Başımız Sağolsun :(

Bürokrasi Kurbanı 5 Vatan Evladı...
Siyasi yada ırkçı bi ayrım göstermeden yapıcam yorumumu...
112 Acil Servis' e (Her ne kadar acil desekte) gerekli yetkilerin verilmesi tamı tamına 20 dakika tutuyor..
Telefon konuşmasının bitiminden 4 dakika önce..
Yer tespitinde tek vericinin olması kusur yada teknik yetersizlik olarak görülsede; ısıya ve renk değişikliğine duyarlı kameralara sahip HeroN isimli casus uçaklarımız PKK akınlarını göremedikleri için mi bu sefer göreve çağırılmadı...Yada 112 ye bu gibi durumlar için kullanılmak üzere yer tespit imkanı ve yetkisi daha önceden neden sağlanmadı..Dağlarda mahsur kalan bi turist için herkes seferber oluyor ama Milletvekili,Parti Başkanı,En azından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için bunlar gereksiz görülüyor...

Tek Cümle İle:
Bürokrasiye Kurban Gittiler...
Başımız Sağolsun...
 
Bülent Uygun'dan Yazıcıoğlu'na şiir

Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında yaşamını yitiren BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekiler için yazdığı şiirle duygularını ifade etti.

usumeyt.jpg

Lig lideri Sivasspor'un teknik direktörü Bülent Uygun, kazada yaşamını yitiren BBP Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu ile BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya ve İHA muhabiri İsmail Güneş için şiir yazdı.
Bülent Uygun'un kişisel web sitesi olan “www.bulentuygun.com.tr” adresinde yayınlanan şiirin sonunda, Uygun'un başsağlığı mesajlarına da yer verildi. Uygun, başsağlığı mesajında, “Sevgili büyüğüm, mert yiğit Anadolu insanı Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyimi ve yol arkadaşlarını kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Mekanları cennet olsun. Başta aileleri olmak üzere tüm Türk-İslam aleminin başı sağolsun” ifadelerini kullandı.

7669569.jpg

Uygun'un Yazıcıoğlu ve beraberindekiler için yazdığı şiir şöyle:

“Yaşarken yüreğiniz söküldü mü yerinden
Konuşurken diliniz kitlendi mi hiç?
Yanan ateşe el uzattınız mı, kırıldı mı
Parmaklarınız teker teker?

Ciğerinize hançer saplandı mı nefes alıp verirken
Çat ayazda dondunuz mu hiç?
Kerbela'da yanarken inlediniz mi bir yudum su diye?
Bu acılar tarif değil ki, yüreğim yangın yeri gibi yanmakta
Yüreğim yangın yeri şimdi, Ne söz dinler, ne sükut eder.

Ruhum çıplak, ruhum bedensiz acısı, yanmaktan daha beter
Bu ne ateş ki, yandıkça yanmakta?
Bilen yok mu, nasıl diner, nasıl söner?
Yokluğu hançer gibi saplanmakta.

Şüphe yok, herkes Rabbin'e döner
Kekik kokulu değil artık dağlarım
Üstünde ağlamaklı yılkı atları
Biliyorum üşümeyeceksin bir daha
Çünkü üstünde Resul'ün kanatları”



 
Bu adamın ölmesinden herkes sorumludur.
 
Bürokrasi Kurbanı 5 Vatan Evladı...
Siyasi yada ırkçı bi ayrım göstermeden yapıcam yorumumu...
112 Acil Servis' e (Her ne kadar acil desekte) gerekli yetkilerin verilmesi tamı tamına 20 dakika tutuyor..
Telefon konuşmasının bitiminden 4 dakika önce..
Yer tespitinde tek vericinin olması kusur yada teknik yetersizlik olarak görülsede; ısıya ve renk değişikliğine duyarlı kameralara sahip HeroN isimli casus uçaklarımız PKK akınlarını göremedikleri için mi bu sefer göreve çağırılmadı...Yada 112 ye bu gibi durumlar için kullanılmak üzere yer tespit imkanı ve yetkisi daha önceden neden sağlanmadı..Dağlarda mahsur kalan bi turist için herkes seferber oluyor ama Milletvekili,Parti Başkanı,En azından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için bunlar gereksiz görülüyor...

Tek Cümle İle:
Bürokrasiye Kurban Gittiler...
Başımız Sağolsun...



ağzına sağlık dai tamamen katılıyorum
 
çok yazık oldu bu adama, belki diğerleri kaza anında ölmüştü fakat bu adam pisi pisine gitti.
 
