İyi ki dönmüşüm

64general1

New member
Katılım
14 Haz 2007
Mesajlar
1,720
Reaction score
0
Puanları
0
KOSKOCA adamların, hiç utanıp sıkılmadan, "Tamam, bizim adamımız bir yaramazlık yapmış olabilir ama sizin adamlarınız da yaramazlık yapmıyor mu?" diye kendilerini savunduklarını gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

Bir zamanlar konuşmalarını "Sartre'ın Nobel'i ret konuşması"nı dinler gibi heyecanla dinlediğim saygıdeğer insan Abdurrahman Dilipak'ın, bu kadar yüz kızartıcı bir olay karşısında "Belki kıza nikah yapmıştır" gibi bir mazereti dile getirdiğini gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

"Güzel ahlakı tamamlamak" için gönderilmiş bir önderin davasının, bırakın güzel ahlakı, ahlakın kendisini paçavra eden adamların eline düştüğünü gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

Bugün "Konu yargıdadır" diye ortalığın tozunu attıranların, daha dün ortada bir yargı kararı falan olmadığı halde "Ergenekoncular pornocu çıktı" diye manşet attığını gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

Kendisine köşe açıp sözüm ona İslam davasını savundurdukları bir yazarın, "yeryüzünün en aşağılık suçunu işlediği iddiasıyla tutuklanmış" olması karşısında biraz utanıp sıkılmak, şöyle sessiz bir "Tövbe estağfurullah" çekmek yerine, bin dereden su getiren sıkılmazları gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

"Biz Müslümanların gür sesiyiz" diyerek hava basan adamların, bırakın İslam'ı, insanlığın bile kabullenemeyeceği iğrenç bir suçlamayla karşı karşıya kaldıklarında, "Ama manken kız da tostumu yedim bekliyorum diye mesaj atmıştı" gibi abuk bir savunmayla kendilerini temize çıkartma gayretlerini gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

Kendi gettolarından birinin karşılaştığı küçük ya da büyük her türlü suçlama karşısında "Komplodur komplo" diyen ve böylece kendilerini rahatlatan adam ya da kadınları gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...

Yapılması gereken

DOĞRUDUR... Hüseyin Üzmez hakkında mahkeme henüz son sözü söylemiş değildir...

Ancak...

Hukuk sisteminde "tutuklama kararı", sanığın aleyhinde çok ağır bir tedbirdir...

Tutuklama kararının verilebilmesi için, "çok kuvvetli suç şüphesi" olması gerekir...

"Soyut isnat" üzerine tutuklama kararı verilemez...

"Somut deliller" söz konusu ise, tutuklama kararı verilebilir...

Hüseyin Üzmez ile ilgili işin hukuki kısmı budur...

Peki böyle bir durumda...

İslami değerleri savunduğunu iddia eden bir gazetenin yöneticisi ne yapar?

Düşünün: Köşe verdiği adam 14 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizden gözaltına alınmış... Hatta adam, "çok kuvvetli suç şüphesi" ile tutuklanmış...

Evet, ne yapar böyle bir gazetenin yöneticisi?

Ne yapacak?

Önce utanır, sıkılır, boğulacak gibi hisseder kendisini... "Biz nasıl oldu da böyle bir adama köşe verdik" diye hafiften bir muhasebeye girişir... Ardından "Mahkeme kararını vermiş olmasa da herhangi bir yazarımın böyle bir suçlamayla tutuklanmasını dahi kabul edemem" der... Mahkeme tamamlanıncaya kadar yazarıyla ilişkisini keser... "Komplo" demez... Hatta sorumluluğun daha fazlasını üzerine alıp, "Utanç duyuyoruz" diye manşet atar... "Savunma" psikozuna girmez...

Ama tabii bunları yapmak için...

O gazete yöneticisinin yüzünün kızaracak denli gelişmiş bir ahlaka sahip olması gerekir...

Tutturmuşlar Fadime diye

"HÜSEYİN Üzmez olayı", 28 Şubat'ta ortaya çıkan "Fadime olayı"na benziyormuş...

O zaman şu "Fadime olayı"nı anımsamakta yarar var...

Kimdi Fadime?

Ali Kalkancı adlı bir şeyh bozuntusunun tezgahına düşmüş türbanlı bir kızdı...

