Mardin'de katliam: 44 ölü!____ ( Tek Başlık )

Konular birleştirilmiştir lütfen aynı olay ve devamındaki
konuları ilke verilen konu altından paylaşalım iyi forumlar.
 
Ne ßiçim zihniyet bu ya
nasıl bi ülkede yaşıyoruz?
bazen uzun uzun düşünüyorum ve bi sonuca varamıyorum
ne zorları varki gidiyorlar tazecik gençleri hatta ve hatta hamile bayanların canlarına son veriyorlar ???? yazık çok yazık bizim insanlarımıza
ölenlere Allahtan rahmet yakılarına Allah Sabır Versin
 
o köydeki bütün erkeklerin korucu olması bir ayrı durum zaten bende bazı şüpheler uyandırıyor zaten resmi kaynaklar iki aile arası husmetden kaynaklanmış "olabilir" diyor bu da şüphelerimi artırıyor.
 
hep böylemi olacak bizim milletin hali ne kadar sinirli sitresli toplumuz..
 
sinirden stresten kaynaklanmıo o arkadaş. cehaletten kaynaklanıyo. ne cahil bi toplumuz diceksin.
 
cehalet arkadaşım cehalet. modernlik bunun neresinde? cehalet akıyo cehalet....
 
bu olay çok derin bak görün..birileri türk-kürt sorununu bölgesel silahlı eyleme döküyor.bölge ötekileştirme nedeniyle kan gölüne dönebilir.uzun vadede kopabilir
 
Allah sonumuzu hayır etsin gerçekten bu gidişat iyi değil ...
 
şimdi yerel halka şunu diyecekler askeriyeden adamlar bizi vurdu ama kendilerine terörist görünümü verdiler diye bölece hem aklaacaklar hemde ikilik çıkacak başka ibişey değil şerefsizlik hiçkimse ulusumuzda yaşayan türk vatandaşının burnunun bile kanamasını istemez ama işşerefsiz olmaya gelince orda durmak gerek zihinn değişmedikçe oralarda yer edinmek baya zorr.
 
şimdi yerel halka şunu diyecekler askeriyeden adamlar bizi vurdu ama kendilerine terörist görünümü verdiler diye bölece hem aklaacaklar hemde ikilik çıkacak başka ibişey değil şerefsizlik hiçkimse ulusumuzda yaşayan türk vatandaşının burnunun bile kanamasını istemez ama işşerefsiz olmaya gelince orda durmak gerek zihinn değişmedikçe oralarda yer edinmek baya zorr.

işte halkımız egitilmedikce. o bolgelere yatırım yapılmadıkca bu itlerin soyu kurumaz. ordakilerin cou turkce bilmiyo. sen oraya yol goturuceksin iş goturuceksin okul kitap gotureceksin. halkını egiteceksin. cehalet dediğin olay su an Türkiyenin en büyük düşmanı. tutturmuşuz bi deniz feneri ergenekon tartıştığımız konular çarşafı mini etegi türbanı. bunlarla ugraşana kadar şurda ekonomi tartışılsa gelişim politikası tartışılsa gelecek tartışılsa bunların hiç biri yaşanmaz. zaten pkk sı hizbullahı cartı curtu herşey egitimle son bulacak. sen milleti hoşnut edecen memnun edecen kendilerini güvende hissettirecen ki seni saysın sevsin devlet olarak. ama sen gidipde ne halleri varsa gorsunler tarzında 3 5 çakalın eline bırakırsan oraları vah senin haline...
 
Toprak:Ustunde yasarsin, olunce bir olursun,toprak asla senin olmaz.Sen,topragin olursun
Tecavuz:Rizasi disi irzina gecmektir,rizasi disi evlilikte bir cesit tecavuzdur
Kan davasi:Katletmekle degil,yasatmak ile biter
Akil:Herkeste bulunmaz,fakat bulunana danismak gerekir
Vicdan:Sizde bulunmayan sey
 
Herkes 'katliam' dedi, DTP farklı yaklaştı

Mardin'den gelen saldırı haberi dün geceden itibaren Ankara'yı da alarma geçirdi. İçişleri Bakanlığı'nda kriz masası oluşturuldu. Yetkililer incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gitti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yazılı bir açıklamayla sorumluların derhal yakalanmasını istedi. Hem iktidar hem de muhalefet cephesinde olay "katliam" olarak nitelendi. Ama DTP'nin yaklaşımı farklıydı. DTP Eş Başkanı Emine Ayna, saldırıyı "koruculuk sistemi"ne bağladı.
Haber Mardin'den geldi... O sırada AKP Merkez Yürütme Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplantıdaydı. Olayı bilgi notuyla öğrenen Erdoğan derhal İçişleri Bakanı'nı aradı, bilgi aldı ve Ankara alarma geçti.

