- Katılım
- 7 Şub 2007
- Mesajlar
- 20,136
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
TÜRK Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet'in laiklik ilkesinin yılmaz bekçisidir...
TÜRK - İSLAM SENTEZİ
TÜRK Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet’in laiklik ilkesinin yılmaz bekçisidir... Hiç kuşku yok.. “İrtica” der, başka bir şey demez... Şüphesiz öyle... Bu ilkesel duruş üzerinden “iç düşman” tarifi yapar... Bunu da biliyoruz. Ve fakat... Böylesi tarihi bir misyona sahip olmasına rağmen... “Türk Silahlı Kuvvetleri” ile “muhafazakâr sağ”ın arası, çoğu zaman gayet iyi olmuştur. Hatta o kadar iyi olmuştur ki... 12 Eylül’de Türk Silahlı Kuvvetleri, sola karşı “muhafazakâr sağ” ile işbirliği yapmıştır. “Türk-İslam sentezi”, o dönem devletin resmi ideolojisi haline gelmişti... Daha ne olsun!
KIRILMA TARİHİ 28 ŞUBAT
Bu işin kırılma tarihi 28 Şubat’tır... Türk Silahlı Kuvvetleri, “Refahyol iktidarı”nı laiklik açısından tehlikeli bulup topyekûn savaşa girişince... “İç düşman”ı tarif edip hükümeti devirince... Muhafazakâr sağ kitle nezdinde Türk Ordusu’nun imajı yara aldı... “Dini değerlerle başı hoş olmayan bir ordu...” algısı ortaya çıktı... Ve böylece... “Ordu/Millet” demeye meraklı... “Ordu peygamber ocağıdır” cümlesini dilinden düşürmeyen... “Mehmetçik adını Peygamber’den almıştır” diyerek yakınlığa vurgu yapan... Muhafazakâr sağcılar, artık bu türden lafları etmez oldular...
Ve derken AK Parti iktidara geldi... Muhafazakâr sağ kitlenin Türk Ordusu’na karşı 28 Şubat’tan kalma kırgınlığı şöyle bir işe yaradı: Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Ahmet Altan, Eser Karakaş gibi liberal/demokrat aydınların, “Asker-sivil ilişkilerinin Batı standartlarına yaklaşması” talebi ile muhafazakâr sağ kitlenin Türk Ordusu’na karşı kırgınlığı örtüştü...
'DİNİ DEĞERLERLE BAŞI HOŞ OLMAYAN TÜRK ORDUSU' ALGISI
Böylece... Aydınların “ideal bir asker-sivil ilişkisi” arayışları, ilk kez toplumsal anlamda karşılık buldu... Ancak unutmayalım ki: AK Parti tabanını, “memleketin ideal bir asker-sivil ilişkisine kavuşması” gibi bir anlayış motive etmedi/etmiyor. AK Parti tabanını, “Dini değerlerle başı hoş olmayan Türk Ordusu” algısı motive etti/ediyor... Liberal demokrat aydının derdi: Batılı standartlara uygun bir asker sivil ilişkisi... AK Parti tabanının derdi: Askerin dine yaklaşımından duyulan rahatsızlık...
BAŞBUĞ'U BU DENLİ ÖFKELENDİREN VE KAYGILANDIRAN...
Taraf Gazetesi istediği kadar yayın yapsın... Mehmet Altan istediği kadar “Asker ne karışıyor bu işlere” desin... Eser Karakaş istediği kadar Batılı ülkelerdeki asker sivil ilişkilerinden örnekler versin... Ali Bayramoğlu istediği kadar asker için sınırlar çizsin... Bunların hiçbiri ama hiçbiri... Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u bu denli öfkelendirip kaygılandıramazdı... Başbuğ’u bu denli öfkelendiren ve kaygılandıran, 28 Şubat hafızasının harekete geçirdiği muhafazakâr kitle ile liberal demokrat aydınların ideallerinin örtüşmesidir...
BU DİNAMİK ASKERİ ÜRKÜTÜYOR
Asker bu örtüşmeden fazlasıyla rahatsız... Bu dinamik askeri ürkütüyor... Bu buluşma Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından büyük bir tehdit olarak algılanıyor. Bütün bunlardan sonra “Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ neden ‘Allah Allah’ dedi” sorusunun yanıtını verebiliriz...
Olay şudur: Asker muhafazakâr sağ kitlenin algısını değiştirmeye çalışıyor... Bu nedenle... “Ordu din düşmanı değildir” mesajının altı çiziliyor... Bu nedenle... “Bizi din düşmanı olarak gösteriyorlar” diye yakınılıyor... Bu nedenle... “Ordu Peygamber ocağıdır” cümlesine vurgu yapılıyor... Bu nedenle... “Askerimiz düşmana taarruz ederken ‘Allah Allah’ diyor” şeklinde açıklamalar yapılıyor... Bu nedenle... “Allah’ın evi olan camilere saldıracağımızı söyleyenleri lanetliyoruz” diye ortalık inletiliyor...
