Öcalan: AKP Türkiye'yi parçalayacak

WaTcHFuL

EVERYWHERE
Altın Üye
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
10,456
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Bizim Muhattap Olduğumuz Tek Gerçek Zihnimizde Yaş
Teröristbaşı Abdullah Öcalan: AKP Türkiye'yi parçalayacak..

185644.jpg


Terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, Adalet Bakanlığı’ndan gelen heyetle uzun uzun görüştüğünü belirterek, “Açılıma karşı değilim ama yöntem yanlış” dedi. Eğer doğru yöntem belirlenmezse AKP’deki mevcut zihniyetin Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalanmaya götüreceğini ifade eden Öcalan, “Bu sorunun kesin çözümü için, nasıl olacak bilmiyorum ama Meclisin bir karar alması lazım” mesajını verdi.

Abdullah Öcalan’ın haftalık olağan görüşmesinde cezaevi koşulları ile gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Hücre cezasının henüz uygulanmadığını belirten Öcalan, Adalet Bakanlığı’ndan gelen bir heyetle görüştüğünü kaydetti.

ADALET BAKANLIĞI’NDAN HEYETLE GÖRÜŞTÜM
“Hücre cezası henüz uygulamaya başlanmadı, karara itiraz ettim, birkaç güne kadar belli olur” diyen Öcalan, şunları söyledi:

“Buraya getirilen arkadaşlarla bir kez görüştüm. Buradaki görevliler, ileride Televizyon vereceklerini belirttiler. Adalet Bakanlığı’ndan gelen heyetle görüştüm. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif İşleri Müdürü de vardı. Bu görüşmeden sonra kapının üstünde aşağıya ve yukarıya yeni bir pencere açtılar. Kaldığım odada yatak, dolap, masa var. Onun dışında bana iki-üç adım mesafesinde yer kalıyor. Yatak, Masa ve Dolap yeri dışında enine iki adım boyuna üç adımlık mesafe var. Bütün yer bundan ibarettir.”

HEYETLE UZUN UZUN GÖRÜŞTÜM
İmralı’ya giden heyetle yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi veren Öcalan, şunları ifade etti: “Ceza ve Tevkif işleri Müdürü geldi. Uzun uzun görüştük. Ben ona da anlattım. Siyasi çözüm olmazsa bu sorunun çözülemeyeceğini söyledim. Bana diyor ki; ‘sen iyi halli olursan biz senin koşullarını düzeltiriz’ diyor. Yani bana uslu ol diyorlar, çocuk muamelesi yapıyorlar. Ama beni kandıramazlar. Ben asla ilkelerimden taviz vermem. Benim en önemli özelliğim ilkeli olmamdır. Bunu Müdüre de söyledim, Benim duruşumun özü şudur. Ben ilkeliyim ama pratikte esneğim. Benim kişiliğimin en önemli özelliği budur. Yani ilkede katılık, pratikte esneklik. Son derece ilkeliyim ve pratikte esneğim. Geçenlerde Hürriyet’te de yazmıştı; 1996’ya kadar bana karşı on tane komplo denenmiş, bugüne kadar yirmi olmuştur. Burada da birçok deneme yapıldı. Fakat ben bütün bunlara rağmen ilkeli duruşumu sürdürüyorum, bu duruşumdan vazgeçmem. Herkes bunu böyle bilmelidir. Burada benim üzerimden de Kürt özgürlük hareketini kendilerince tasfiye etmeye çalıştılar. Ama benim ne kadar ilkeli biri olduğumu hesaba katmadılar. Bunu bana yaptıramazlar.”

AÇILIMA DEĞİL YÖNTEMİNE KARŞIYIM
Öcalan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben de söylüyorum; açılıma karşı değilim ama yöntem yanlış. Doğru yöntem belirlenmeli. Siz arabayı atın önüne koyarsanız olmaz. Zaten araba iple ata bağlıdır. Doğrusu atı arabanın önüne bağlamaktır. Ama bu açılımda temel yanlış şudur; arabayı atın önüne koyuyorlar. Peki böyle olur mu? Bu şekilde araba hareket eder mi, etmez. Bu ata da arabaya da zarar verir. Temel sorun yöntem sorunudur. Yasa ve yönetmelikten önce bu gereklidir. Özellikle bu çocuklarla ilgili yasa, 221 etkinlik pişmanlık yasası vb. değişikliklerle sorunu çözeceklerini sanıyorlar böyle olmaz.”

