

New member
HH Üyesi
Katılım
8 Tem 2006
Mesajlar
1,107
Reaction score
0
Puanları
0
Başmüzakereci'ye göre Vahdettin'in mezarının getirilmesi 'son derece adil'

vahdettin-nazim-ic1_.jpg


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen AB-Türkiye İlişkileri konulu toplantıda konuşma yaptı.

Bağış, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin 50 yıl daha sürmeyeceğini belirterek, bazı yerlerde tam üyelik tarihi için 2013, 2014 yıllarının ifade edildiğini, ancak bunu da çok gerçekçi bulmadığını ifade etti.

NAZIM-VAHDETTİN KARŞILAŞTIRMASI
Bağış, MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar'ın, "Nazım Hikmet'in mezarının getirilmesi çok adildir. Sultan Vahdettin'in mezarının getirilmesi konusunda
fikrinizi beyan eder misiniz?" sorusuna ise şu karşılığı verdi:

"O da son derece adildir. Nazım Hikmet'in mezarının getirilmesine ailesi sıcak bakmıyor. Devlet teklif etti, onlar oradan taşınmasına sıcak bakmıyor. Ama bu topraklara sevgisi, muhabbeti olan herkesin bu topraklarda yatma hakkı olmalıdır. Bunu onlardan almaya da hiçbirimizin hakkı olmamalıdır diye
düşünüyorum."

Türkiye'nin AB sürecinde ilerleyip aynı zamanda kendi komşularıyla ilişkilerini, farklı yerlerde itibarını artırabilecek tarihi birikim ve
potansiyele sahip olduğunu belirten Bağış, "Her cephede ilerlemeye devam" dedi

Kaynak
 
bence de hiç bir beis yoktur hala tarihin aydınlanmamış tarafları mevcut onun için ilerde yüzümüzün kızarmaması için söylenenlere dikkat edilmeli. Vatan haini bile olsa en azından bizim elimizde olsunki başkaları onun üstünden malzeme çıkarmasın
 
Son dönemde yapılan açılımlardan askerlik yapmayanların vatan haini sayılmayıp vatandaşlıktan çıkarılmaması çok tartışmalı olsada katılmadığım yönleri ile ayrı tutarak ama örneğin eski başbakan merhum Adnan menderese iadeyi itibar yapılması Nazım hikmet'in ve Ahmet kaya'nın mezarlarının Türkiyeye getirilmesi gibi konularda benimde kişisel olarak olumlu baktığım işlere imza atıyor hükümet lakin vahdettin konusu çok farklı ve derinlemesine incelenmesi gereken özel bir konudur bilgi için tşk.
 
Birisi vatanın bekaası için,iç harp çıkmasın diye vatancüda olmuş bir mazlum padişah

Öbürü de komunistliğini yedi cihan bilen yahudi Mehmet Ali Paşa'nın torunu çıfıt Nazım

Kıyas kabul etmez bir fark var arada




Gene teşekküre bastım ,


a güzel kardeşim ..


eğer gerçekten kendine ve görüşlerine saygı duyulmasını istiyorsan

lütfen ki lütfen karşı tarafın görüşlerini de kaale al ...
 
vahdettine hain demek ne kolay hain de olsun bitsin bu kadar basit değil

varmı kaynak yok hani nerde hainlğini kanıtlayacak kanıt

olabilir olmayabilirde ama kimse hain veya değil diyemez

görüşünü açıklarsın kaynağıyla beraber insanlarda yorumlar ve karar verir olay bu
 
Saygısızlık yapmadım ki

Hakikatleri söyledim.

Saygısızlık olması için hakaret olması gerekir.

Ne komunist ne yahudi ne çıfıt birer hakarettirler


İstersen bir daha oku , saygısızlık yaptın demedim :)

Ve ben sana böyle bir şey diyemem , sen kendini daha iyi tahlil edebilirsin..


Çıfıt mıfıt bilmem ama ..

İlle de benim görüşüm ..

Nazım'ın düşüncesi bana uymaz , uymadığından onu normal bir insan gibi göremem gibi bir düşünce tarzıyla yaklaşırsan bu tür olaylara .. o olmaz bak kardeş ..


Ha bana sorarsan komünist miyim , değilim elbette , lakin ikisi de bir insan ikisi de bu vatanın evladları , ikisi de haksızlığa uğramış .. neresi kıyas kabul etmez a kardeş..
 
İstersen bir daha oku , saygısızlık yaptın demedim :)

Ve ben sana böyle bir şey diyemem , sen kendini daha iyi tahlil edebilirsin..


Çıfıt mıfıt bilmem ama ..

İlle de benim görüşüm ..

