dini kullanan yobaz dinci kesimi devleti yönetmeye talip olduğu ve devletin işlerine müdahale ettiği sürece devletde dini kullanan o azgınları dizginleyecek tedbirler alacaktır...devletde dine karışmasın demek özelliklede bu ülkede kandırmacadan başka bir şey değildir....biz cami imamlarının iktidara oynadığı ve hatta hilafet makamına oynadığı bir garip ülkede yaşıyoruz....ve biz biliriz siz bilmezsiniz....en büyük orman yangıları küçücük bir kibrit alevi ve hatta dibinde su kalmış bir pet şişeden başlar....bu gün tarikatlerin yönlendirdiği örtünmenin karşısında durmazsanız, yarın şu günlerinizi mumla ararsınız..İranda aradıkları gibi...
Peyman Jafari
İnşaat Müh.İran, Ülkem Kan Ağlıyor
Kan ağlıyor içim,
Ülkem yanıyor, yaşıtlarım, arkadaşlarım ölüyor, yüreğim kan ağlıyor şimdi.
30 yıl öncesi, İran İslam Cumhuriyeti, islam cumhuriyeti, islam hükümeti, islami bile olamayan diktatör bir hükümet...
Aslında Musevi de diğerleri de 30 yıl öncesi var edilen tarihi devrimin kahramanları. Yani şimdiki savaş kökten bir değişim için yapılmıyor. İranlılar onlara tanınan en küçük özgürlük için savaşıyorlar şimdi; o küçücük oy kağıdına istedikleri her şeyi yazıp çizebilirler, ama sadece orada, sadece o kağıtta.
‘Mir Hossein Musevi’ yazdı milyonlarca yürek, hem de yeşil umutlarla, çok düzgün, okunur, şeffaf, su gibi yazıldı Musevi’nin güzel ismi. Sonuç: gölge çaktılar yine umutlara, kana boğdular yine her şeyi.
4 yıl önce yeni bir düşünceyi benimsedi herkes; “Madem Khatami bile bir şey yapamıyorsa, diğerleri hiçbir şey yapamaz. Nedir bu sistem? Kabul etmiyorum, tanımıyorum ve oy vermiyorum.” sözcükleri duyuldu hayat boyu özgürlük tadından mahrum olacağını düşünen insanların dilinden. Ahmedinejad seçildi.
Çok enteresan! Türkiye'ye geldiğimden beri şu alttaki cümleleri çok duydum:
- Abi ne mutlu size, ne delikanlı bir cumhurbaşkanınız var.
- Abi helal olsun, keşke bizimkiler de böyle davranabilse,
- Abi keşke bizim de böyle bir cumhurbaşkanımız olsa,
- Abi, vay anasını abi beee!!!
Daha bir enteli:
- Sizin cumhurbaşkanınızın dış siyasetteki tutumunu çok beğeniyorum!!!
Çok fazla tepki veremedim bu dört yılda bu tarz cümlelere. Amerika antipatisinin yol açtığı düşüncelerdi bunlar ama içimden geçirdiğim tek şey “başına gelsin de gör” ya da “müstehaksın” oldu hep. Öyle ya hakikaten başınıza geliyor belki de, yavaş yavaş. Neyazık ki ve bilinmiyor ki sonu gelen birinin son çaresi tehdittir. Bizimkiler de maşallah biri öbüründen tehditkar. Bu politika değil, bu çaresizlik.
Neyse, yazıyorum işte bilmem kaçıncı defa. Siz bilir misiniz bizimkinin –Ahmedinejad - kendisini bir ışık halesinde gördüğünü?
Ekonomimizin Afganistan'dan daha kötü olduğunu? Özgürlük diye bir şey olmadığını? Daha doğrusu bir hayal olduğunu?
Siz burda istediğinize küfür edip duvarlara yazarken, oradaki yaşıtlarınızın, öğrencilerin en ufak tek bir tepkisine ögrenim hayatının sonlanabilecegini? ‘Yıldızlı’ sıfatı verip hiçbir devlet kurumuna almadıklarını?
Eleştiri yapılamadığını...
Bizimkinin konuşmalarını...
Ne kadar kültürsüz, cahil, terbiyesiz ve alçak olduğunu? Ya da daha kötüsü tam bir ruh hastası olduğunu? Bilir misiniz? Çok seven varsa sıkıysa gitsin yaşasın orada. Söz veriyorum elimden geleni ardıma koymam. Yemin ederim çok ciddiyim.
Bu seferki biraz daha farklı öncekilerden. Bu sefer çok inatçı bir lider var, yeşil ruhlu adam var. Daha da ötesi o susarsa eğer ona hain diyecek olan ve bunu her gün her şeye rağmen belirten milyonlarca insan var. Bu sefer güllerle savaşıyor insanlar, bu sefer şu hükümet bu hükümet diye değil, insan hakları için savaşıyorlar.
Seçim şaibesi kaçınılmazdı, dini liderin isteği olmalıydı çünkü. Yalancı müridinin seçilmesi lazımdı. Kaybetti, şimdi ne yaparsa yapsın, kaybetti. Bu kadar nefret ve kini milyonlarca yürekten almayı takmıyor bile, umurunda bile değil çünkü. Ayetullah olmak nasıl bir şeydir acaba? Ve bu sıfatları nasıl veriyorlar birbirlerine? Ben de istiyorum.
Yarın öbür gün Musevi ve diğerleri öldürülebilirler, hatta böyle giderse büyük ihtimalle bu terör yaşanacak. Ne onurlu bir şeydir ki hepsi buna hazır olduklarını belirttiler. Korku yok kutsal değerler için mücadele var.
Kutsal değerlerinizi koruyun, kıymetini bilin EY TÜRK GENÇLİĞİ. Sahip çıkın ki kalemlerinizi kırmasınlar, kitaplarınızı almasınlar, gözünüzden din bahanesiyle yaş akıtmasınlar, sevdiklerinizin kanını dökmesinler.
Şimdi kalmak var, gidip de dönmek var, dönmemek var. Onur mücadelesine katılmalıyım bir insan olarak, İranlı olarak. Özellikle bir ODTÜ'lü olarak. Kan ağlıyor şimdi içim, gitmeliyim.
Geride kalan aşklar, dostlar, tüm bu güzelliklerin hatırasıyla.
ODTÜde yetiştirdiğim tarçın diyarından bir avuç tarçin koyup cebime gidiyorum ben de.
Görüşmek dileğiyle,
Hosçakalın...
Peyman Jafari
İnşaat Müh.
[email protected]
26.06.2009 09:00
kaynak
http://www.gazeteodtulu.com/index.php?metin=153