PİŞMANLIK YASASI PROVOKASYONDUR
“Özellikle pişmanlık yasası bir tuzaktır, provokasyondur. Bu kabul edilemez. Bu yöntemle Maxmurdan bir kişi bile gelmez. Bu işin, sorunun siyasi olduğu ve siyasi şekilde çözüleceğinin kabul edilmesi lazım. Bakın 50 bin ölüm var, buna terör diyorlar. Yunan savaşında bile beş bin kişinin öldüğü söyleniyor. Burada elli bin kişinin öldüğü yerde terörden bahsedilmez, orada savaş vardır. Savaşın da tarafları vardır ve sorun taraflar arasında çözülür. Bu müzakere ile olur, diyalogla olur. İlla muhatap ben olayım demiyorum, PKK’yi de muhatap alabilirler, olmazsa DTP’yi de alabilirler, o da olmazsa o zaman içinde PKK’lilerin yer alabileceği halktan sorunla ilgili insanlardan oluşturulmuş bir heyetle de görüşmeler yapabilirler.”

KESİN ÇÖZÜM İÇİN MECLİS KARAR ALMALI
“Doğru yöntem belirlenirse ben de çözüm konusunda üzerime düşeni yaparım. Eğer doğru yöntem belirlenirse, ortam oluşursa ben silahlı güçlerin geri çekilmesini ve uygun yere konumlanmasını sağlarım. Buna hala gücüm var, bana itimat ederler. Bu son yaşananlar da halkın da bana bağlı olduğunu gösteriyor. PKK’nin içinde onlarca grup var, dağlardaki grupların hepsi otonomdurlar zaten. Bunları ancak ben kontrol edebilirim, ben silahsızlandırabilirim. Bu sorunun kesin çözümü için, nasıl olacak bilmiyorum ama Meclisin bir karar alması lazım. Bunun için benim de önümün açılması lazım. Tüm bunlara yol haritasında belirtmiştim.”

DOĞRU YÖNTEM BELİRLENMEZSE AKP DE BİTER
“İnfaz Hakimi, hücre cezası kararında, ‘sen buradan savaş kararı, talimat veriyorsun’ diyor. Ben burada savaş kararı, talimat verecek durumda değilim, sadece tespitlerde bulunuyorum. Ben burada benimle görüşmeye gelen heyete de söyledim, DTP’ye de söylüyorum, PKK’ye de söylüyorum. Demokratik çözüm ve siyasetin önü açılmalıdır. Buradan Erdoğan’a da sesleniyorum. Eğer doğru yöntem belirlenmezse, demokratik siyaset ve çözümün önü açılmazsa nasıl ki Enver Paşa ittihatçılığı Osmanlıyı parçaladıysa AKP’nin mevcut olan zihniyeti de Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalanmaya götürür, AKP de biter. CHP ve MHP’nin iktidarında ise kan akar. Ben Sayın Erdoğan’ın iyi niyetli olduğunu düşünüyorum, hala inanmak istiyorum. AKP içinde dürüst olanlar var, gerçek anlamda demokratik çözümden yana olanlar var. Ama bunların ne kadar etkili olduklarını bilmiyorum. AKP içinde tasfiyeci olanlar da çoktur. Ben hala demokratik çözüm için elimden geleni yapabilirim. Ama demokratik çözümün önü açılmazsa KCK kendi yolunu belirler, savaşa da barışa da kendisi karar verir. Ben buradan hiç bir şeye karışamam. Bu doğru da olmaz.”

DTP KAPATILSA DA YOLA DEVAM EDİLİR
DTP’nin kapatılması davasını da değerlendiren terör örgütü PKK'nın lideri Öcalan, “DTP kapatılması davasının kararı muhtemelen Cuma günü çıkacakmış. Dünyanın sonu değil, kapatırlarsa da mücadelelerini sürdürürler, yollarına devam ederler. Yine Türkiye’de her kesimden demokratları içine alan demokratik bir yapılanmaya gidilebilir” ifadelerini kullandı.

