lazzuri53
"LazigoL"
Basketbol tarihinin efsane isimlerinden biri olarak kabul edilen Kobe Bryant, 2008 Olimpiyatları’nda şampiyonluğu hedeflediklerini söyledi. Bryant, ayrıca “Türk takımının dünyanın en iyi 10 ekibi arasında olduğunu biliyorum” dedi. Milliyet gazetesinin 30 Temmuz 2008 tarihli baskısında Gökhan Türe imzasıyla yer alan haber şu şekilde;
Çin ordusuyla uğraşmak, Çin seddini aşmak kadar zormuş derlerdi de, inanmazdık !. Dünya nüfusunun dörtte birini, hatta fazlasını bünyesinde barındıran Çin Halk Cumhuriyeti’nin, NBA’in süper yıldızlarının yer aldığı ABD Milli Basketbol Takımı’nın peşine ne tür bir kalabalık halinde takılacağını tahmin etmek, herhalde o kadar da zor olmasa gerek... Sadece bununla da kalsa iyi...
Onları, Macau Adası’nda, sessiz sedasız (!) yakalama sevdasında (tıpkı benim gibi) binlerce kilometre uzaktan yola çıkıp, Olimpiyatlara giderken yolu Macau Adası’nda kesişen onlarca Dünya’lı daha sayabiliriz. Brezilyalı, İngiliz, Fransız, Bangdladeşli, Avustralyalı, Kanadalı ve daha birçok ülkenin medya mensupları, tek amaç uğruna hummalı bir yarışın içinde buluvermişti kendini Macau’da...
Üç gün boyunca ABD Federasyonu’nun Macau’daki bürosunun kapısını aşındırıp, röportajlar için gerekli izni koparana kadar ısrarla bastırmanın karşılığını fazlasıyla aldığımı itiraf etmeliyim.
Bir iki engele takıldıktan sonra, İstanbul’dan e-mailleştiğim ABD kafilesinin medya direktörü Craig Miller’ın sempatisini kazanıp, “Sana izin verirsem herkes aynı toleransı isteyecek” yakınmalarına, Milliyet gelenekleri ve standartlarında dirençle karşı durup, tuttuğumuzu kopardık.
Acımızı paylaştılar
Bu arada, sırası gelmişken, çok ilginç bir noktaya da parmak basmalıyız. Kendini, son yıllarda Dünya ve olimpiyat şampiyonalarında yaşadığı hayal kırıklıklarını atlatmaya adeta “adayan“ Amerikan Milli Takımı’nda, idarecisinden, antrenörüne, oyuncusundan istatistikçisine konuştuğum herkesin dilinde İstanbul’daki bombalı saldırı vardı.
Dolayısıyla Türk basın mensubu olduğumu söylediğimde aldığım ilk tepki, “Patlamada ölenler için çok üzüldük” oldu. Bu anlamda “acımızı paylaşma” duyarlılığını göstermelerini de ayrıca takdir etmeliyiz.
Her neyse; gelelim röportajlara...
Bryant: “İlk tecrübem”
Olimpiyatlara her zamankinden daha “kararlı” ve “inançlı” hazırlanan ABD Milli Basketbol Takımı’nın, Macau’daki ikinci antrenmanı öncesinde, takımın en büyük yıldızı, Los Angeles Lakers’lı Kobe Bryant ile biraraya geldik.
Miller aracılığıyla gerçekleşen bu buluşmada, Bryant’ın da Türk gazeteci olduğumu öğrendiğinde ağzından çıkan ilk cümle, “İstanbul’da olanları duydum, çok üzüldüm” oldu. Ardından kısıtlı zaman diliminde ondan, Amerikan Milli Takımı’nın Olimpiyat şampiyonluğu rüyası ve Türk basketbolu hakkındaki düşüncelerini aldık.
“Hem bireysel, hem de takım olarak çok iyi durumdayız” diye başladığı sözlerini “İlk kez bu tecrübeyi yaşayacağım. Olimpiyatlarda yer almak ve ABD formasını giyiyor olmak benim için büyük onur. Olimpiyat şampiyonluğu, kariyerimde erişebileceğim en üst nokta. Bu yüzden takımın iyi bir parçası olup, altın madalyaya giden yolda olabildiğince destek olmaya çalışacağım” diye noktaladı.