İçişleri Bakanlığı'nda kriz masası oluşturuldu. Bölgeden gelen bilgiler an be an değerlendirildi.

Sabah erken saatlerde ise kabinenin üç bakanı Beşir Atalay, Sadullah Ergin ve Mehdi Eker Mardin'e gitti. Kabinenin yeni isimlerinden, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf da olayda mağdur olan çocuklarla ilgilenmesi için bir ekip görevlendirdi.

Ankara'da hemen her kademede saldırı "katliam" olarak nitelendirildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yazılı açıklama yaptı, "Bu bir ilkelliktir" dedi.

Gül açıklamasında, "Böyle bir ilkellik, vicdanlarda derin yaralar açan bu vahşet, hiçbir şekilde izah edilemez. Yaşadığımız çağda, töre, kan davası ve husumet gibi kavramların insan hayatının önüne geçiyor olması, toplum olarak herkesin ciddi şekilde düşünmesi ve sorgulaması gereken bir konudur" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan AKP grubunda bölgedeki kanaat önderlerini göreve davet etti:

"Hiç bir anlayış bu katliamı mazur gösteremez. Çocuklara silah doğrultmak, insanları katletmek menfurdur insanlık dışıdır."

CHP de 4 kişilik bir heyeti Mardin'e gönderdi. Baykal, olayın sorgulanması gerektiğini vurguladı, "Cahillik denilerek geçiştirilmemeli" dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli suçluların bir an önce yakalanarak adalete teslim edilmesini istedi.

Mardin'deki saldırı DTP'nin de gündemindeydi. Eşbaşkan Emine Ayna da "katliam" nitelemesinde bulundu ama farklı gerekçelerle...

Emine Ayna, "Olay ölme ve öldürme üzerine kurulu olan ve aynı zamanda devlet tarafından cinayet şebekesine dönüştürülen koruculuk sisteminin geldiği noktaya işaret etmektedir" dedi.

kaynak
 
Dünyanın kanı dondu

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e bir başsağlığı mesajı gönderdi.

7911415.jpg

Medvedev mesajında, "Mardin’de düğün töreni sırasında meydana gelen ve çok sayıda insanın ölümüne yol açan trajik olayı derin üzüntü duygusu ile öğrenmiş bulunmaktayız. Zat-i-Alilerinize bu vahşice saldırının kurbanlarının ailelerine ve yakınlarına en içten başsağlığı dilerim" dedi.

AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Mardin’deki silahlı saldırı nedeniyle derin şok ve üzüntü yaşadığını bildirdi. Rehn, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıda ölenlerin ailelerine ve yakınlarına başşağlığı dileyerek, katillerin en kısa zamanda adalete teslim edileceğine inancını dile getirdi.



KaynaK

____________

Katliam sanığı 14 yaşında

Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde 44 kişinin ölümüne neden olan saldırıyı gerçekleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan 8 kişi arasında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu öğrenildi.

7913673.jpg

Önceki akşam Bilge köyünde nişan törenine yapılan 6'sı çocuk 16'sı kadın toplam 44 kişinin ölümüne ve 3 kişinin yaralanmasına yol açan saldırının ardından gözaltına alınan A.K.Ç, M.S.Ç, S.Ç, M.Ç, Ö.Ç, A.H.Ç, M.Ç. ve 14 yaşındaki M.Ş.Ç. Mazıdağı Jandarma Komutanlığındaki sorgusunun ardından savcılığa sevk edildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan 8 kişi, tutuklandı.

Gözaltına alınan 2 şüphelinin sorgusuna ise başlandığı kaydedildi.


 
topragın altındaki bozuk law silahlarını toplıcaklarına şu milletin elindeki keleşleri toplasınlar. her evde 3 5 tane kalaşnikof ne bu ya. afganistanmı burası ırakmı.
 
Mardin Katliamının Sorumlusu Gözden Kaçırılıyor

Adam ekrana çıkıyor; Sultan II. Abdulhamid'e methiyeler düzüyor.
Olabilir. Haklı olduğu yerler de var.
Aynı kişi Mardin katliamı için televizyona çıkıp yorum yapıyor; koruculuk sistemini yerden yere vuruyor.
Olabilir. Haklı olduğu yerler de var.
Ancak...
II. Abdulhamid'i övüp koruculuk meselesini eleştiremezsiniz.
Çünkü koruculuk sisteminin "mucidi" II. Abdulhamid'tir.
Ermeni ve Kürt isyanlarını bastırmak için II. Abdulhamid, Kürt feodal beylerine Hamidiye Alayları'nı kurdurdu.
Hamidiye Alayları'nın Kürt ve Ermenilere karşı neler yaptığı bugün pek araştırılmamış bir konudur.
Geçelim...

