Münevver Karabulut Cinayeti ( Tek Başlık )

Cemin Münevveri Kestiği Testere

jgsi3xaunl.jpg



elwgkugg6q.jpg



aju17ykwby.jpg




kaynak
http://www.iem.gov.tr/iem/index.php?menu_id=217
 
Cinayet planı MSN yazışmalarında

8091035.jpg


Cinayet planı MSN yazışmalarında

Başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem G.'nin cinayetten bir gün önce MSN'de genç kızla yazışmaları ortaya çıktı.


Habertürk Gazetesi’nden Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre Cem G. genç kıza cinayetten bir gün önce "Yarın akşam senin için müthiş planlar içindeyim. Tarihin en büyüklerinden. Duyunca ağzın açık kalacak." dediği belirtiliyor.


Kaynak
 
Allah bunun gibilerinin cezasını versin:S insanlıktan çıkmış mahlukat
 
Bu Şerefsizin Yaptığı Yanına KaLmaz Ama Hergün Hergün Bu HaberLeri İnsanLarın Gözüne Sokup PsikoLoji Bozmanın Bir Manası Yok.
 
Konular birleştirilip tek başlıkta toplanmıştır lütfen bu konuyla
ilgili paylaşımlarınızı bundan sonra artık bu tek başlıktan yapınız iyi forumlar.
 
yahu çarpık bir ilişkiymiş bu anlaşıldı ama böyle de deşifre edilmemeli be kardeşim.. vallahi MSN yazışmalarını okurken midem bulandı.. artık kızın üzüntüsünü falan aştı toplum vaka kansere döndü.. Yazık be basının bizi getirdiği hale..
 
Facebook'ta esrarengiz mesaj

fft1_mf284841.Jpeg

İSTANBUL'da öldürüldükten sonra çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut'un öldürülmesinin üzerinden 105 gün geçmesine rağmen katil zanlısının izine henüz rastlanılmadı. Akşam Gazetesi'ndeki habere göre sosyal paylaşım sitesi facebook'ta Cem Garipoğlu destekçileri grubuna Cem rumuzuyla atılan 'Desteklere teşekkür ederim' mesajının kaynağı araştırılıyor. Polis mesajı incelemeye aldı.

Rus sitelerinde teşhir edilecek

İSTANBUL'da başı kesilerek öldürülen 17 yaşındaki Münevver Karabulut'un katil zanlısı olarak Kırmızı Bülten'le aranan Cem Garipoğlu'nun bulunması için sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta da çeşitli gruplar kuruluyor. Facebook'ta son olarak Cem Garipoğlu'nun bulunması için ‘Cem Garipoğlu nasıl bulunur?’ başlığı ile tartışma panosu oluşturuldu. Panoda, Rusya'da görüldüğü öne sürülen Garipoğlu'nun fotoğraflarının popüler Rus sitelerinde yayınlanması için destek çağrısı yapıldı.
İstanbul'da liseli Münevver Karabulut'un başını keserek öldürdüğü iddiasıyla her yerde aranan Cem Garipoğlu'nun, cinayetin üzerinden aylar geçmesine rağmen hala yakalanamamış olması Karabulut Ailesi'nin, sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki destekçilerini harekete geçirdi. Açılan özel bölümde, ‘Cem Garipoğlu nasıl bulunur?’ başlığı ile tartışma panosu oluşturan destekçiler, Rusya'da görüldüğü öne sürülen Garipoğlu'nun fotoğraf ve kişisel bilgilerini Rus sitelerinde yayınlamayı önerdi. 37 üyenin yorum yaptığı tartışma panosunda Rus internet sitelerinde Garipoğlu'nun deşifre edilmesi için yardım çağrısı yapılmaya devam ediliyor.


Kaynak
 
Fare kanı içesiceler
 
Münevver Karabulut haberlerine yasak

MUNEVVERYAYIN.jpg


Etiler cinayetinde yeni gelişme

Münevver Karabulut cinayeti haberlerine yayın yasağı geldi.


Kaynak
 
Münevver cinayetinde kirli masa skandalı

8091035.jpg


126 gün önce başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut cinayetinde, 'çamaşırdaki sperm kime ait' sorusuna yanıt bulundu. Sperm izinin örnekleri alınan 10 kişiye de değil, Adli Tıp'ta otopsisi yapılan başka bir cesete ait olduğu iddia edildi.

