84 yıl sonra ortaya çıkan tarihi gerçek(istiklal Marşımızı değiştirmek İstemişler)

TuğяuL

Banned
Katılım
14 May 2008
Mesajlar
2,259
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Ne gülüyorsun bu anlattığım senin hikayen!
os5xcg.jpg


84 yıl sonra ortaya çıkan tarihi gerçek
Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşı'nı değiştirme girişimlerinin ilkinin, marşın kabulünden 4 yıl sonra 1925 yılında yapıldığı ortaya çıktı.

Maarif Vekaleti'nin (Milli Eğitim Bakanlığı), batıyı çok fazla yerdiği ve Atatürk'ten bahsetmediği gerekçesiyle yeni bir marş yarışması düzenlediği, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'ne bağışlanan tarihi belgelerden anlaşıldı.

Van'da görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Kasım Kocabaş, internet aracılığıyla tanıştığı bir satıcıdan aldığı toplam 57 parça belgeyi Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'ne getirdi. Belgeleri inceleyen tarihçiler, İstiklal Marşı'nın 1921 yılında kabulünün ardından, 4 yıl sonra ikinci bir yarışma daha düzenlenerek, marşın değiştirilmek istendiğini tespit etti. Belgelerin dönemi aydınlatacak nitelikte olduğu vurgulandı. Belgeleri inceleyen Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı, ikinci yarışmanın Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından düzenlendiğini ifade etti.

İstiklal Marşı'nın 1921'de Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildikten sonra neden tekrar bir yarışmaya gidildiğinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı, "İncelediğimiz belgelerde yarışmayı dönemin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Hars (Kültür) Müdürlüğü'nün düzenlediğini ve bu yarışmaya 57 başvuru yapıldığını tespit ettik. Hars Müdürü Dr. Hamit Zübeyir Koşay'ın notlarını incelediğimizde Mehmet Akif Ersoy'un şiirinin, batıyı çok fazla yerdiği, manevi unsurlar ağır bastığı ve Atatürk'ten bahsedilmediği için değiştirilmesi gerektiği üzerinde durduğunu gördük." dedi.

Mustafa Kemal Atatürk'ün İstiklal Marşı'nı kabul kararının ardından meclisin en ön sırasında ve ayakta dinlediğinin altını çizen Arabacı, "Marşı değiştirmeye çalışanlar, gerekçeyi Atatürk'ün isminin geçmemesine bağlıyor. Burada görüyoruz ki batıcı kulüp, Atatürkçülüğü kullanarak kendi fikirlerini uygulamaya çalışmış. Sadece bu tarihte değil 1930 yılında da bir yarışma düzenlenmeye çalışıldığını biliyoruz. Tüm bu girişimlere rağmen marş millet tarafından benimsendiği için değiştirilememiştir." diye konuştu.

Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin de belgelerin ilk getirildiğinde bakımsızlıktan mantarlarla kaplı olduğunu söyledi ve kütüphane görevlilerinin temizliğe başladığını söyledi. Bekir Şahin, belgeler üzerindeki restorasyon ve tasnif çalışmalarının yaklaşık 1 yıl süreceğini dile getirdi. Belgelerin yazıldıkları dönemi aydınlatacağını aktaran Bekir Şahin, "Her biri ayrı bir öneme sahip, başka bir örneği bulunmayan bu belgelerden 57 adet eser elimize ulaştı. Söz konusu yarışmaya katılanların isimleri ve dilekçeleri bulunuyor. Akademisyenler kütüphaneye gelerek belgeleri inceledi. Bu eserlerin kültür tarihine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Kütüphanede incelenen belgeler arasında İstiklal Marşı'nı besteleyen Osman Zeki Üngör'e ait mektup, yarışmaya katılan önemli şairlerin dilekçeleri, dönemin Hars Müdürü Dr. Hamit Zübeyir Koşay'a ait el yazması notlar ve yarışmaya gönderilen bestelenmiş şiirler bulunuyor. (CİHAN)


Kaynak
 
evet belkide bu söz onların zoruna gidiyordur

"hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal"

bırakın atatürkü türk kelimeside geçmiyor bence böylece tüm türkiye kapsanmış oldu

belki türk kelimesi geçseydi o zaman dan çok kötü tartışmalar başlıycaktı...
 
Mustafa Kemal Atatürk'ün İstiklal Marşı'nı kabul kararının ardından meclisin en ön sırasında ve ayakta dinlediğinin altını çizen Arabacı, "Marşı değiştirmeye çalışanlar, gerekçeyi Atatürk'ün isminin geçmemesine bağlıyor. Burada görüyoruz ki batıcı kulüp, Atatürkçülüğü kullanarak kendi fikirlerini uygulamaya çalışmış. Sadece bu tarihte değil 1930 yılında da bir yarışma düzenlenmeye çalışıldığını biliyoruz. Tüm bu girişimlere rağmen marş millet tarafından benimsendiği için değiştirilememiştir." diye konuştu.

Burasıda bir hayLi iLginç geLdi bana,Günümüzü hatırLattı nedense =)
 
İstiklal marşımıza duyulan kin ve öfke sadece 1925 lerde yaşanmıyor günmüzde de bu kini ve nefreti kusanlar var

Editörünün Öcalan bebek katili değildir dediği Cumhuriyet gazetesinin bir başka yazarı Doğu Silahcıoğlu da bakın İstiklal Marşımız daha dahil nelere kin kusmuş

Silahçıoğlu’nun kin kustuğu bazı sözleri:
“En büyük emellerimizden birisi, Türkiye'deki camilerin sayısını azaltmaktır!.. Çünkü camiler, silahlı şeriat kalkışmasının merkezleridir!
Ezan sesi, beni çok rahatsız ediyor!.. Günde 5 vakit ezan sesi duymaktan kafam şişti.
Türklerin asıl dini, İslâm değil, Şamanizm'dir!
İstiklâl Marşı'nın, İstiklâl Savaşı'nın kargaşası içinde Türk Millî Marşı olarak kabul edilmiş olması büyük bir talihsizliktir
!
 
bi arada erkin koray bestesinin zor oldugu ve zor söylendiği gerekçesiyle yeniden bestelemeye talibim demişti hey allaaahım yaaa
 
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?​
 
neler duyacağız daha.. ahh şu tozlu raflarda küfe bırakılmış belgeleri okuyacak meraklı ve gerçek vatnperverler bir bir bulup çıkardıkça.. dayatılan tarihmi gerçek tarihmi bu milletin kabulü, bunuda elbirlik göreceğiz tabi.. millete rağmen milliyetçilkmi halka rağmen halkçılıkmı bakalım evla olan görülür.. kendi öz kültüründen tiksinen kültür bakanları, millet lafından iğrenen miili eğitim bakanları, dininden gocunan diyanet resilerini artık bu millet tek tek öğrenmeli.. eline sağlık kardeş. güzel yazıydı..
 
Geri
Üst