Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
İnönü Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, "Elazığ’da son 20 gündür saydığımız 25 öncü deprem, ana depremin habercisiydi" dedi.
Prof. Dr. Önal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 20 gündür Elazığ’da sıklıkla deprem aktiviteleri gördüklerini, bunu daha önce dile getirdiklerini ifade etti.
Öncü depremlerin ana depremi getireceğini 20 gün öncesinden tespit ettiklerine işaret eden Önal, bundan sonra büyük şiddetli artçı depremlerin yaşanabileceğini söyledi.
Önal, "Elazığ’da son 20 gündür saydığımız 25 öncü deprem, ana depremin habercisiydi. Bugün sabah saatlerinde yaşanan 6.0 büyüklüğündeki deprem ana depremdi. Elazığ’da 30’a yakın artçı deprem yaşadı. Bundan sonra da artçı depremler yaşanmaya devam edebilir. Ancak ikinci bir ana depremin yaşanması konusunda net bir şey söylemek mümkün değil" dedi.
Bundan sonrasında depremde yapılması gerekenlerin uygulamaya konulması gerektiğine dikkati çeken Önal, şöyle konuştu: "Daha önce Elazığ’da böyle bir deprem yaşanabileceğini söylemiştik.
Fırat Üniversitesinin bu konuda yerel yönetimleri uyarıp uyarmadığını bilmiyorum.
Bundan sonrasında depremde yapılması gerekenlerin uygulamaya konulması gerekiyor.
Deprem iklim koşulları nedeniyle Elazığ'da daha ölümcül hale gelebilir. Çünkü kurtarılmayı bekleyenlerin donma tehlikesi var.
Acil Durum ve Afet Yönetimi uzmanı Mikdat Kadıoğlu NTV'de katıldığı canlı yayında şu an enkaz altında olanların hipotermi yani donma tehlikesine karşı en kısa sürede kurtarılması gerektiğine dikkat çekti.
Kadıoğlu, normal hava koşullarında enkaz altında kalan bir kişinin 3 gün yani 72 saate kadar kurtarılabildiğini vurgularken Elazığ'da özel bir durum olduğunu belirtti.
Hava sıcaklığının 5 derecenin altında olduğu durumlarda hipotermi yani donma tehlikesi nedeniyle ölümlerin artabileceğini kaydetti.
HİPOTERMİ NEDİR
Vücut ısısının düşmesi nedeniyle bilinç bulanıklığı, solunum ve nabız yavaşlaması ile kan basıncının alçalması olarak tanımlanan hipotermi belirtileri görüldüğünde acil tedavi gereklidir.
En önemli nokta ise vücudu ısıtmamaktır. Dolaşımın bozuk olduğu bu durumda, ani ısı yükselmesi kanı, hayati organlardan çekecektir. Hasta, yalnız daha fazla ısı kaybını önlemek amacıyla iyice örtülmeli ve vücut ısısının kendiliğinden yükselmesi beklemelidir.
söyLeyecek söz yok
hiçbirşey denetLenmesin ,insanLarımız hasarLı binaLarda oturmak zorunda kaLsın ,kaçınıLmaz son hep bu oLsun
2010 Türkiye'sine bu yakışır
sonrada çıkıp üLke yönetikLerini iddia ederLer
tebrik etmek Lazım
ayrıca şiLi'de 8.8 oLur 1000 kişi öLür
biz 5.8 saLLanırız şimdiden 100 buLdu öLü sayısı
Yollardaki Araçlar Yüzünden Ambulanslar Depremde Yaralananlara Güçlükle Ulaşıyor
Depremin en fazla hasar verdiği Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Okçular köyüne giden yolda yoğunluk yaşanıyor. Depremzedelerin yakınlarının araçlarla yola çıkması sebebiyle, Okçular, Demirci, Gökdere ve Yukarı Kanatlı köylerine yardım amacıyla giden ambulanslar ve diğer yardım araçları, köy yolundaki yoğun trafik nedeniyle köye ulaşmakta zorluk çekiyor.
Polisler, yol açma çalışmalarını sürdürüyor. Ambulanslar uzun beklemenin ardından güçlükle yaralılara ulaşabiliyor.