Adam ekrana çıkıyor; Turgut Özal'a methiyeler düzüyor.
Olabilir. Haklı olduğu yerler de var.
Aynı kişi Mardin katliamı için televizyona çıkıp yorum yapıyor; koruculuk sistemini yerden yere vuruyor.
Olabilir. haklı olduğu yerler de var.
Ancak...
Turgut Özal'ı övüp koruculuk meselesini eleştiremezsiniz.
Çünkü koruculuk sistemini yani bir başka bir deyişle Hamidiye Alayları'nı tekrar üstelik yasayla dirilten Turgut Özal'dır.

Peki temel sorun Hamidiye Alayları ya da koruculuk sistemi midir?
Hayır!
Temel neden Kürt sorununu çözümünde şiddet de ısrar etmektir.
Şiddeti meşrulaştırmaktır.
Bakınız...
Ellerinde kalaşnikof ve el bombalarıyla kadın çoçuk demeden herkesi öldürünlerin doğum tarihlerine baktığınız da meselenin özü ortaya çıkıyor.
Bunlar şiddet ortamında büyümüş insanlarımız.
Ölümle her an koyun koyuna yaşamış insanlarımız.

Asıl üzerinde durulması gereken konu tekil olaylar değildir. Bunlar sadece sonuçtur.
Sonuca giden nedenler üzerinde durmalıyız.

Şiddet sadece iktisadi, siyasi hayatı değil kültürel yapıyı da darmadağın etmiştir.
Meselenin üzerinde en çok durulacak konusu budur.
Kadına, çoçuğa kurşun sıkmak bu cografyanın kültürel dokusunun bile artık yok olduğunu gösteriyor.
Bin yılların ürünü kültürel doku bile şiddet önünde ufalıp yok olmuştur.
Üzerinde durulması gereken bu şiddet olgusudur.
Ama öyle olmayacaktır...
Biz yine salt Mazıdağ-Bilge Köyü katliamını konuşup tartışacağız.
Kimsenin aklına gelmeyecektir; son yıllarda İstanbul gibi büyük şehirlerde toplu katliamlara varan aile cinayetleri...
Şiddetin hayatımızın nasıl bir parçası olduğu...
İstanbul'daki boynu kesilen kızımızla bu olayın ilgisini görmeliyiz..
Şiddet insanımızı çürütüyor. İnsanlıktan çıkarıyor.
Temel sorun budur.
Koruculuk meselesi bunun görünen kısmıdır.
Şiddette ısrarı konuşup tartışmamız gerekiyor.
Asker düşmanlığıyla bu yapılamaz.
Bunun çözümü meclistir.
Siyasal iktidarlar meseleyi çözmeyip hep askerlerin sırtına atmışlardır.
Bu olayda da öyle yapacaklardır.
Koruculuk meselesini tartışıp duracağız.
Her siyasal çevre karşıt görüşü mahkum ederek bu olayı yine içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.
Türkiye bu akıl tutulmasından kurtulmalıdır.

odatv.com
5 Mayıs 2009

::::kaynak::::
 
valla konuyu nereye bağlarsanız bağlayın ama bunu yapanın ben hala insan olduğundan şüpheliyim...
doğrudur türkiyenin gidişatında ,,ve kültürel kimliğimizde değişmeler apaçık gözüküyor....
bu televizyon denen baş belası bununda öncülerinden birisi...kitlelere aşılamak istediğiniz bir şey bir akşamda tamamdır...
bence olaya burdanda bakılması lasım...

siz insanları din eksenli bir buluşmada toplarsanız onun ırkının konuşmasının renginin hiç bir önemi yoktur...misal (avusturyadaki bir müslümanın benim kardeşim olduğu gibi )
 
İdam istiyoruz; hemen, şimdi!..” ________

İdam istiyoruz; hemen, şimdi!..”