3 Mart 2009 günü öldürülen Karabulut'un cesedi üzerinde yapılan otopside, boyun, yanak ve göğüs kısmında tükürük salgısı, iç çamaşırında sperm izi bulunmuştu. Hazırlanan rapor doğrultusunda firari zanlı Cem Garipoğlu'nun babası, arkadaşları, Münevver'in kardeşi ve yakın çevresinden oluşan toplam 10 kişiden kan ile sperm örnekleri alındı. Numuneler DNA testine tabi tutuldu. Geçen ay, dört kişinin DNA sonucu açıklandı. Akşam Gazetesi'nden Levent Albayrak'ın haberine göre, örnekler hiçbirine uymadı. Geri kalan altı kişinin sonuçları ise 1 aydır bekleniyor.



ARŞİVDEN BULUNDU

Kan örneklerinin sonucunu bekleyen Savcılık ve Emniyet aradan bir ay geçmesine rağmen sonucu alamadı. İddialara göre, 'kalem ucu' büyüklüğündeki sperm izi, 10 kişiden hiçbiriyle tutmuyordu. Bunun üzerine Adli Tıp görevlileri, hata yapmamak için kendi arşivlerini taradı. İddiaya göre, sperm örneği bir cesede ait çıktı. Yani cinayette ikinci bir kişinin olduğu iddialarını güçlendiren sperm, daha önce aynı yerde otopsisi yapılan bir erkeğe aitti.


SAVCI EK RAPOR İSTEDİ


Ceset üzerindeki spermin başka bir cesede ait olduğunun anlaşılmasının ardından Adli Tıp Kurumu'ndan henüz bir açıklama gelmedi. İlk dört kişinin tahlillerinin bir haftada çıkmasına rağmen, altı kişinin sonuçlarının bir aydır hazırlanmamasının da görevlileri büyük sıkıntıya soktuğu öne sürüldü. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz'ın, Adli Tıp Kurumu'ndan ek bir rapor istediği öğrenildi. Yılmaz'ın Adli Tıp'a arşivlerin taranması için talimat verdiği de ileri sürüldü.


Kaynak
 
Balıkesir'de Cem Garipoğlu alarmı

cem-garipoglu2.jpg


İstanbul'da başı kesilerek öldürülen lise öğrencisi Münevver Karabulut'un katil zanlısı olarak aranan Cem Garipoğlu ile ilgili bir ihbar Çanakkale ve Balıkesir polisini alarma geçirdi.

Çanakkale Emniyet Müdürlüğü, Münevver Karabulut'in katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun 06 ZJY 29 plakalı kırmızı Renault Clio marka otomobille Ayvacık İlçesi, Küçükkuyu Beldesi istikametine gittiği ihbarını aldı.

Çanakkale polisi, otomobilin il sınırlarını geçmiş olabileceği ihtimali üzerine durumu saat 17.10'da Balıkesir polisine bildirdi. Bunun üzerine Balıkesir polisi, Edremit, Burhaniye, Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile aracın bulunduğu güzergahtaki ekipleri telsiz anonslarıyla uyardı. Polis, kırmızı renkli otomobili aramaya başladı.


Kaynak:Mynet
 
asılsızdır bence biri intikam almak istemiş aracın sahibinden...
bendemı ihbar etsem acaba eskı manıtanın evınde diye :D bomba olur ama :D
 
Polisler bu adamı bir ellerine geçirsin, neler yapacaklarını tahmin bile edemiyorum.
 
şerefsiz ne istedin 18 yaşındaki bir kızdan o.ç nin oğlu öldüren de zaten 18 yaşında fırlamanın teki ....
 
PoLis bu Puştu yakaLarsa Eminim KarakoLda Jopu Çok farkLı şekiLLerde kuLLanıcaktır. .
 
Manşetimiz Yalan Ama Olsun

'Manşetimiz yalan ama olsun' manşeti!


144820090727010818298.jpg



Adlî Tıp Başkanı ‘Savcı olay yerine gitmedi’ dedi. Hürriyet ‘yanlış’ olduğunu bile bile manşet yaptı. Aksi yöndeki tutanak da Hürriyet’in manşetinde yer aldı.


Verdiği tartışmalı raporlar üzerine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından denetlenmesi istenen İstanbul Adlî Tıp Kurumu’nun Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, iki gün önce Hürriyet gazetesine verdiği röportajda Münevver Karabulut cinayetinde, savcının olay yerine gitmediğini ve polisin ilk incelemesini kurallara uymadan yaptığını öne sürdü. Ancak gazete, manşetine, 4 mart tarihli “Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene” tutanağında savcının olay yerinde inceleme yaptığının yazılı olduğunu da ekledi; dolayısıyla kendi manşetiyle çelişmiş oldu.

İnce’nin Hürriyet’teki iddiaları, dün Akşam gazetesinin ilk sayfadan gördüğü “Savcının resmi kapanmış” başlıklı haberle de yalanlandı. Gazetede çıkan haber ve fotoğrafa göre, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz, cinayetin işlendiği 3 mart günü saat 20:00 sıralarında Etiler’deki çöp konteynırı başında ilk incelemeyi bizzat yapmıştı.