ALLAH'tan GeLene Amenna Ve Saddakna...2009 da ki Konya Depreminde öyLe çok Korkmuştuk ki evLere Giremiyoduk evde Ejderha Var Gißi İNsanın PsKoLoJiSi ßozuLuyor..SürekLi artçı DepremLer oLuyodu...ALLAH YardımCıLarı oLsun aCı ßi Durum..öLenLere ALLAH Rahmet KaLanLarada Yardım eyLesin...KaLanLarın HafızaSından ÖzeLLikLe ÇocukLarın HafızaSından YakınLarını KayßedenLerin HafızaSından NaSıL SiLinir ßiLmiyorum...:crying:
Yeni depremler yolda'Deprem Dede', 6 büyüklüğündeki Elazığ'daki depremin Doğu Anadolu Fay Hattı'nda yeni depremleri tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü eski Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, şimdiye kadar 51 kişinin yaşamını yitirdiği depremde ölü sayısının daha da artacağını öngördü.
Sabah'a konuşan Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'daki depremin ardından artçı şokların devam edeceğini dile getirerek, şu uyarılarda bulundu. "Elazığ'da büyüklüğü 5'i geçen artçı şoklar yaşanabilir. İlk bir hafta çok yoğun artçı şoklar yaşanmasını bekliyoruz."
Prof. Dr. Işıkara, Elazığ depreminin Doğu Anadolu Fayı'nı dikey gelen Karakoçan fayının ürettiği bir deprem olduğunu ifade ederek, " Türkiye'de her yıl 6 ve 6'nın üzerinde bir deprem olurken, 1 Mayıs 2003'ten beri böyle bir deprem olmadı. Böyle bir deprem bekleniyordu" diye konuştu.
NERELER RİSK ALTINDA?Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'da yaşanan depremin Türkiye'de nereleri tetikleyebileceği konusunda, Doğu Anadolu Fayına dikkat çekti.
fayını tetikleyebilir ve ayrı depremler olabilir" görüşünü dile getirdi.
EVİ HASARLI OLANLAR DİKKAT!Evi hasara uğramış olanların kesinlikle evlerine girmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, "Vatandaşlar hasarlı yapılara girmemeli. Ancak bir yandan da kış şartları sözkonusu. Eğer konutları hasarsız ise evlerine girebilirler " diye konuştu.
"KÖYLER DEĞİŞMELİ"
"Şili'de 8.8 büyüklüğündeki depremde 800 kişi ölürken ve hatta geçmişte Japonya'da 6 büyüklüğündeki depremlerde kimse ölmezken nasıl oluyor da Elazığ'daki 6 büyüklüğünde sarsıntıda bu kadar can gidiyor" sorumuzu Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara şöyle yanıtladı: "Türkiye'nin her yeri deprem riski altında.Şunu artık öğrenmemiz gerekiyor. Türkiye'de depremle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Deprem öldürmez, binalar öldürür. Elazığ'daki depremin merkez üssü köy yerleşimine yakın. Yapılan dayanıksız malzemeden yapıldığı için can kaybı yüksek çıkacak. Depreme karşı binaların güçlendirildiği kent dönüşüm projeleri gibi köy yerleşim yerlerinde de köy yaşantısına uygun köy değişim projelerini biran önce gerçekleştirmeliyiz."
Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na bilgi veren deprem uzmanları, Elazığ ve Malatya bölgesinde fay hatlarının aktif olduğu konusunda uyarılarda bulunmuşlardı.
ANKARA (ANKA) - Komisyona bilgi veren uzmanlardan ODTÜ Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Polat Gülkan, Elazığ’daki depremde hasar gören evlerin hiçbir mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olduğuna dikkat çekerken, Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Uzmanı Bülent Özmen Türkiye’nin yüzde 45’inin birinci derecede deprem tehlikesi altında olduğunu, bu bölgelerin her an 7 ve üzerindeki bir depreme maruz kalabileceğini belirtti.
ODTÜ ve Gazi Üniversitesi deprem araştırma merkezleri ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden uzmanlar, Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na Anadolu’daki aktif faylar hakkında yaklaşık iki hafta önce ayrıntılı bilgi vermişti. Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na bilgi veren deprem uzmanları, risk düzeyleri artan Anadolu’daki aktif fayların, İstanbul tartışmalarının gölgesinde kaldığını söylediklerini ifade ettiler.