Takımdaki yıldız fazlalığının, bu kez zarar vermeyeceğine de değinen Bryant, “Tüm oyuncular, aramızda takım için mücadele etmeye söz verdik. Bu yüzden herkes, coachumuz Mike Kryzewski’nin aldığı her türlü karara ve oyuncu değişikliklerine saygı duyacak” diyerek, Türk basketboluna yönelik olarak da şunları söyledi:
“Mehmet Okur’un yanı sıra Hidayet Türkoğlu bize karşı oynayamayacakmış. Ama yine de Türk takımına büyük saygımız var. Oynamadan, işimizin kolay olduğunu asla söyleyemeyiz. Türk takımının, Dünya’nın en iyi ilk 10 takımı arasında olduğunu biliyorum. Türk basketbolseverlere de buradan sevgilerimi yolluyorum. Umarım onlar da olimpiyatlarda ABD Milli Takımı’nı izlerken zevk alırlar”.
JASON KIDD
Türkiye hayranı
ABD’nin tecrübeli kaptanı Jason Kidd, Türkiye’ye ve Türk insanına olan hayranlığını gizlemedi. 35 yaşındaki tecrübeli guard, Türkiye’den birçok yakın arkadaşı olduğunu, ülkemize karşı aşırı sempati duyduğunu belirterek, “Türkler’in ne kadar cana yakın ve yardımsever olduğunu çok iyi biliyorum. Kimbilir, belki bir gün Türk takımından teklif gelirse, para konuşmadan bile kabul edebilirim. Taraftarı çok bir takım olsun; yeter” yorumunu yaptı.
DWIGHT HOWARD
Hido’ya özel mesaj!
Röportajın en merakla beklediğim kısmı ise, açıkçası Dwight Howard ile olan bölümdü. Hidayet Türkoğlu’nun Orlando Magic’ten takım arkadaşı olan bu oyuncunun vereceği yanıtlar, beklediğim gibi “espri yüklü” oldu.
Howard’a, internette okuduğum bir röportajında, Hidayet için, esprili şekilde “Onun poposuna tekmeyi vuracağım” dediğini hatırlattım. Hemen endişelenip, “Sakın böyle yazmayın, ben sadece espri yaptım, Hidayet bunu anlar” diye yanıt verdi. O da, Hidayet’in kendilerine karşı oynayamayacağını sonradan öğrendiğini ifade ederek, “O gerçekten hem büyük bir yıldız, hem de tanıdığım en komik insanlardan biri. Espri yeteneği de gerçekten basketbol becerisiyle örtüşüyor. Benim takım arkadaşım olduğu için de çok mutluyum. Yine de maç için onunla iddiaya gireceğim. Kaybeden, poposuna tekmeyi yiyecek” diyerek Hidayet’e olan sevgisini de esprili bir şekilde dile getirdi.
LEBRON JAMES
Yok artık!
Türkiye’de gerçek bir “reklam yıldızı” olduğunu Milliyet’ten öğrenen ABD Milli Takımı’nın Cleveland Cavaliers’lı hırçın forveti LeBron James, bir ara televizyonlarda sürekli dönen ve sonu “Yok artık, LeBron James” diye noktalanan reklam filmi için “Bu kadar tutulacağını tahmin etmemiştim” dedi. Türkiye’de hayran kitlesi ikiye katlandığını hatırlattığımızda ise “Bunu duymak gerçekten onur verici. Sanırım bundan sonra reklam filmlerinde daha fazla rol almalıyım” karşılığını verdi.
CARMELO ANTHONY
Uykucu Anthony!
Bir gün önce basın toplantısında coach Mike Kryzewski’nin, medya ile paylaştığı ve alay konusu olmasına neden olduğu Carmelo Anthony ise, kendisini Olimpiyat şampiyonluğuna konsantre edenlerin başında geliyordu. Kryzewski’nin “Carmelo, buraya gelirken uçakta Dünya rekorunu kırdı. Nasıl bir rekor mu ? Tabii ki uyku rekoru. Kendisi uçağa bindi ve uyudu, inerken, uyandı. Umarım bu rekorunu, Olimpiyatlar’da da skor yönüyle kırar” diyerek takıldığını hatırlattığımızda, “Coach haklıydı. Şaka bir yana, ben de takıma faydalı olmak için her türlü fedakarlığı göstermeye hazırım” dedi.
Tanjevic modası
Tanjeviç görev yaptığı takımların renklerine uygun kıyafetleri tercih etmeyi, Milli Takım’da da sürdürdü. Fenerbahce Ülker’in başında, zaman zaman sarı, bazen de lacivert şortla antrenmanlara çıkan, Milli Takım’da da uzun süredir kırmızı-beyaz dışında kıyafet giymeyen Tanjevic kendisine kırmızı bir şort aldı. Tecrübeli çalıştırıcı iddialı renkler giymesiyle ilgili , “Ne kadar genç hissederseniz, o kadar genç kalırsınız. Ben de henüz 62 yaşındayım, yani gencim” dedi.