“Savcı fotoğrafla kapatıldı”

Akşam’ın haberine göre, Hürriyet gazetesi söz konusu fotoğrafta Savcı Yılmaz’ın göründüğü bölümü Münevver’in fotoğrafıyla kapatmıştı. Yine fotoğrafa göre, Adlî Tıp Kurumu Başkanı İnce’nin iddiasının aksine olay yeri inceleme ekiplerinin özel tulumlarını giyip eldiven taktığı görülüyor.

Adlî Tıp Kurumu Başkanı İnce’nin iddiasını yalanlayan bir isim de Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut oldu. Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla denetlenen kurumun ortaya birtakım yalanlar attığını, böylelikle uydurma senaryolarla imajını kurtarmaya çalıştığını iddia eden baba Karabulut, “Olay gecesi çöp konteynırının yanına gittiğimde Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz oradaydı” dedi.

Taraf’a konuşan Süreyya Karabulut, yaptıkları hataların Adlî Tıp Kurumu’nun güvenirliğini sarstığını, şeffaflığını kaybetmesine yol açtığını öne sürdü. Karabulut, tepkisini, “Devlet kurumları kızımın katilini bulamazsa, bu olayın altında ezilecek“ sözüyle dile getirdi.

Sahte kimliği biliyordum

Kırmızı bültenle aranan Münevver’in katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun nerede olduğu tartışmaları sürerken, Garipoğlu’nun adına düzenlenmiş sahte kimliğin ortaya çıkması Karabulut Ailesi’ni pek de şoke etmedi. Garipoğlu’nun adına düzenlenmiş kimliğin yanında, bir de sahte pasaporta sahip olduğunu iddia eden baba Karabulut, “Cinayetten sonra Cem adına kimlik ve pasaport düzenlendi. Bunun yanında Cem’in yanında 700 bin dolar nakit para vardı. Ben bunu polislere bildirdim fakat tutanaklara girmedi” dedi.

Adlı Tıp Kurumu Başkanı nasıl atanıyor

Adlî Tıp Kurumu (ATK) Başkanının atanmasında neredeyse tek başına Adalet Bakanı etkili. Çünkü ATK Başkanı ‘Adalet Bakanı’nın inhasıyla müşterek kararname’ ile atanıyor. Yani, kimin ATK Başkanı olacağına Bakan karar veriyor, ancak atamanın resmen gerçekleşebilmesi için, atamayı Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın da imzalaması gerekiyor. Atama kararı Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla (müşterek kararname) Resmî Gazete’de yayımlanıyor. ATK Başkanlarını görevden alma yetkisi de atanma esasındaki gibi Adalet Bakanı’nın yetkisinde. Ancak Bakanın bu işleminin de üçlü kararnameyle yapılması gerekiyor. ATK’nin ihtisas daire başkanları, şube müdürleri, grup başkanları, adli tıp uzmanları, raportörler, mühendisler, psikologlar, biyologlar, kimyagerler ve bunun gibi uzmanlar ise ATK Başkanının teklifi üzerine doğrudan Adalet Bakanı’nca atanıyor. ATK Başkanı dışındaki görevlere ilgili fakülte öğretim üyeleri arasından görevlendirme de yapılabiliyor. ATK Kanunu’na göre, kurum başkanları Adlî Tıp alanında uzman elemanlar veya, üniversitelerin ilgili fakülte öğretim üyeleri ve yardımcıları arasından atanıyor. ATK’daki diğer personel ise ATK Başkanınca atanıyor. Kanunda, ATK Başkanı olabilmek için profesör veya doçent olma koşulu yok. Nitekim, daha önce ismi çok tartışılan Dr. Keramettin Kurt da bu unvanıyla ATK Başkanlığı yapmıştı. Görev süreleri dört yıl olan ATK Başkanları bu süreleri dolduğunda görevlerine aynı usule göre tekrar atanabiliyor veya görevlendirilebiliyor.

Doç. Dr. Cengiz Haluk İnce kimdir?
Geçen nisan ayında Uzman Doktor Keramettin Kurt’tan boşalan Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı’na resmen oturan İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Haluk İnce, 2001 yılından beri kurumda bilirkişi olarak görev yapıyordu. Türk Tabipler Birliği, İstanbul Tabip Odası, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Meslek Hastalıkları ve İş Kazaları Araştırma Önleme (MESKA) Vakfı üyesi olan 1966 doğumlu Doç. Dr. Haluk İnce’nin meslek ve iş kazaları, çocuk suçluları ve çocuk mahkemeleri, hekimlerin cezai ve hukuki sorumluluğu alanlarında yaptığı birçok bilimsel çalışmaları bulunuyor.

KAYNAK

 
Geri
Üst