İki gün önce,
Avrupa Birliği’ni bir “medeniyet projesi” olarak değerlendirmenin ne kadar yanlış ve yanıltıcı olduğunu ele almıştım...
Mardin’de yaşanan ve 45 vatandaşımızın vahşice katledilmesiyle sonuçlanan olayın ardından, sokağın gündemine gelen tartışmalar ne denli “kritik” bir konuya el attığımı ortaya koymakta...
“Mardin’deki katliamla Avrupa Birliği’nin ne alâkası” mı var?..
Var efendim var...
Bakın anlatayım:
Malûm; nişan törenini basan caniler yakalandı...
Bunları vatandaşın önüne atsanız ya da cezalarının “maktûl” yakınları tarafından verilmesini isteseniz ne olur?..
Ve dahi;
“Kısasta hayat var” hükmünün uygulandığı bir düzende ne olurdu ve bugünkü düzende ne olur?..
*
“Kısasta hayat var” tarafını ilahiyatçılar cevaplandırsın...
Biz bugünkü düzene gelelim;
Bugün var ya bugün olacağı şudur:
O canavarlar; aralarında çocukların, hamilelerin, kamu görevlilerinin de bulunduğu insanları, canavarca hislerle, tasarlayarak katletmiş olmalarından dolayı “Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına” mahkûm edilirler.
“Mardin’deki vahşette” maktul sayısı 44 olduğundan ve “katlama” hesabında öldürülen kişi sayısı esas alındığından 44 defa ağırlaştırılmış müebbete çarptırılırlar.
Burası çok önemli;
“Hapisteki süreyi iyi hâli olarak geçirmeleri” halinde infaz kanununun kendilerine tanıdığı ‘imkandan’ faydalanırlar!..
Bu kanunun 107. maddesine göre, yatıp yatacakları “40 yıl”dır!..
Evet, normal şartlarda “40 yıl” yatar ve çıkar bu canavarlar!...
Normal olmayan yani “Türkiye’ye özgü olan” şartlarda ise en geç 15 yıl sonra “af”tan istifade ederek özgürlüklerine kavuşurlar!..
*
Böyle bir durumda siz olsanız ne yaparsınız?..
Yani şunu soruyorum:
Evlatlarınızı, anne babalarınızı ve diğer yakınlarınızı acımasızca katleden heriflerin 10-15 sene sonra belki de daha az bir süre sonra ellerini kollarını sallayarak dolaştıklarını göre göre yaşayabilir misiniz?..
Bir şeyler yapma ihtiyacı hissetmez misiniz?..
Hissetmeyebilirsiniz...
“Mevzuata uygun olan” da hissetmemenizdir...
Avrupa Birliği “Bana girmek istiyorsan idam cezasını kaldıracaksın” dediğinden...
Ve bu “emrin” gereği olarak da “idam cezası” kaldırıldığından...
Sizler de...
AB müktesebatının gereği olarak “hislerinizi” rafa kaldıracaksınız!..
Aksi takdirde...
“Madem kanun kesmiyor, kendim keserim göbeğimi” diyecek olursanız...
Siz de hapse atılırsınız...
Ve, hakkınızdaki hüküm de “kan gütmekten dolayı adam öldürdüğünüzden” ağırlaştırılmış müebbet olur!..
Normal şartlarda üç aşağı beş yukarı aynı cezayı alırsınız!..
Af çıkarsa ne olur?..
Ne olacak, diğerlerine ne olduysa size de o olur!..
*
Elbette, “Herkesin yargı kararlarına saygılı olması gerektiğini” savunuruz...
Lâkin, kanunların da, kararların da muhatabı olan insandır!..
Adaletin çözüm üretmediği yerde, insanın hiç de arzu edilmeyen birtakım yollara yönelmesi doğru olmasa da, tabiidir!..
*
“Ey Meclis” diye seslenmek istiyorum tam da şu anda:
“Gerçekten de Milletin Meclisi isen, milletin hissiyatına uygun kanunlar çıkart!..”
“Kısasa kısas” değilse bile!..
İdam!..

VE ANLAMLI ÇAĞRI

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, AB baskısı ile kaldırılan “idam”ın geri getirilmesi için defalarca çağrıda bulunmuştu...
Bugün de, Mardin’deki menfur katliamın ardından Saadet Partisi Lideri Numan Kurtulmuş’tan çağrı geldi:
“Zanlıların yakalandığı söyleniyor. Bu adamlara, en iyimser ihtimalle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vereceksiniz. Bu caniler, infazdan yararlanarak bir süre sonra sokakta gezecek. Türkiye’nin bunu bir kere düşünmesi lazım. Bu olay idam cezasının gözden geçirilmesini gündeme getirmelidir!..”
Evet; aklın yolu bir!..
“İdam” cezası, “Adalet”in gereğidir!..



http://www.habervaktim.com/yazar/13917/idam_istiyoruz;_hemen_simdi.html
 
Geri
Üst