Kalkancı'nın kendisine büyü yaptığına inanıyordu...

Büyüyü bozdurmak maksadıyla Aczmendi Lideri Müslüm Gündüz denilen soytarının eteğine yapışmıştı...

O da sakalını sıvazlayıp, "Büyüyü bozmam için seninle yatmam gerekir" demişti...

Fadime de razı olunca...

İş yatak faslına gelmişti...

İşte tam o sırada polisler Müslüm Gündüz'ün evine baskın vermiş ve Müslüm denilen adam yarı çıplak yakalanmıştı...

Evet...

Ne bir eksik, ne bir fazla... Budur Fadime olayı...

* * *

İslami kesimde yıllardır bu olay üzerine şu teraneler dile getiriliyor:

"Bu olay 28 Şubat'ı yapanların işine gelmiştir... 28 Şubat yanlıları bu olayı her akşam ekranlara getirerek kullanmışlardır... Müslüm aslında 28 Şubatçıların adamıydı... Fadime komplonun tam göbeğinde yer almıştır... Hatta Ali Kalkancı da İslam düşmanı bir adamdı..."

Bu teranelerin hiçbir anlamı ve karşılığı yoktur...

Değil mi ki sen Ali Kalkancı gibi sahtekarlarla hesaplaşmıyorsun... Değil mi ki sen her gördüğün sakallıyı koruman altına alıyorsun... Değil mi ki sen bu tür komplolara zemin hazırlıyorsun... Değil mi ki sen kendi içinden çıkan adamların rezilliklerine kol kanat geriyorsun... Değil mi ki sen getto mantığını terk edemiyorsun...

O halde sana komplo kurarlar kardeşim... Bu yüzden "Bana komplo kuruyorlar" diye ağlayıp sızlamaya hiç mi hiç hakkın yoktur...


Ahmet HAKAN
 
Ahmet Hakan iğreç bulduğum bir yazardır daha düne kadar zırvalıyordu şimdi gelmiş ekmeğini yediği dincilerin kapısını kirletiyor...

kişiliksiz yazarlara ihtiyacımız yok
lafa karnımız tok bizim endek döndek, dönme ,travesti, transit yazarlara ihtiyacımız yok


Ahmet Hakan adın çıktı 9 a inmez 8 e..

sicilin i temizleyebilmen için çok emek vermen ve samimiyetini inandırman gerek

biz kılıktan kılığa giren ikiyüzlü yalancı takkıyecilerden bıktık

değiştim diyen adi ümmetçi soysuzlardan bıktık

yazılarında kıvırttığın an bir daha ağzınla kuş tutsan nafiledir
 
Bu forumda yazıları degil de yazarları yorumlamaktan ne zaman vazgececeksiniz?

Adam yazmıs kardesim...

Katılmadıgın bir nokta varsa soyle tartısalım...

Aslında boyle yazara saldırdıgınızda soyleyecek soz bile bulamadıgınızı anlayıp seviniyorum...

Bu arada ekmek yedigi dincilerin kapısını kirletiyor demişsin...

Din kullanılmaya cok musaittir...

Zamanında Ahmet HAKAN da kullanmıstır...

Hatta buna emin ol dincilerde sevinmistir...

Çunku onları kullanıp kullanmadıgın ilgilendirmez. Onlar sadece dısardan nasıl gorundugunu onemserler... Ve aslında hepsi de aynıdır...

Hatta bence dini kullanmadan da para kazanabilecegi bir yere kapak attıgı icin Ahmet HAKANı kıskanıyorlar bile...

Ahmet HAKANın dini kullanması dogru birseydir demiyorum...