Vali'ye “Yazıcıoğlu'nun durumu iyi” diyen kaynak bulundu

Vali'ye “Yazıcıoğlu'nun durumu iyi” diyen kaynak bulundu

Rahmet Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopter düştüğünde Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, ‘Yazıcıoğlu'nun durumu iyi, hastaneye yetiştirilmek üzere' demişti. Aradan birkaç saat geçtikten sonra helikopter bulunamayınca, Vali'nin neden böyle bir açıklama yaptığı kuşku uyandırmıştı. NTV'ye konuşan habervaktim yazarı Selçuk Özdağ, Vali'nin kendisine “‘Yazıcıoğlu'nun durumu iyi' bilgisini bana askeri bir kaynak verdi. O yüzden bu açıklamayı yaptım' dedi” dedi.


ERGENEKON İDDİANAMESİNDEN: İSTEDİKLERİ YERDE HELİKOPTER DÜŞÜREBİLİYORLAR

Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını taşıyan helikopterin neden düştüğüne dair tartışmalar devam ederken, Anadolu Ajansı helikopter düştükten sonra Kayseri Valisi'ne dayandırarak ‘Yazıcıoğlu'nun durumu iyi, hastaneye kaldırılıyor” haberini yayınlamıştı. Aradan geçen birkaç saat sonra Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin bulunamadığı ortaya çıkınca, Kayseri Valisi'nin neden böyle bir açıklama yaptığı ise kuşku uyandırmıştı.

HABERVAKTİM YAZARI AÇIKLADI
Anadolu Ajansı, bugün geçtiği bir haberde 8 gün önce yayınladığı bu haberi ‘kaynağında doğrulatılamadığı için iptal ettiğini” açıklarken, Büyük Birlik Partisi MKYK üyesi ve habervaktim yazarı Selçuk Özdağ, Kayseri Valisi'nin ‘Yazıcıoğlu'nun durumu iyi' sözlerini NTV'de Canlı Gaste'ye anlattı.

VALİ, ASKERİ KAYNAKTAN BİLGİYİ ALMIŞ

Özdağ, helikopter düştükten sonra Kayseri Valisi'nin kendisine de Muhsin beyin durumunun iyi olduğunu ve hastaneye yetiştirilmek üzere olduğunu söylediğini belirterek, “Ancak helikopterin bulunamadığı ortaya çıkınca, tekrar Kayseri Valisi'ne ulaştım ve bu sözleri hangi kaynaktan aldığını sordum. Kendisi de bana ‘Bu bilgiyi bana askeri kaynaktan biri söyledi' dedi.

ERGENEKONCULAR TEHDİT EDİYOR MUYDU?
Özdağ, Yazıcıoğlu'nun çeşitli yerlerden tehdit aldığını da belirtirken, bu tehditlerin Ergenekonculardan gelip gelmediği sorusuna, “Bu konuda çok fazla bir şey söylemem doğru değil. Devletimiz bunların kim olduğunu biliyor” dedi.


kaynak



Birand, BBP avukatını neden susturdu?

BBP Avukatı Kemal Yavuz Kanal D Haber Bülteni’ne telefonla katıldı. Birand’ın sorularını cevaplayan Yavuz, öyle bir anda susturuldu ki akıllara zarar. Peki Brand, BBP avukatını neden susturdu? İşte cevabı:


VALİ'YE KİM 'YAZICIOĞLU'NUN HELİKOPTERİ BULUNDU' DE' DEDİ?


Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ile ilgili BBP Avukatı Kemal Yavuz’un K.Maraş Savcılığı’na verdiği dilekçenin kabul edildiği öğrenildi.

KÖYLÜLER HELİKOPTERİN ZİKZAK YAPTIĞINI GÖRMÜŞ

Habervaktim’e konuşan Avukat Yavuz ise şok açıklamalarda bulundu. Savcılığa başvuruda bulunduğu konular hakkında bilgiler veren Yavuz, “Otopsi aşamasında aldığımız bilgiler doğrultusunda köylülerden aldığımız net bilgiler var. Görgü tanıkları helikopterin alçaktan uçtuğunu ve zikzaklar yaptığını söyledi. Koscağız köylüleri ise ‘helikopterin ağaçları yalayarak uçtuğunu’ belirttiler. Bu beyanları birçok görgü tanığı doğrulayınca bizde haklı olarak savcılık aracılığı ile otopsi yapan kurumdan, pilotun kan, idrar ve midesindeki bulgulardan numune alınmasını ve bunlar üzerinden inceleme yapılmasını istedik” dedi.

PİLOT ZEHİRLENDİ Mİ?

Bu talebinin gerekçesini ise Yavuz, şu sözleri ile açıkladı: “Helikopter pilotunun zehirlenme olma ihtimali üzerinde duruyoruz. Kalp krizi, beyin kanaması ve görme engeli oluşturan hapların içildikten sonra sonuç verdiğini biliyoruz. Birçok kimyacı arkadaşımızda bizimle aynı kanıda… Sonra pilotun yakıt ikmali yapmak için başka bir bölgeye gittiği bilgisi de net… Bu talebimiz savcılık tarafından kabul edildi ve otopsi istediğimiz yönde yapıldı. Ancak otopsi sonuçları halen dosyaya ulaşmadı.”