AÇILIM ŞART AMA YÖNTEM DOĞRU DEĞİL
Öcalan açılım sürecine karşı olmadığını ancak yöntemin yanlış olduğunu şöyle dile getirdi:

“Nuray Mert, yazısında bu açılımın gerekli olduğunu ama yöntemin yanlış olduğunu söylüyor. Doğrudur açılım şarttır fakat yöntem doğru değildir. Bunlar İngiliz siyasetidir, Amerika yürütüyor. Bu İngilizler müthiş. Dört yüz yıldır dünyayı yönetiyorlar. Türkiye’de de İngilizler bir yandan Kürtleri kışkırtıyorlar diğer yandan da devlete de bastırın diyorlar, ikili oynuyorlar. Bu politika “tavşana kaç tazıya tut” politikasıdır. Bu durumu üç örnekle açıklayacağım. Birincisi; 1925 Şeyh Sait döneminde Binbaşı Noel vasıtasıyla Kürdistan’da Şeyh Saitlerle görüşüp alttan destekliyormuş gibi yaptılar ve Seyit Abdulkadir’le de İstanbul’da görüşerek bir yandan Kürtleri kışkırttılar öbür taraftan kendi adamları olan İnönü ve Recep Peker, Fevzi Çakmak, bunlarla Mustafa Kemal’in etrafını sararak etkisizleştirdiler ve Hükümeti ellerine aldılar. Bu süreçte bir yandan Kürtleri kışkırttılar öte yandan da Kerkük ve Musul’u almak karşılığında Hükümeti de bastırma konusunda desteklediler. Çok acılar yaşandı.”

kaynak
 

Ekli dosyalar

  • 185644.jpg
    185644.jpg
    4.9 KB · Görüntüleme: 2,644
Sen mi karar vereceksin yani.Törör bitmezmiş ben seni birkaç yıl sonra göreceğim.Halkım dediğin o insanlara nasıl cevap vereceksin.Stalini model alan bir adamdan ne beklersin.Sizin bu lenibist marksist düşüncenizi elbet yıkacağız inşaAllah...
 
Tanri istemedigi sürece Türkiye parcalanmayacak
 
İtoğşu,İt.Katil,bu zamana kadar kendisi ve çapulcuları niçin savaşıyorlar sanki..
 
aslında bu adamı öldürecen öcalansız açılıma hayır diyenlere de öküz öldü ortaklık bitti deyip haerkez işine canı isteyen durur burda istemeyen ahanda ırakta insan sıkıntısı var gitsinler oraya
 
bahceli ile baykal da aponun söylediğinin aynısını söylüyor

demekki başbakan doğru yolda
 
öcalan basit bir marksist sol fraksiyon (Apocular) şefi iken diğer bütün irili ufaklı hücreleri yutan Pkk ya dönüşmeyi,çeşitli sebeplerle,CIA,KGB,MOSSAD ve Fransız,İngiliz,Alman istihbarat servislerinin, farklı zamanlarda kendilerine sağlamış oldukları lojistik desteklere (PARA,SİLAH,EĞİTMEN,ARAÇ,YOLCULUK) borçlu değilmi? 2002 Öncesi kandil dağında ortaya çıkarılan 5000 kişiye ekmek çıkarabilecek kapasitedeki fırın incirlik üssünden keşif amaçlı havalanan Amerikan helikopterlerinin indirdiği malzemelerle yapılmadımı? Suriye ve Irak'taki Pkk kamplarında MOSSAD ajanlarının eittiği teröristler İstanbulu,Ankarayı ve Türkiye'nin her tarafını,kadın,çocuk,yaşlı demeden katlederek kana bulamadımı?
 
ha akp ha öcalan ne farkı var?
 
Beyler kaynak yanlıdır söyleyeyim Mahmur u Maxmur yazıyo Okk' lılar değil PKK' liler yazmış yani ufak ufak onların ağzı ile yazılmış dikkat
 
Bu mahlukatın sözlerini kaale alıp burada yazmasanız bence daha yerinde olur.Haybeye reklamını yapıyoruz...No advert....
 
birde sövmenin adı günah ..................nın evladı bu ülkeyi bölmemek içinmi çıkmış dağa
 
Geri
Üst