Devler boş durmadı
A Milli Basketbol Takımımız, Hong Kong yakınlarındaki Macau Adası’nda yarın başlayacak olan Uluslar arası Toyota Basketbol Turnuvası’nın hazırlıklarına dün yaptığı çift antrenmanla devam etti.
Baş antrenör Bogdan Tanjevic yönetiminde gerçekleştirilen her iki antrenmanda da halter ve taktik çalışan ay yıldızlılar, hırslı görüntüleriyle dikkat çektiler.
Bu arada, yarın Macao’ya gelerek Milli Takım kafilesine katılması beklenen kaptan Hidayet Türkoğlu’ndan sonra, ikinci kaptanlığa Kerem Tunçeri getirildi.
Kryzewski: Söz savunmanın
ABD coachu Mike Kryzewski, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda basketbolseverlerin izleyeceği takımdaki en çarpıcı değişikliğin savunma olacağını söyledi.
Kryzewski, Milliyet’e verdiği demeçte, ABD takımının yıllardan bu yana yaşadığı en büyük sıkıntının savunma zaaflarından kaynaklandığını dile getirerek, “Hazırlık sürecinin büyük bölümünde, defansif handikaplarımızı gidermeye çaba gösterdik. Bunda ne kadar başarılı olduğumuzu göreceğiz” dedi.
Kryzewski, özgüvenlerinin yeterince üst düzeyde olduğunu, ancak bunun ‘kendini büyük görme’ olarak algılanmaması gerektiğine de dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Ben olimpiyatlara gelen tüm takımların, özgüvenlerinin üst düzeyde olduğuna inananlardanım. Tabii ki zorlu rakiplerle oynayacağız. İşimiz kolay değil. Ancak şampiyonluğu elde etmek, altın madalyayı boynumuza takmak için de gereken her şeyi yapacağız”.
Türk basketbolunun kısa geçmişte çok ilerleme kaydettiğini belirten Kryzewzki, “Bunun en önemli göstergesi, Türk oyuncu sayısının NBA’de her geçen yıl fazlalaşması. Ülkenizde gerçekten çok yetenekli oyuncular var. Eminim ülkenizden gelecekte çok daha büyük yıldızlar çıkacak” yorumunu yaptı.
Foto: Milliyet
Haber: Gökhan Türe
Çin ordusuyla uğraşmak, Çin seddini aşmak kadar zormuş derlerdi de, inanmazdık !. Dünya nüfusunun dörtte birini, hatta fazlasını bünyesinde barındıran Çin Halk Cumhuriyeti’nin, NBA’in süper yıldızlarının yer aldığı ABD Milli Basketbol Takımı’nın peşine ne tür bir kalabalık halinde takılacağını tahmin etmek, herhalde o kadar da zor olmasa gerek... Sadece bununla da kalsa iyi...
Onları, Macau Adası’nda, sessiz sedasız (!) yakalama sevdasında (tıpkı benim gibi) binlerce kilometre uzaktan yola çıkıp, Olimpiyatlara giderken yolu Macau Adası’nda kesişen onlarca Dünya’lı daha sayabiliriz. Brezilyalı, İngiliz, Fransız, Bangdladeşli, Avustralyalı, Kanadalı ve daha birçok ülkenin medya mensupları, tek amaç uğruna hummalı bir yarışın içinde buluvermişti kendini Macau’da...
Üç gün boyunca ABD Federasyonu’nun Macau’daki bürosunun kapısını aşındırıp, röportajlar için gerekli izni koparana kadar ısrarla bastırmanın karşılığını fazlasıyla aldığımı itiraf etmeliyim.
Bir iki engele takıldıktan sonra, İstanbul’dan e-mailleştiğim ABD kafilesinin medya direktörü Craig Miller’ın sempatisini kazanıp, “Sana izin verirsem herkes aynı toleransı isteyecek” yakınmalarına, Milliyet gelenekleri ve standartlarında dirençle karşı durup, tuttuğumuzu kopardık.
Acımızı paylaştılar
Bu arada, sırası gelmişken, çok ilginç bir noktaya da parmak basmalıyız. Kendini, son yıllarda Dünya ve olimpiyat şampiyonalarında yaşadığı hayal kırıklıklarını atlatmaya adeta “adayan“ Amerikan Milli Takımı’nda, idarecisinden, antrenörüne, oyuncusundan istatistikçisine konuştuğum herkesin dilinde İstanbul’daki bombalı saldırı vardı.