AÇIKLANAN TUTANAK RAPOR DEĞİL!

Medyada yer alan otopsi sonuçlarının ise sadece tutanaktan ibaret olduğunu vurgulayan Yavuz, “Bir yanlışlık yapılıyor. ‘Otopsi sonuçları açıklandı’ şeklinde haberler yapılıyor. Bunlar sadece tutanaktır ve ölüm sebebi ve saatini bildirmekle yetinilmektedir. Oysa bizim istediğimiz, tutanak değil rapor altına alınan sonuçlar henüz açıklanmamıştır. Yapılan kapsamlı araştırma sonucunda pilotun kanında zehir ya da uyuşturucu olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Bu kimyasal bir analizdir ve beklenmesi önemlidir. Bu sonuçlar açıklandığında ve dosyaya girdiğinde durum farklılaşabilir” dedi.

ELEKTROMANYETİK DALGALAR CİHAZLARI İŞLEVSİZ HALE Mİ GETİRDİ?


Teknolojik olarak yaptıkları araştırmacalar sonucunda helikopterin elektronik cihazlarının uzaktan elektromanyetik dalgalar ile bozulabileceğini de tespit ettiklerini belirten Yavuz, “Biz bu konuyu özellikle önemsiyoruz. Yerden veya havadan güçlü elektromanyetik dalgalar yayıldığında helikopterin bütün cihazları işlevsiz hale geliyor. Çarpmanın şiddetine bakılırsa, kaygılarımızda haklı olduğumuz görülecektir. Çünkü; inceleme ekiplerinin tespitlerine göre önde oturanların cama çarpma neticesinde beyin kanaması geçirdiler. Yine ani bir çarpma olduğunun göstergesi olan bir başka olay ise emniyet kemerlerinin yolcuların iç organlarını tahrip etmesidir. Pilot ya ansızın helikopterin kumandasını ya da şuurunu kaybetti. Kaza süsü verilmesinden endişeleniyoruz. Sonuna kadar olayın takipçisi olacağız” diye konuştu.

BİRAND NEDEN GOCUNDU?


Kanal D Ana Haber Bülteni’ne telefon ile katıldığını ve Mehmet Ali Birand’ın sorularını cevapladığını belirten Yavuz, şok bir açıklamada bulundu. Söz konusu savcılığa başvuruları hakkında bilgi verdiğini ancak konu helikopter işletme ve üretme firmasına geldiğinde sözünün kesildiğini vurgulayan Yavuz, “Bu rahatsızlık neden? Bana ‘neden yabancı uzmanlar istiyorsunuz?’ Şeklinde soru yöneltti. ‘Sahada sivil havacılık kırım heyeti detaylı inceleme yaptı ancak biz çok daha kapsamlı araştırma yapılsın istiyoruz. Kiralama firmasının ve üreticilerin varsa bir kusuru ortaya çıkmasını arzuluyoruz.’ Ben bunları söylediğimde Birand’dan ilk hamle geldi ve sözlerimi kesmek istedi. Bu kayıtlarda mevcut herkes izleyebilir. Ben ısrarla ‘söz konusu firmaya bağlantılı kişilerin araştırmasından öte bir uluslar arası uzman ekibin araştırma yapmasını istediğimizi’ aktardığımda ise araya giren Birand sözlerimi keserek konuyu kapattı ve nazik bir şekilde ‘iyi akşamlar’ dedi. Oysa biz firmanın varsa kusurları ortaya çıksın istiyoruz. Bağımsız bir kurul tarafından araştırmanın yürütülmesini dillendiriyoruz. Bu taleplerimizi yetkili mercilere de sunuyoruz. Halen uçuş için zorunlu olan ELT cihazının helikopterde olup olmadığını netleştirmiş değiliz. Antenin kırıldığından söz ediliyor. Bakanlık tarafından bölgede oluşturulan kriz masasında GPRS modülünün arızalığı olduğu da konuşuluyordu. Bakın bu çok önemli… Eğer böyle bir arıza söz konusu ise firmanın ihmali ortaya çıkmış olur. Biz bunu Kanal D’de neden anlatamadık?” diye sordu. Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Medair şirketinin sahibi Ali Sabancı. Sabancı aynı zamanda Aydın Doğan’ın damadı. Doğan ise Kanal D’nin patronu…




http://www.habervaktim.com/haber/65882/birand_bbp_avukatini_neden_susturdu.html
 
ne güseL karaLama kampanyaLarı başLamış :):):):) olayı nerdeeeeeen DHA'ya getirdiLer... Karıştırın bakaLım ortaLıqı eLinize ne geçicek :):):):)

Şunu hiç bir zaman unutmayınız... Türkiye bir Nato DevLeti. Nato müttefikimiz... Ve Bir Nato üLkesinde LaiKLik yıkılıp şeriat başa geçemez şeriat YıkıLıp LaikLik başa geçemez... bunu bana saLLıosun hade ordan demeyin gidin kütüphaneye Nato hakkında biLgi edinin ; ) konuyLa ne aLaka var dieceksiniz ama anLayan anLadı ;)
 
Cevabı Aranan 15 Soru

Helikopter Faciasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu''nun kazaya mı kurban gititği yoksa suikasta mı uğradığı sorusu bir kuşku olarak duruyor. Görünen o ki aşağıdaki soruların cevapları bulunmadığı sürece bu şüphe hep devam edecek...