Nazım'ın düşüncesi bana uymaz , uymadığından onu normal bir insan gibi göremem gibi bir düşünce tarzıyla yaklaşırsan bu tür olaylara .. o olmaz bak kardeş ..


Ha bana sorarsan komünist miyim , değilim elbette , lakin ikisi de bir insan ikisi de bu vatanın evladları , ikisi de haksızlığa uğramış .. neresi kıyas kabul etmez a kardeş..

Ben senin mesajını aldım kardeşim

Her doğru heryerde söylenmez sen de haklısın:victory
 
Hey Alah'ım Ya Rabbim yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Beni yine çıldırttılar yaa!!!!! Başlıpa bakar mısınız lüfen!!!!! "Nazım'ı Vahdettin ile karşılaştırdılar

Bu başlıktan;

1- Okullarda bize tarihimizi ne kadar abuksabuk, çarpıtılmış olarak anlatmışlar
2- Tarihimiz konusunda ne kadar cahiliz
3- Atalarımıza nasıl bir kin besliyoruz

Bir kez daha bu sonuçları çıkartabiliriz !!!!

Bu memlekette halâ Vahdetin'in vatan haini olduğunu sanan gerizekalılar var mı yaa??????

Ulan yine açtırdığınız bayramlık ağzımı!!!! :mad::mad:
 
Bu Nazım ÖyLe Bir İnsandır ki Hem Vatan Şairi (!) Hemde SovyetLer BirLiğinin Çocuğudur.

“Beni yaratan Stalin'dir. Gözlerimin ışığını Stalin'e borçluyum. O beni yarattı, O beni yaşatıyor. Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum”

Bu Nazım ÖyLe Bir İnsandır ki Kendi HaLkına KATİL DiyebiLecek Karakterdedir.

“Bugün memleketimin halkı Amerikan emperyalistlerinin elinde esirdir. Türk Halkı Amerikan üniforması giydirilerek Kore'ye katil olmaya gönderilmektedir. Stalin benim için çok mühimdir. Gözümün ışığı, fikirlerimin kaynağıdır.”
 
~SiLenT ScЯeaM~;4380867' Alıntı:
Bu Nazım ÖyLe Bir İnsandır ki Hem Vatan Şairi (!) Hemde SovyetLer BirLiğinin Çocuğudur.

“Beni yaratan Stalin'dir. Gözlerimin ışığını Stalin'e borçluyum. O beni yarattı, O beni yaşatıyor. Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum”

Bu Nazım ÖyLe Bir İnsandır ki Kendi HaLkına KATİL DiyebiLecek Karakterdedir.

“Bugün memleketimin halkı Amerikan emperyalistlerinin elinde esirdir. Türk Halkı Amerikan üniforması giydirilerek Kore'ye katil olmaya gönderilmektedir. Stalin benim için çok mühimdir. Gözümün ışığı, fikirlerimin kaynağıdır.”

Valla ben de Nazımla Vahdettin'i karşılaştırıcaktım da boşver dedim artık!!! Hayır, tamam Nazım'ı ülke sevdalısı diyelim... Hadi kabul ettik onu da; BE ŞEREFSİZLER!!!! Vahdettin'den ne oluyorsunuz????? Ülke iflas etmiş bir durumdayken, öyle perişan bir haldeyken kaç yıl boyunca ülkeyi yönetmiş!!!

Bunun yanında hani bizim tarihimizin çarpıtıldığı tarih kitaplarındaki meşhur sözlerden biri vardır. "Atatürk Samsun'a saklı gizli, yıkık dökük bir gemiyle gitmiş, ordan milli mücaadeleyi başlatmış" falan filan..... Tam tersine!!!! Bunu Vahdettin kendisi biliyordu ve öyle yıkık dökük bir gemi değildi Atatürk'ün Samsun'a gittiği gemi!! Tam tersine Vahdettin tarafındanAtatürk'e tahsis edilen o zaman için Osmanlı'nın elindeki en lüks gemiydi!!
 
Kim Demiş Nazım Vatan Şairidir Dİye...

yazıda direk karşılaştırma gibi bişey yok aslında büyütmeyin,hem sonra kimle kimi karşılaştıracğızki nazımla ,vahideddinimi.. alaka yok aralarında birbirinin dengide değil.. belli zümreler zaman zaman şişirme idoller yaratma peşine düşer türkiyede. nazımda ,yılmaz güneyde,deniz gezmişlerde bu cümledendir, sol akım medyatik olmayı, şişirilmeyi sever kullandığı materyallerle..

gerçek hain yada gerçek vatansever diye bir klişe olmadığını hele bizim coğrafyanın çift kutuplu atmosferinde bu mümkünde değil zaten. tek bir gerçek varki vatan kahramanı diye yutturulan nice vatansızın fink attığı yerdir anadolu.. ister ittihat dönemlerinde ister daha sonra hatta öncesinde namık kemallerden tutun, bilmem hangi akımın öncüleri edebiyatçılarımız bile allanıp pullanıp tanzimat monşerleri kapsamında hepsinin şişkin birer balo balonu olduğunu görürüz.