Hatta cok kalleşcedir... Ama adam yazmış...
 
bu ülkede kendi tuttuğun taraf lehine yazmak haktır, aleyhine ise günah, işbirliği yıkıcılıktır.kim olursa olsun dışlanır. hemde her kesim tarafından. bende diyorumki, hangi gazete, hangi taraf umrumda değil. ben doğruyu yazıp yazmadığına bakarım. ayrıca sadece o an için değil , her zaman için doğruyu yazıp yazmadığına bakarım. çünkü bizim en büyük yanlışımız bize dayatılan taraf olma zorunluluğunu kayıtsız şartsız kabul etmiş bir yığına dönüşmüş olmamızdır. önce kim bu deriz, doğrunun hiç önemi yok.bizdenmi? değilse ........et.
ne hoş işte emperyalist siyonistlerin istediği tablo. dem-ok-ra-si hu-guk ve yaş-ha bir araya gelmiş geriye ne kalmış. birbirini yemeye hazır, ahlaksızlığı, vurgunu, yalanı, dolanı manevi değerlerin ardına saklamış ve hak kabul eden insanlar topluluğu. yani biz. savunun bakalım rezilliğimizi, ve saldırın bakalım rezilliğimize. farekedin artık bu rezalet bu ayıp bizim.savunduğumuzunda saldırdığımızında biz olduğunu farkedin. kastım suçu işlediği iddia edilen şahıs değil. bunu savunurken veya saldırırken yaptığımız ahlaksızlık. ya gerçekten yasalara saygılı, demokratik ve hukuksal bir cumhuriyeti hak edecek insanlar oluruz, yada emperyalizmin kucağında namussuz şerefsiz sömürülen köle bir topluluk. halk olarak görevin kendin kadar başkalarınında hakkına saygı duymak ve suçluyu savunmamaktır. anlayana tabii.saygılarımla.
bu arada bu ülkede medya denilen iğrençlik abidesinden hala umut bekleyip okuyorsanız ve seyrediyorsanız zaten bizden umut yok demektir.
 
herzaman yazar gazete eleştirisi yapanlar millete yazar eleştirme deme hakkını nerden alıyolar ilginç. yani pes ya kendileri yapınca mübah baskası yapınca günah hep bu zihniyet
 
herzaman yazar gazete eleştirisi yapanlar millete yazar eleştirme deme hakkını nerden alıyolar ilginç. yani pes ya kendileri yapınca mübah baskası yapınca günah hep bu zihniyet

bu konuda haklisin volki hepimiz zaman zaman yazılanlardan cok yazarlari elestirmisizdir.. buna bende dahilim.. konunun disina kacmamak kaydiyla yazarda elestirilir yazilanda sonucta ikiside aynidir yazar düsünür kaleme alir okurda doğru yada yanlis okur bir anlam cikarir.. ha yazi elestirilmis ha yazar ikiside ayni sey.. saygılarımla
 
Bu forumda yazıları degil de yazarları yorumlamaktan ne zaman vazgececeksiniz?

Adam yazmıs kardesim...

Katılmadıgın bir nokta varsa soyle tartısalım...

Aslında boyle yazara saldırdıgınızda soyleyecek soz bile bulamadıgınızı anlayıp seviniyorum...

Bu arada ekmek yedigi dincilerin kapısını kirletiyor demişsin...

Din kullanılmaya cok musaittir...

Zamanında Ahmet HAKAN da kullanmıstır...

Hatta buna emin ol dincilerde sevinmistir...

Çunku onları kullanıp kullanmadıgın ilgilendirmez. Onlar sadece dısardan nasıl gorundugunu onemserler... Ve aslında hepsi de aynıdır...

Hatta bence dini kullanmadan da para kazanabilecegi bir yere kapak attıgı icin Ahmet HAKANı kıskanıyorlar bile...

Ahmet HAKANın dini kullanması dogru birseydir demiyorum...

Hatta cok kalleşcedir... Ama adam yazmış...


biz bu iyi niyetimizden dolayı hep kaybediyoruz.kulağımıza hoş gelen laflara yazılara pirim verirsek bizim hödüklerden farkımız kalmaz

damgayı bas hak edene ki adaletli olsun

meclise girenler ne yemini ediyor hiç düşündünmü
ettikleri yemine bakıp hepsinin Atatürkçü olduğuna inanıyormusun Cumhuriyetçi olduğuna inanıyormusun.

edilen namus şeref yeminine bile itimadımız kalmamışken kaşarın biri çıkmış güzel yazmış die pirim verilirmi bu pirimi verirsek hödüklerden farkımız kalırmı

yobazlar belki iç çatışma halinde olabilir belki yem atıyor olabilir niyetin ne olduğu açık değil ama yapılan iş ortadır bu işin geçmişi vardır ders almak gerek ....
 
Geri
Üst