1- Helikopter Faciasından önce Muhsin Yazıcıoğlu'nun evinin üst katında çalınan laptop bahçede bulundu. Yazıcıoğlu'nun programıyla ilgili her türlü bilginin bulunduğu laptopu kim neden çaldı ve neden geri bıraktı?

2- 15 gün önce Yazıcıoğlu'na yapılan suikast ihbarı neydi?

3- "Kazadan hemen sonra Kayseri Valisi 'Kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık. Hastaneye götürülüyor' dedi. Bu ifade kurtarma çalışmalarını yavaşlattı. Kayseri valisi'ne bu bilgi nerden geldi? Neden böyle bir açıklama yapma ihtiyacı hissetti?

4- Anadolu Ajansı 8 gün sonra valiyle ilgili haberini 'resmi makamlardan kesin teyit alamadıkları" gerekçesiyle geri çekti. Ajans haberin doğru olmadığını açıklamak için neden bu kadar uzun süre bekledi?

5- Yüksek teknolojiye rağmen enkaz 48 saat sonra bulunabildi. Üstelik köylüler buldu. İlk gün GSM şirketinin verdiği koordinatlara rağmen niçin enkaza ulaşılamadı? 3. gün seyyar baz istasyonu kuruldu. Bu işlem neden ilk gün yapılmadı?

6- İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri İsmail Güneş ile 112 Acil Servis hattındaki görevli kişimin konuşmaları orijinal mi yoksa bantlanarak mı kamuoyuna dinletildi? Son konuşmayı yapan kişi neden hiçbir yerde çıkmadı? Konuşmanın bütünü yayınlandı mı?

7- Helikopterde ELT cihazı var mıydı yok muydu? Varsa neden çalışmadı? Pilot Kaya İstektepe'nin kazadan iki gün önce ELT cihazının arızalı olduğu yönünde firmaya bilgi verdiği ancak buna rağmen bir şey yapılmadığı iddiası doğru mu?

8- Muhsin Yazıcıoğlu son mitingini yaparken alanda bulunan helikopter neden ayrılıp geri geldi. Yetkililer yakıt aldığını söylemesine rağmen havalandıktan 20-25 dakika sonra düşen helikopter neden patlamadı?

9- İHA muhabirinin fotoğraf makinesi ve kamerasına ne oldu? Bilinci yerinde olan İsmail Güneş'in sıcağı sıcağına olay yeriyle ilgili çektiği görüntüler var mıydı?

10- Kazazedelerin cep telefonları neden sinyal vermedi. İHA muhabiri telefonunun şarjı bitince neden diğerlerinin telefonlarını kullanmadı? Onların da şarjları bitmiş miydi yada telefonlar kullanılmaz hale mi gelmişti?

11- İHA muhabiri üşümemek için ölenlerin ceketlerini alırken neden diğer cep telefonlarını kullanmayı düşünmedi?

12- İHA muhabiri hem ajansıyla, hem de 112 acil servisiyle yarım saate yakın konuşmasına rağmen neden yerleri tespit edilemedi?

13- Neden enkazı bulan köylülerin cep telefonlarına el kondu? Köylülerin görüntüleri medyaya satacaklarından mı çekinildi yoksa başka bir neden var mıydı?

14- Helikopter rota almadan mı uçuşa çıktı? Rotası belliyse uçuş süresinden kaza yerinin bilinmesi gerekirdi. Rota değiştirdiyse pilot bunun için izin aldı mı?

15- Ve en önemli soru. Bu sorulara cevap verecek olan merci neresi? Ulaştırma yada İçişleri Bakanlığı mı? Yoksa Jandarma bölgesi olduğu için Genelkurmay mı?






Kaynak
 
Birisinden duyduğum kadarıyla dün bi televizyon kanalında izlemiş!! Orda helikopteri kiralayan kişinin Ergenekon'daki sanıklardan biri olduğu söylenmiş!!

Başka birisinden duıyduğum kadarıyla da, helikopterin pilotunun Levent Ersözle yakından bir ilişkisi olduğu söyleniyor!!

Adamı götürdüler bee.........
 
Geri
Üst