devletin üstü bugünlerde herkese birer mavi balon derdine düşünce elde kalmış eski leri tek tek açılım boyutuyla ele alma derdine girmiş görünüyor. benim hain yada vatansever kıstasım denk şeyler üstüne olmalı kananatimi gerçekler belirler. tarihte gerçeklerden yola çıkılarak ortaya konur duygusallıklara değil. onun için nazım benim için sovyetlerin çocuğudur, son padişahla kıyası mümkün değildir.


belgemi dediniz???? alın okuyun!!!


Kim demiş ‘Nazım Hikmet vatan şairidir' diye…

Bazı kesimler Nazım Hikmet için, ‘sürgündeki şair', ‘vatan şairi' derken, gerçekler bu söylemleri bir bir yalanlıyor. Nazım'ın yaptığı işler ve söylediği sözler, onun ‘vatan şairi' değil, tam anlamıyla bir ‘vatan haini' ve ateist olduğunu gösteriyor.

resim74692_2.jpg



CUMHURİYET GAZETESİ: MİLLET NAZIM'IN YÜZÜNE TÜKÜRSÜN-


Ölümünün 46. yılında yapılan programlarla anılan ve laik kesim tarafından hala ‘memleket sevdalısı' gibi gösterilmeye çalışılan Nazım Hikmet, “Beni yaratan Stalin'dir. Gözlerimin ışığını Stalin'e borçluyum. O beni yarattı, O beni yaşatıyor. Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum” şeklinde konuşarak hem ateistliğini açıkça belli etmiş, hem de hangi vatana mensup olduğunu açıkça ifade etmişti.



Ölümünün 46. yılında bile kartel gazeteleri ve bazı yayın organları tarafından kendisinden övgüyle bahsedilen ve ‘vatan şairi' olarak anılan Nazım Hikmet, “Beni yaratan Stalin'dir. Gözlerimin ışığını Stalin'e borçluyum. O beni yarattı, O beni yaşatıyor” şeklinde Stalin'e olan hayranlığını belirtirken adeta dine olan kindarlığını ve ateistliğini gözler önüne sermişti.

NAZIM'IN VATANI SOVYETLER!
Türk varlığı aleyhine gayret gösteren bir casus, kanun karşısında otuz yıl hapse, halk vicdanında ebediyen hiçliğe ve lanetlenmişliğe mahkûm edilmiş bir halk düşmanı olan Nazım Hikmet, ‘Ben Sovyetler birliğinin çocuğuyum' diyerek, hangi vatanın şairi olduğunu kendi ağzından söylüyor.

SOVYETLERİN ÇOCUĞUYUM

“O kadar bahtiyarım ki! Ben bütün hayatımı, idealimi, aşkımı bu muazzam şehre borçluyum. Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum” diyen Nazım Hikmet, Stalin'in kendisi için çok önemli olduğunu belirtmiş, Türk halkının da katil olacağını söylemekten çekinmemiştir: “Bugün memleketimin halkı Amerikan emperyalistlerinin elinde esirdir. Türk Halkı Amerikan üniforması giydirilerek Kore'ye katil olmaya gönderilmektedir. Stalin benim için çok mühimdir. Gözümün ışığı, fikirlerimin kaynağıdır.”

DAMARINDA BİR GRAM TÜRK KANI OLMAYAN NAZIM!
İstiklal savaşımızda 18 yaşındaki delikanlılardan 70 yaşındaki dedelere kadar erkekler cephede savaştı. Yaşlı teyzelerimiz de vatan malı ıslanmasın diye kış günü bebeğinin üzerindeki örtüyle silahların üzerini örterken, Nazım Hikmet 20 yaşında cepheye koşacağı yerde komünist Sovyetler Birliğine devrimi kutlamaya koştu

STALİN'E AĞIT YAKAN BİRİ TÜRK OLABİLİR Mİ?
Lenin, 6 yıl içinde 815 bini köylü olmak üzere yaklaşık 2 milyon kişiyi katletmiştir. Nazım Hikmet, bu gerçeği bile bile Türkiye'yi Moskova'ya uydu komünist bir devlet haline getirmek için mücadele etmişti. Nazım, Stalin için ‘Beni o yarattı' diyecek kadar ateist bir insandı. Stalin, 112 bin Türk ailesini buzlara gömüp, 425 bin Türk'ü yük vagonlarında haftalarca aç, susuz, tuvaletsiz, havasız bırakarak yerlerinden ederken, Nazım, Stalin'in öldüğü akşam Budapeşte radyosundan Stalin'e şiirler, ağıtlar okumuştu. Damarında bir gram Türk kanı taşımayan Nazım Hikmet, Stalin'in katlettiği milyonlarca Türk için bir nebze üzülmemişti.