-“DEPREMDE YIKILMAYACAK BİNA YAPMAK MÜMKÜN”-
ANKA’ya konuşan ODTÜ Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Polat Gülkan, Meclis Araştırma Komisyonu’na medyanın dikkatinin İstanbul üzerinde olmasına karşın Elazığ ve Malatya çevresinin riskli bölgeler arasında bulunduğunu belirttiklerini söyledi.
Elazığ’da meydana gelen depremi de değerlendiren Gülkan, bu şiddette bir depremin bu ölçüde can kaybına yol açmaması gerektiğini vurgulayarak bölgedeki çoğu evin herhangi bir mühendislik incelemesi yapılmadan vatandaşların kendi imkanlarıyla yapıldığına dikkat çekti. Gülkan, “Depremi önceden bilmek mümkün değil ama bu şiddette bir depremde yıkılmayacak bina yapmak mümkün” dedi.
Gülkan, Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nda Elazığ, Malatya, Antakya, İzmir gibi bölgelerin de risk taşıdığını belirttiğini aktardı.
-“TÜRKİYE’NİN YÜZDE 45’İ HER AN 7 ŞİDDETİNDE DEPREME MARUZ KALABİLİR”-
Meclis Araştırma Komisyonu’na bilgi veren uzmanlardan Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Uzmanı Bülent Özmen, Elazığ depreminde can kaybının bu kadar fazla olmasının ilk nedeninin, depremin vatandaşları uykuda yakalaması olduğunu söyledi. Depremin derinliğinin çok az olması sebebiyle depremin merkezine yakın olan köylerde çok büyük hasar meydana geldiğini belirten Özmen, “Oradaki konutların hemen hemen tamamının hiçbir mühendislik hizmeti almadan, depreme çok dayanıksız bir şekilde yapılmasından dolayı olayın boyutu bu kadar büyüdü” dedi.
Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na sadece İstanbul’a değil, Türkiye’nin farklı bölgelerine de dikkat etmek gerektiğini anlattıklarını, diğer bölgeleri göz ardı etmemeye çağırdıklarını kaydeden Özmen, “Özellikle Doğu Anadolu Fay bölgesinde de uzun zamandır deprem olmadığını, bu bölgede deprem olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirttik” dedi.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın 1996’da hazırladığı deprem bölgeleri haritasına göre Türkiye’nin yüzde 45’inin birinci derecede deprem tehlikesi altında olduğunu, bu bölgelerin her an 7 ve üzerindeki bir depreme maruz kalabileceğini vurgulayan Özmen, şöyle konuştu:
“Biz Doğu Anadolu fayında Hatay’dan başladık, Bingöl’e kadar olan bölgede o bölgenin tamamının deprem tehlikesi altında olduğunu, Bingöl’den başlayıp Çanakkale’ye kadar uzanan bin 200 kilometre uzunluğundaki Kuzey Anadolu fayının geçtiği bütün illerin deprem tehlikesi altında olduğunu, Ege graben sistemi, Bursa, Manisa, Aydın yani Ege bölgesinde bulunan illerin önemli oranda deprem tehlikesi altında bulunduğunu, bunun yanısıra İç Anadolu Bölgesi’nin de atlanmaması gerektiğini, Tuz Gölü fayı var, o da çok uzun zamandır suskun, yani ülkemizin çok büyük bir kısmının deprem tehlikesi altında olduğunu vurgulamaya çalıştık. Sadece İstanbul’a odaklanmayalım, her yeri detaylı çalışalım, gerekli tedbirleri alalım dedik.” (ANKA)
AKP Hükümet'inin Yapıtlarını Gördük... Toki'lerde 2. El'den Yapma Pimapenleri kullan...İstanbuldaki Yüzlerce Devlet Arazisinin Üzerine Yapılan Madenler'i Görme... Sel Felaket'i Olsun... İstanbul'da Daha Düne Kadar Zamanında Tayyip'in İzniyle Dere Kenar'ına Yapılan Evlerde Kaç Kişi Ölmüştü ???
Facebook'ta Bir Grup Vardı Bir Söz Çok Hoşuma Gitmişti