TÜRK - İSLAM SENTEZİ
TÜRK Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet’in laiklik ilkesinin yılmaz bekçisidir... Hiç kuşku yok.. “İrtica” der, başka bir şey demez... Şüphesiz öyle... Bu ilkesel duruş üzerinden “iç düşman” tarifi yapar... Bunu da biliyoruz. Ve fakat... Böylesi tarihi bir misyona sahip olmasına rağmen... “Türk Silahlı Kuvvetleri” ile “muhafazakâr sağ”ın arası, çoğu zaman gayet iyi olmuştur. Hatta o kadar iyi olmuştur ki... 12 Eylül’de Türk Silahlı Kuvvetleri, sola karşı “muhafazakâr sağ” ile işbirliği yapmıştır. “Türk-İslam sentezi”, o dönem devletin resmi ideolojisi haline gelmişti... Daha ne olsun!
KIRILMA TARİHİ 28 ŞUBAT
Bu işin kırılma tarihi 28 Şubat’tır... Türk Silahlı Kuvvetleri, “Refahyol iktidarı”nı laiklik açısından tehlikeli bulup topyekûn savaşa girişince... “İç düşman”ı tarif edip hükümeti devirince... Muhafazakâr sağ kitle nezdinde Türk Ordusu’nun imajı yara aldı... “Dini değerlerle başı hoş olmayan bir ordu...” algısı ortaya çıktı... Ve böylece... “Ordu/Millet” demeye meraklı... “Ordu peygamber ocağıdır” cümlesini dilinden düşürmeyen... “Mehmetçik adını Peygamber’den almıştır” diyerek yakınlığa vurgu yapan... Muhafazakâr sağcılar, artık bu türden lafları etmez oldular...
Ve derken AK Parti iktidara geldi... Muhafazakâr sağ kitlenin Türk Ordusu’na karşı 28 Şubat’tan kalma kırgınlığı şöyle bir işe yaradı: Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Ahmet Altan, Eser Karakaş gibi liberal/demokrat aydınların, “Asker-sivil ilişkilerinin Batı standartlarına yaklaşması” talebi ile muhafazakâr sağ kitlenin Türk Ordusu’na karşı kırgınlığı örtüştü...
'DİNİ DEĞERLERLE BAŞI HOŞ OLMAYAN TÜRK ORDUSU' ALGISI
Böylece... Aydınların “ideal bir asker-sivil ilişkisi” arayışları, ilk kez toplumsal anlamda karşılık buldu... Ancak unutmayalım ki: AK Parti tabanını, “memleketin ideal bir asker-sivil ilişkisine kavuşması” gibi bir anlayış motive etmedi/etmiyor. AK Parti tabanını, “Dini değerlerle başı hoş olmayan Türk Ordusu” algısı motive etti/ediyor... Liberal demokrat aydının derdi: Batılı standartlara uygun bir asker sivil ilişkisi... AK Parti tabanının derdi: Askerin dine yaklaşımından duyulan rahatsızlık...
BAŞBUĞ'U BU DENLİ ÖFKELENDİREN VE KAYGILANDIRAN...
Taraf Gazetesi istediği kadar yayın yapsın... Mehmet Altan istediği kadar “Asker ne karışıyor bu işlere” desin... Eser Karakaş istediği kadar Batılı ülkelerdeki asker sivil ilişkilerinden örnekler versin... Ali Bayramoğlu istediği kadar asker için sınırlar çizsin... Bunların hiçbiri ama hiçbiri... Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u bu denli öfkelendirip kaygılandıramazdı... Başbuğ’u bu denli öfkelendiren ve kaygılandıran, 28 Şubat hafızasının harekete geçirdiği muhafazakâr kitle ile liberal demokrat aydınların ideallerinin örtüşmesidir...
BU DİNAMİK ASKERİ ÜRKÜTÜYOR
Asker bu örtüşmeden fazlasıyla rahatsız... Bu dinamik askeri ürkütüyor... Bu buluşma Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından büyük bir tehdit olarak algılanıyor. Bütün bunlardan sonra “Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ neden ‘Allah Allah’ dedi” sorusunun yanıtını verebiliriz...
Olay şudur: Asker muhafazakâr sağ kitlenin algısını değiştirmeye çalışıyor... Bu nedenle... “Ordu din düşmanı değildir” mesajının altı çiziliyor... Bu nedenle... “Bizi din düşmanı olarak gösteriyorlar” diye yakınılıyor... Bu nedenle... “Ordu Peygamber ocağıdır” cümlesine vurgu yapılıyor... Bu nedenle... “Askerimiz düşmana taarruz ederken ‘Allah Allah’ diyor” şeklinde açıklamalar yapılıyor... Bu nedenle... “Allah’ın evi olan camilere saldıracağımızı söyleyenleri lanetliyoruz” diye ortalık inletiliyor...
KAYNAK