Dolayısıyla Türk basın mensubu olduğumu söylediğimde aldığım ilk tepki, “Patlamada ölenler için çok üzüldük” oldu. Bu anlamda “acımızı paylaşma” duyarlılığını göstermelerini de ayrıca takdir etmeliyiz.
Her neyse; gelelim röportajlara...
Bryant: “İlk tecrübem”
Olimpiyatlara her zamankinden daha “kararlı” ve “inançlı” hazırlanan ABD Milli Basketbol Takımı’nın, Macau’daki ikinci antrenmanı öncesinde, takımın en büyük yıldızı, Los Angeles Lakers’lı Kobe Bryant ile biraraya geldik.
Miller aracılığıyla gerçekleşen bu buluşmada, Bryant’ın da Türk gazeteci olduğumu öğrendiğinde ağzından çıkan ilk cümle, “İstanbul’da olanları duydum, çok üzüldüm” oldu. Ardından kısıtlı zaman diliminde ondan, Amerikan Milli Takımı’nın Olimpiyat şampiyonluğu rüyası ve Türk basketbolu hakkındaki düşüncelerini aldık.
“Hem bireysel, hem de takım olarak çok iyi durumdayız” diye başladığı sözlerini “İlk kez bu tecrübeyi yaşayacağım. Olimpiyatlarda yer almak ve ABD formasını giyiyor olmak benim için büyük onur. Olimpiyat şampiyonluğu, kariyerimde erişebileceğim en üst nokta. Bu yüzden takımın iyi bir parçası olup, altın madalyaya giden yolda olabildiğince destek olmaya çalışacağım” diye noktaladı.
Takımdaki yıldız fazlalığının, bu kez zarar vermeyeceğine de değinen Bryant, “Tüm oyuncular, aramızda takım için mücadele etmeye söz verdik. Bu yüzden herkes, coachumuz Mike Kryzewski’nin aldığı her türlü karara ve oyuncu değişikliklerine saygı duyacak” diyerek, Türk basketboluna yönelik olarak da şunları söyledi:
“Mehmet Okur’un yanı sıra Hidayet Türkoğlu bize karşı oynayamayacakmış. Ama yine de Türk takımına büyük saygımız var. Oynamadan, işimizin kolay olduğunu asla söyleyemeyiz. Türk takımının, Dünya’nın en iyi ilk 10 takımı arasında olduğunu biliyorum. Türk basketbolseverlere de buradan sevgilerimi yolluyorum. Umarım onlar da olimpiyatlarda ABD Milli Takımı’nı izlerken zevk alırlar”.
JASON KIDD
Türkiye hayranı
ABD’nin tecrübeli kaptanı Jason Kidd, Türkiye’ye ve Türk insanına olan hayranlığını gizlemedi. 35 yaşındaki tecrübeli guard, Türkiye’den birçok yakın arkadaşı olduğunu, ülkemize karşı aşırı sempati duyduğunu belirterek, “Türkler’in ne kadar cana yakın ve yardımsever olduğunu çok iyi biliyorum. Kimbilir, belki bir gün Türk takımından teklif gelirse, para konuşmadan bile kabul edebilirim. Taraftarı çok bir takım olsun; yeter” yorumunu yaptı.
DWIGHT HOWARD
Hido’ya özel mesaj!
Röportajın en merakla beklediğim kısmı ise, açıkçası Dwight Howard ile olan bölümdü. Hidayet Türkoğlu’nun Orlando Magic’ten takım arkadaşı olan bu oyuncunun vereceği yanıtlar, beklediğim gibi “espri yüklü” oldu.
Howard’a, internette okuduğum bir röportajında, Hidayet için, esprili şekilde “Onun poposuna tekmeyi vuracağım” dediğini hatırlattım. Hemen endişelenip, “Sakın böyle yazmayın, ben sadece espri yaptım, Hidayet bunu anlar” diye yanıt verdi. O da, Hidayet’in kendilerine karşı oynayamayacağını sonradan öğrendiğini ifade ederek, “O gerçekten hem büyük bir yıldız, hem de tanıdığım en komik insanlardan biri. Espri yeteneği de gerçekten basketbol becerisiyle örtüşüyor. Benim takım arkadaşım olduğu için de çok mutluyum. Yine de maç için onunla iddiaya gireceğim. Kaybeden, poposuna tekmeyi yiyecek” diyerek Hidayet’e olan sevgisini de esprili bir şekilde dile getirdi.