TANRISI STALİN OLANIN…

Laikçi kesim Nazım Hikmet'i vatan şairi olarak göstermeye çalışıp, memleket hasretiyle öldüğünü söylemeye çalışırken, bu sözleri kolladıkları adam Nazım Hikmet kendi cümleleriyle yalanlıyor. 1951'de Moskova Radyosu, havaalanında Nazım'ın, “Beni yaratan Stalin'dir. Gözlerimin ışığını Stalin'e borçluyum. Her şeyimi O'na borçluyum. O beni yarattı, O beni yaşatıyor” sözlerini dinleyicilerine yansıtmıştır. Haber bülteninde Nazım'ın “Bundan sonra şehrim Moskova, vatanım Rusya'dır. Ömrümün sonuna kadar Stalin'in bayrağı altında vazife göreceğim” demesine rağmen, ülkemizdeki bir takım medya organları onu hala Türkiye sevdalısı bir insan gibi göstermeye çalışıyor.

“TÜKÜRÜN NAZIM'IN YÜZÜNE!”

Bugün sıkı ‘Nazımcı' kesilen çevreler, daha önce ‘Tükürün kızıl şaire, katile' diyerek kampanya başlatmışlardı. Vakit, arşivlerin tozlu rafları arasında kalan bir belgeyi de gün yüzüne çıkarmış, bugün Nazım'ı göklere çıkartan kesimlerin daha önceleri ‘yüzüne tükürülsün diye resmini bastırdıklarını' belgelemişti. 12 Temmuz 1951 tarihli nüshasında; Nazım Hikmet'in, Moskova'da Sovyet Muharrirler Birliği Umumi Katibi Fadeyev ile kol kola çekilmiş fotoğrafını basan Cumhuriyet'in haberinde şöyle denilmişti: “Sovyetler, Nazım Hikmet'in Moskova'da aldırdıkları boy boy şekil şekil resimlerini bütün dünya fotoğraf ajanslarına dağıtmaya başlamışlardır. Yukarıda gördüğünüz resim, bunlardan biridir. Bu fotoğrafı sütunlarımıza geçirirken, şair Eşref'in, tavsiyesi aklımıza geliyor. Bu tavsiye, ‘Resmini teksir ettirip dağıt ki, millet doya doya yüzüne tükürsün' mealindedir. Biz de yukarıdaki resmi, Nazım hesabına aynı gaye ile basmış bulunuyoruz.” “Nihayet resmi de geldi” başlıkla haberde Cumhuriyet, halka, “Nazım'a tükürün” diye seslenmişti.

NAZIM HİKMET KİMDİR?
Nazım Hikmet, 20 Kasım 1901'de Selanik'te doğdu. Şiir yazmaya daha okul çağlarında şair dedesi Nazım Paşa'nın etkisiyle başladı. Hastalığı nedeniyle 17 Mayıs 1920'de, subaylıktan çürüğe çıkarıldı. 5 Mart 1933'te hakkında ‘halkı rejim aleyhine kışkırtmak' suçuyla ve 22 Mart 1933'te gizli örgüt kurmaktan davalar açıldı. İdam talebiyle başlayan dava 31 Ocak 1934'te 5 yıl hapis kararıyla son buldu ve genel afla serbest kaldı. Ardından yine dine, vatana ve millete karşı yazıları ve şiirleri nedeniyle çok sayıda dava açılan ve cezaevine giren Nazım Hikmet, 12 yıl 7 ay yattı, yine genel afla serbest kaldı. Sonrasında çürüğe ayrıldığı halde Sivas'ın Zara ilçesine askere gitmesi tebliğ edildi.

YALANCI NAZIM, ROMANYA'YA KAÇMIŞTI
17 Haziran 1951 sabahı, askerlik işini düzeltmek amacıyla Ankara'ya gideceğini söyleyerek evden ayrılan Nazım Hikmet'in 20 Haziran 1951'de Romanya'ya vardığı Bükreş Radyosu'ndan öğrenildi. Akrabası yazar Refik Erduran'ın kullandığı bir sürat motoruyla İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e açılmış, Bulgaristan sahillerine çıkmayı amaçlarken, yolda rastladığı bir Rumen şilebiyle Romanya'ya gitmişti. Oradan Moskova'ya geçmesi üzerine, Nazım Hikmet, 25 Temmuz 1951'de, Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarılmıştı. Türk vatandaşlığından çıkarılan Hikmet, Polonya vatandaşlığına geçer ve Borzecki soyadını alır.


kaynak
 
Geri
Üst