LEBRON JAMES
Yok artık!
Türkiye’de gerçek bir “reklam yıldızı” olduğunu Milliyet’ten öğrenen ABD Milli Takımı’nın Cleveland Cavaliers’lı hırçın forveti LeBron James, bir ara televizyonlarda sürekli dönen ve sonu “Yok artık, LeBron James” diye noktalanan reklam filmi için “Bu kadar tutulacağını tahmin etmemiştim” dedi. Türkiye’de hayran kitlesi ikiye katlandığını hatırlattığımızda ise “Bunu duymak gerçekten onur verici. Sanırım bundan sonra reklam filmlerinde daha fazla rol almalıyım” karşılığını verdi.
CARMELO ANTHONY
Uykucu Anthony!
Bir gün önce basın toplantısında coach Mike Kryzewski’nin, medya ile paylaştığı ve alay konusu olmasına neden olduğu Carmelo Anthony ise, kendisini Olimpiyat şampiyonluğuna konsantre edenlerin başında geliyordu. Kryzewski’nin “Carmelo, buraya gelirken uçakta Dünya rekorunu kırdı. Nasıl bir rekor mu ? Tabii ki uyku rekoru. Kendisi uçağa bindi ve uyudu, inerken, uyandı. Umarım bu rekorunu, Olimpiyatlar’da da skor yönüyle kırar” diyerek takıldığını hatırlattığımızda, “Coach haklıydı. Şaka bir yana, ben de takıma faydalı olmak için her türlü fedakarlığı göstermeye hazırım” dedi.
Tanjevic modası
Tanjeviç görev yaptığı takımların renklerine uygun kıyafetleri tercih etmeyi, Milli Takım’da da sürdürdü. Fenerbahce Ülker’in başında, zaman zaman sarı, bazen de lacivert şortla antrenmanlara çıkan, Milli Takım’da da uzun süredir kırmızı-beyaz dışında kıyafet giymeyen Tanjevic kendisine kırmızı bir şort aldı. Tecrübeli çalıştırıcı iddialı renkler giymesiyle ilgili , “Ne kadar genç hissederseniz, o kadar genç kalırsınız. Ben de henüz 62 yaşındayım, yani gencim” dedi.
Devler boş durmadı
A Milli Basketbol Takımımız, Hong Kong yakınlarındaki Macau Adası’nda yarın başlayacak olan Uluslar arası Toyota Basketbol Turnuvası’nın hazırlıklarına dün yaptığı çift antrenmanla devam etti.
Baş antrenör Bogdan Tanjevic yönetiminde gerçekleştirilen her iki antrenmanda da halter ve taktik çalışan ay yıldızlılar, hırslı görüntüleriyle dikkat çektiler.
Bu arada, yarın Macao’ya gelerek Milli Takım kafilesine katılması beklenen kaptan Hidayet Türkoğlu’ndan sonra, ikinci kaptanlığa Kerem Tunçeri getirildi.
Kryzewski: Söz savunmanın
ABD coachu Mike Kryzewski, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda basketbolseverlerin izleyeceği takımdaki en çarpıcı değişikliğin savunma olacağını söyledi.
Kryzewski, Milliyet’e verdiği demeçte, ABD takımının yıllardan bu yana yaşadığı en büyük sıkıntının savunma zaaflarından kaynaklandığını dile getirerek, “Hazırlık sürecinin büyük bölümünde, defansif handikaplarımızı gidermeye çaba gösterdik. Bunda ne kadar başarılı olduğumuzu göreceğiz” dedi.
Kryzewski, özgüvenlerinin yeterince üst düzeyde olduğunu, ancak bunun ‘kendini büyük görme’ olarak algılanmaması gerektiğine de dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Ben olimpiyatlara gelen tüm takımların, özgüvenlerinin üst düzeyde olduğuna inananlardanım. Tabii ki zorlu rakiplerle oynayacağız. İşimiz kolay değil. Ancak şampiyonluğu elde etmek, altın madalyayı boynumuza takmak için de gereken her şeyi yapacağız”.
Türk basketbolunun kısa geçmişte çok ilerleme kaydettiğini belirten Kryzewzki, “Bunun en önemli göstergesi, Türk oyuncu sayısının NBA’de her geçen yıl fazlalaşması. Ülkenizde gerçekten çok yetenekli oyuncular var. Eminim ülkenizden gelecekte çok daha büyük yıldızlar çıkacak” yorumunu yaptı.
Foto: Milliyet
Haber: Gökhan Türe